Bakan Fidan'ın Kiev'deki sözleri umut verdi! Rusya-Ukrayna hattında yeni plan

Dışişleri Bakanı Fidan'ın Ukrayna ziyaretinde "İstanbul görüşmeleri"ne dönüş sinyalinin verildiğini belirten uzmanlar, "Savaşın devam etmesine rağmen Hakan Fidan'ın önümüzdeki günlerde bizleri “güzel şeyler” beklediğini belirtmesi Ankara'nın şimdilik kamuoyu ile paylaşmadığı yeni planlarının olduğuna işaret etmektedir" ifadelerini kullandı.

17 Temmuz 2026 Cuma 13:13
Politika Haberleri

AA



Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Ukrayna temaslarını ve Ankara'nın yeniden gündeme gelen arabuluculuk girişimini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 15-16 Temmuz'da Ukrayna'yı ziyaret etti. Ziyaretin Ankara'nın ev sahipliği yaptığı NATO Zirvesi'nden hemen sonra gerçekleştirilmesi ve Türkiye'nin savaşın başlangıcından itibaren iki Slav kardeşi barıştırma çabası içerisinde olması, ister istemez ziyarete olan ilginin bölge ülkeleriyle sınırlı kalmamasını sağladı. Diğer taraftan ziyarette ele alınan konular, Ukrayna'da sona doğru yaklaşıldığına dair bir takım yeni ümitler de yarattı. Nitekim Hakan Fidan, Ukraynalı meslektaşı ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada bir taraftan savaşın daha da yayılma riski taşıdığını ifade ederken diğer taraftan "psikolojik olarak ülkelerin ateşkese hazır hale geldiklerini" dile getirdi. NATO Zirvesi ve ardından Paris'te düzenlenen Ukrayna konulu Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi, aslında özellikle Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Ukrayna'ya desteğinin devam edeceğini ve bunun ateşkes ümitlerinin de azaltacağı anlamına geldiğini ortaya koysa da Ankara adeta yeni bir arabuluculuk girişimi başlattı. Hakan Fidan'ın NATO Zirvesi öncesi, Haziran ayında yaptığı Rusya ziyaretini de aslında bu çerçevede değerlendirmek gerekmektedir.

- "İSTANBUL GÖRÜŞMELERİ"NE DÖNÜŞ SİNYALİ

Hakan Fidan'ın Ukrayna ziyareti sırasında ele alınan konular ile yapılan açıklamalar aslında tek başına söz konusu yeni girişimin sebeplerini ortaya koymaktadır. En başta Türkiye'nin arabuluculuğunda taraflar daha savaşın başında barışa çok yaklaşmış, sonraki yıllarda ise Ankara gerek esir takası gerekse de tahıl koridorunun açılması konusunda önemli katkıda bulunmuştu. ABD Başkanı Donald Trump'ın iktidara gelmesiyle birlikte arabuluculuğu ABD üstendi. Gerek Alaska'daki Trump-Putin Zirvesi gerekse de İstanbul ve diğer şehirlerdeki Rusya ve Ukrayna heyetlerinin görüşmeleri barışın tesisi konusunda bazı sinyaller verse de savaş tüm hızıyla devam etmekte, hatta daha da tırmanma riski taşımaktadır. İstanbul formatı ise Hakan Fidan'ın da hatırlattığı gibi tarafların çeşitli branşlarda bir araya gelerek direkt müzakerelerde olduğu ve önemli sonuçların alındığı bir platformdu. ABD'nin günümüzde başta İran olmak üzere farklı konularla meşgul olması, Ukrayna konusuyla yakın bir zamanda tam ilgilenemeyeceği anlamına da gelmektedir. Nitekim iktidara geldiğinde Rusya-Ukrayna Savaşı'nı üç günde bitireceğini belirten Trump, son açıklamasında görevi sona ermeden tarafları barıştıracağı yönünde bir demeç verdi. ABD'nin arabuluculuğunun neticesiz kalması gerçeği, Türkiye'nin tüm taraflarla irtibat içerisinde olan nadir devletlerden biri olması ve NATO Zirvesi'nde de görüldüğü gibi Türkiye'nin uluslararası arenada artan ağırlığı, Ankara'nın yeni bir girişim başlatmasında önemli rol oynamıştır.

- ANKARA'NIN BÖLGE GÜVENLİĞİ KAYGISI

Türkiye'nin arabuluculuk konusunu yeniden gündeme getirmesinin bir başka sebebi de Hakan Fidan'ın dile getirdiği gibi savaşın maalesef başta Karadeniz olmak üzere daha da genişleme potansiyeline sahip olmasıdır. Bu husus aslında Ankara'nın savaşın başından itibaren önem verdiği konulardan biridir. Nitekim Rusya-Ukrayna arasındaki çatışmalar Karadeniz'de güvenli seyrüseferi tehdit altına aldığı gibi enerji güvenliğini konusunu da olumsuz etkilemektedir. Nitekim haziran ayında Karadeniz kıyısında Türk balıkçı teknesi saldırıya uğramış, Rus yetkililer Türk Akımı besleyen tesislere zaman zaman insansız hava aracı (İHA) saldırılarının düzenlendiğini açıklamışlardır. Bu iki konu, Türkiye de dahil olmak üzere tüm Karadeniz ülkelerinin çıkarlarını yakından ilgilendirmektedir. Dolayısıyla Hakan Fidan'ın ziyaretinin amaçlarından birinin bölge güvenliği meselesi olduğunu da söylemek gerekmektedir. Ankara'nın tam zamanında böyle bir girişimde bulunduğunu da söylemek mümkündür. Zira Ukrayna, NATO ülkelerinin desteğini yeniden kazanırken Rusya da eylül ayındaki parlamento seçimlerinden sonra bölgedeki askerî varlığını arttırabilir.

Diğer taraftan ateşkes sonrası Ukrayna'nın yeniden inşası ve güvenlik garantileri konusu da şimdiden Türkiye'nin gündeminde yer almaktadır ki şüphesiz Türkiye bu süreçte de en önemli rolü üstlenecek ülkelerin başında gelmektedir. Nitekim savaşa rağmen Türkiye ile Ukrayna arasındaki ticaret hacmi 6,6 milyar doları bulmuştur. Ziyaretten kısa bir süre önce Ukrayna parlamentosunun Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması'nı onaylaması, bu rakamın daha da aratacağına işaret etmektedir. Hakan Fidan savaş sonrasında Türk şirketlerinin yeniden imar ve altyapı çalışmalarında yer almaya hazır olduklarını da belirtmiştir. Güvenlik garantileri alanında ise Ankara söz konusu garantilerin verildiği deniz unsurlarını üstlenebileceğini ve bu konuda müttefik NATO ülkeleriyle görüştüğünü dile getirmiştir. Bakanın üzerinde durduğu bir başka konu da tahıl ticaretinin de güvenilir bir şekilde sürdürülmesidir.

Ziyaret sırasında ele alınan konular ve iki ülke bakanlarının yaptığı açıklamalardan anlaşılacağı üzere önümüzdeki aylarda İstanbul görüşmeleri yeniden kaldığı yerden devam edecektir. Türk yetkilileri her fırsatta Ukrayna'nın bütünlüğünü savunduklarını dile getirseler de Ankara, son yıllarda Moskova ile de işbirliğini sürdürmektedir. Diplomatik temaslar hiç kesilmediği gibi ticaret hacmi Rusya ile de artmış, Akkuyu'daki nükleer santralin inşa sürecinde önemli bir ilerleme kaydedilmiştir. Bu süreçte Türkiye, Rusya vatandaşları için dünyaya açılan bir kapı olmuştur. Türkiye hem kendi çıkarlarını hem de bölgedeki barış ve istikrarı gözeterek her iki tarafla iletişim ve işbirliği içerisinde olan belki de tek ülkedir. Bu husus Ankara'ya arabuluculuk konusunda hem imkân tanımakta hem de her iki ülkenin de güvenli yaklaşımını sağlamaktadır.

- HAKAN FİDAN'DAN ÜMİT VERİCİ SÖZLER

Savaşın devam etmesine rağmen Hakan Fidan'ın önümüzdeki günlerde bizleri "güzel şeyler" beklediğini belirtmesi de Ankara'nın şimdilik kamuoyu ile paylaşmadığı yeni planlarının olduğuna işaret etmektedir. İstanbul, Rusya ve Ukrayna liderlerinin görüşmesine de ev sahipliği yapmaya hazırdır. Bununla birlikte ateşkesin sağlanması ve tarafların anlaşmaya varması, kolay görülmemektedir. Zira her iki taraf da toprak konusunda taviz vermeye yanaşmamaktadır. Buna rağmen Türk yetkililerinin de sürekli belirttiği üzere görüşmelerin kesilmeden sürdürülmesi çok önemlidir. Esir ve ölü askerlerin cenazelerinin takası, tahıl koridorunun çalışmaya devam edilmesi, deniz ve hava seyrüseferi ile enerji güvenliğinin sağlanması, yalnızca Rusya ile Ukrayna açısından değil tüm bölge ülkeleri açısından büyük önem arz etmektedir.

[Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu, Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesidir.]

* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.