GİZEM TÜMBAY KOÇAK
Ailece sanatçı onlar. Güzin ile Erdal Özyağcılar Türkiye’de tiyatroya emek vermiş usta isimler. Çiftin sanat aşkı eve yansımış olmalı ki kızları Zeynep Özyağcılar da sahne sanatlarını kendisine meslek edindi. Geçtiğimiz sezon birlikte oynadıkları anne-kız rolüyle dikkat çeken Güzin ve Zeynep Özyağcılar ‘Demir’ ile yeni sezonda yine aynı sahnedeler. Zeynep Özyağcılar’ın kurduğu Tiyatro Martı tarafından sahneye konan ‘Demir’ etkileyici metni ve oyuncu performanslarıyla izleyenleri kadının dünyasına konuk ediyor. Başrollerinde Güzin Özyağcılar, Zeynep Özyağcılar, Gözde Çetiner ve Burak Tanay’ın yer aldığı oyun bir anne-kızın yıllar sonra bir araya gelmesini konu alıyor. Oyun sonrası biz de anne-kız ile bir araya geliyor ve onların tiyatro serüvenleriyle ilişkilerini mercek altına alıyoruz.
‘Demir’ oyununun sizin için önemi nedir?
Zeynep Özyağcılar: ‘Demir’ uzun yıllardır çok yapmak istediğimiz bir oyundu ama hep ertelemiştik. Kadına şiddet içimizi parçalanıyordu. ‘Uçlar’ ile başladık. Bu kadar sert bir oyunun arkasından ‘Hoş geldin Boyacı’yı yapalım dedik. Sonra da anneme ‘Hadi artık sana komedi oyunu bulalım’ dedim ve ‘Demir’i sahneye koyduk.
Anne-kız aynı sahneyi paylaşmak keyifli olsa gerek.
Zeynep Özyağcılar: Oyun nasıl olur diye düşünürken kızı da ben canlandırmaya karar verdim. Dünyada ilk kez anne-kız oynanıyor. Daha önce Judi Dench başroldeymiş... Oyun dünya çapında çok büyük tiyatrolarda oynanmış ve çok da ödüller almış.
Neler buluyor tiyatroseverler ‘Demir’de?
Güzin Özyağcılar: Kadın karakter çok büyük aşk duyduğu kocasını bir olay sonucunda öldürüyor. Olayın kahramanı 11 yaşındaki kızları annesinin hapse girmesinin ardından hiç görmüyor. 15 yıl sonra da hapishaneye annesini ziyarete geliyor ve oyun başlıyor.
Oyun duygu karmaşası yaşatıyor. Hüzün, kahkaha her şey bir arada...
Güzin Özyağcılar: Seyircimiz hem çok güldük hem de gözyaşlarımızı tutamadık diyor. Birçok duygu aynı anda yaşanıyor. Üzerine nedenler ve niçinlerle dolu bir tartışma oluyor.
Gerçek hayatta oyundaki anne-kız ile benzerlikleriniz var mı?
Zeynep Özyağcılar: Bu kadar bizden uç karakterler olmalarına rağmen oyundaki bazı diyaloglar annemle gündelik hayattaki diyaloglarımıza çok benziyor. Tabii gerçek bir anne-kız olmamızın doğallığı da haliyle oyuna yansıyor ve seyirci buna çok gülüyor. ‘Demir’e gelen bir arkadaşım ‘Kapı aralığından evin içindeki sizi izliyormuşum gibi oldum’ dedi. O kadar doğalız yani...
Güzin Özyağcılar: Zeynep çocukluğundan beri arkadaşım gibiydi. Ben hep ona danışır, fikir alırdım.
Dizi projelerine nasıl bakıyorsunuz?
Zeynep Özyağcılar: Tiyatro devam ederken bir taraftan da televizyonla ilgilenmek istiyorum. Ancak belirteyim, tiyatro seyircisi de televizyonda gördüğü oyuncuyu tiyatroda da izlemek istiyor.
Sinema projeleri peki...
Zeynep Özyağcılar: Sinema projeleri her oyuncuyu heyecanlandırır. Tiyatro oyunu suya yazılmış yazıdır. Sinema başka bir dünya.
Zeynep Hanım dans tutkunuz ile tiyatroyu birleştirdiğiniz bir proje olur mu?
Dansla ilgili gerçekleştirmek istediğim projelerim var. Ama şu an tüyo veremem.
Tüm ailenin sanatla iç içe olması nasıl bir duygu?
Zeynep Özyağcılar: Sanatla hiç alakası olmayan bir arkadaşımızla bir şeyler izlediğimiz zaman babam rejiden, ışıktan giriyor, annem başka bir konudan, ben bambaşka bir konudan eleştiri yapıyorum. Bu mesleki deformasyon artık. Hep bir ağızdan ‘Ah o son göz kırpmayı yapmayacaktın’ diye söylendiğimiz zamanlar çok oluyor.
“Gerçek bir anne-kız olmamızın doğallığı oyuna yansıyor ve seyirci buna çok gülüyor.”
Kızımla ilgili hayallerim gerçek oldu
Bir oyuncunun herhalde en büyük hayali bir gün ailesinden biriyle aynı sahneyi paylaşmaktır...
Güzin Özyağcılar: 50 yıllık tiyatro hayatımda hep kızımın mesleği ile ilgili endişelerim vardı. İzlediğim her oyunda ‘Bir gün ben de kızımı böyle seyredecek miyim’ diye düşünürdüm. Çünkü yeteneği olduğunu çok küçük yaşlardayken anlamıştım. Bu durum şimdi sanatçı bir annenin hayalinden çıkıp gerçeğe dönüştü. Düşünebiliyor musunuz? Sahnede görmek istediğiniz kızınızla gün geliyor aynı sahneyi paylaşıyorsunuz. Gururluyum.
Zeynep Özyağcılar: Küçükken ben de hep hayaller kurardım ama karşılıklı oynayabileceğimizi hiç düşünmemiştim. Annemle aynı sahnede olmak, onunla beraber oynamak güven dolu bir his ve müthiş bir keyif.
Tiyatrocular desteği hak ediyor
Son dönemde tiyatroyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Zeynep Özyağcılar: Çok güzel oyunlar yapılıyor. Gençlere bayılıyorum. Türk oyun yazarları güzel işler çıkarmaya başladılar. Bugün bu oyunu Türkiye’de oynuyorsam ‘Ben bugüne dair ne söyleyebilirim’i düşünmek lazım.
Güzin Özyağcılar: Dizide oynayıp para kazanmak yerine tiyatroya gönül verenler alınlarından öpülesi sanatçılar. Tiyatroda para, şöhret yok. Sadece bir tiyatro aşkı ile bunu yapmalarını alkışlıyorum. Yeni neslin elinden tutmak lazım ki daha da çoğalsınlar, büyük işler yapsınlar.