CHP bataklığa saplandı! Medyası bile savunamaz hale geldi

CHP'de peş peşe yaşanan tartışmalar ve krizler sonrası, partiye yakınlığıyla bilinen bazı gazeteci ve yorumcuların söylem değiştirmesi dikkat çekti. Daha önce CHP'ye koşulsuz destek veren isimlerin bile son gelişmeler karşısında sert eleştiriler yöneltmesi, parti içinde yaşanan kırılmanın boyutunu gösterirken içine düşülen bataklığı da gözler önüne serdi.

14 Mayıs 2026 Perşembe 18:00
Politika Haberleri

HABER MERKEZİ



Öyle ifadeler sızıyor, öyle görüntüler dönüyor ki CHP'li gazeteciler de CHP'yi savunamaz hale geldi. Muhalif kamuoyunun gözde gazetecileri CHP'li elitleri davaya ihanet etmekle suçlar oldu.

BATAKLIK METAFORU VÜCUT BULDU

CHP içerisinde yaşanan skandallar artıkça CHP Genel Başkanı Özgür Özel de tehditte doz artırdı. Partisini son TBMM grup toplantısında konuşan Özgür Özel, "Bu tehditse daniskasını ediyorum. Ulan daniskasını ediyorum. Hadi bakalım." dedi.

Özel'in bu açıklamaları "Eğer bir bataklıktaysanız kurtulmak için yaptığınız her hareket sizi sona biraz daha yaklaştırır" metaforunu yeniden akıllara getirdi. Bataklık metaforu, birçok kesimde "Özgür Özel yönetimindeki CHP için biçilmiş kaftan" şeklinde yorumlandı.

CHP'nin savunulamaz hale gelmesini CHP medyası da gözler önüne serdi. CHP'ye yakınlığıyla bilinen birçok isim partinin ne halde olduğunu bir kez daha gösterdi.

Hilal Köylü

CHP'ye yakın gazeteci Hilal Köylü, CHP'li gazetecilerin de CHP'yi savunamaz hale geldiğini ispatladı.

Köylü son açıklamasında, "Şimdi rakamlar düşük, küçük ifadesini kullanıyor Zeynel Emre ama hem CHP içinden hem örgütlerden de halen eleştiri geldiğini söylemeliyim. Kulisler böyle, haberler de böyle. Niye? Siz çünkü 'Her bir kuruşun hesabını vereceksiniz diye iktidara yükleniyorsunuz, eleştiriyorsunuz." dedi.

CHP'Lİ GAZETECİLER ŞAŞKINLIK YAŞIYOR

ABD, Afganistan'ı 2020 yılında oradaki ortaklarını da bırakarak terk etti. CHP medyası şimdi son ABD uçağı kalkarken ona tutunmaya çalışan işbirlikçinin hayal kırıklığını yaşıyor. CHP medyası, ideolojilerine yenilerek yıllar süren kutuplaşmanın gönüllü parçası oldu. CHP bu atmosferi kullanarak pirim yaptı. AK Parti'ye koz vermemek için çevrilen kafaların rahatlığıyla marjinalize oldu. CHP'li gazeteciler bugün onlara yüklenen sözde kutsal dava ile CHP'li siyasi elitlerin pervasızlıkları arasındaki uyumsuzluğun şaşkınlığını yaşıyor.

"GAZETECİLER NE YAPSIN?" SERZENİŞİ

CHP'yi savunmaya çalışanlara arasında gazeteci Nevşin Mengü de katıldı. Mengü, "Muhalefetin iddiası "Ben bu iktidarı değiştireceğim" ise grup seks partisi yapamazsınız, viski partisi de yapamazsınız. İçip içip partileyemezsiniz. CHP'li milletvekillerinin dokunulmazlığı var güzel. Gazeteciler, sade vatandaşlar ne yapsın?" dedi.

Nevşin Mengü

CHP'li gazeteciler, ceplerinin ve uçkurlarının peşine düşen CHP'li elitlerin aslında o kadar mağdur olmadıklarını, mağduriyetlerin ardına saklanarak istedikleri gibi at koşturduklarını nihayet anlamaya başladı.

CHP'YE "HAYAT OLAĞAN GİBİ YAŞAYAMAZSINIZ" İSYANI

CHP'nin savunulamaz halde olduğunu gözler önün seren bir CHP'li gazeteci de Burak Bilgehan Özpek oldu. Özpek, "İnsanlara korkunç bir gelecek tasavvuru satarken sizin de hayat olağan akışında devam ediyormuş gibi yaşamamanız gerekiyor. Sabahtan akşama kadar haksızlıklardan bahsediyorsunuz ama insanlara bunu satarken siz hayat olağan akışında devam ediyormuş gibi yaşayamazsınız." dedi.

Güvendikleri dağlara kar yağınca kendilerini duygusal olarak mahsur kalmış hisseden chp'li gazeteciler nihayet hesap sormaya başladı.

İsmail Saymaz

CHP'nin içine düştüğü bataklığı İsmail Saymaz bile gördü. CHP'nin sözde demokrasi ve değişim iddialarına atıfta bulunan Saymaz, "Bak şimdi bundan başka her şeyi geçiyorum bak. Bu zaten böyle vasıfta, böyle tıynette bir adamın Cumhuriyet Halk Partisi'nde 3 dönem vekil olup, 1 dönem de belediye başkanı olması büyük bir utançtır." şeklinde konuştu.

CHP'li gazeteciler yıllarca savuna geldikleri "sözde kutsal dava"nın sadece bir perde olduğunu farkına vardı. Son gelişmeler CHP'li gazetecilerde ideolojik körlüğün yavaş yavaş yerini zorunlu bir özeleştiriye bıraktığını gösterdi.