Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Daha yeni uyandılar, Türkiye erken yola çıktı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bugün dünyada birçok ülke savunma sanayisinde bir şeyler yapmaya çalışıyor, daha yeni uyandılar diyelim. Ama biz çok erken yola çıktık, bunun avantajlarını da yaşıyoruz. İyi ki erken yola çıkmışız." dedi.

13 Şubat 2026 Cuma 13:50
Politika Haberleri

AA



Yılmaz, Mersin Üniversitesi Akdeniz Kültür ve Kongre Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Mersin Üniversitesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni"ne katıldı.

Burada konuşan Yılmaz, açılışı gerçekleştirilen ve inşa süreci başlatılan projelerin her birinin, üniversitelerin akademik kapasitesini ve araştırma altyapısını daha ileri bir seviyeye taşıyacak güçlü adımlar olduğunu söyledi.

Yılmaz, bu yatırımların, bilimsel üretimden sağlık hizmetlerine, enerji verimliliğinden nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine kadar geniş bir yelpazede Mersin Üniversitesi'nin bölgesel ve ulusal ölçekteki konumunu daha da sağlamlaştıracağını aktardı.

Son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, yükseköğretimde köklü değişiklikler yapıldığını dile getiren Yılmaz, şöyle konuştu:

"Bugün ülkemiz, 129'u devlet, 79'u vakıf olmak üzere 208 üniversitesiyle ve 7 milyona yaklaşan öğrencisiyle, her bir ilinde yükseköğretim hizmeti sunan son derece önemli bir konuma yükselmiş ülkeler arasındadır. Diğer taraftan öğrencilerimizin eğitim hayatlarını her türlü kaygıdan uzak, rahat bir ortamda sürdürebilmeleri için her türlü desteği yapıyoruz, adımı atıyoruz. Barınmadan beslenmeye, sosyal desteklerden akademik başarıya dönük destek sistemlerine kadar bütün yönleriyle öğrencilerimizin yanındayız. Bugün 1 milyonu aşkın yurt kapasitemiz var. Dünyada böyle bir ülke hakikaten çok az bulursunuz.

Sadece Mersin'de 18 bin yurt kapasitemiz var, yakında 20 bine çıkacak. Dolayısıyla öğrencilerimizi uygun ortamlarda, yurtlarda barınma hizmeti vererek destekliyoruz. Burslar, krediler sağlıyoruz. Eğitimin ilk aşamalarından son aşamalarına kadar her türlü desteği sunuyoruz. Dünyada yükseköğrenimin bilabedel sağlandığı ender ülkelerden biriyiz."

Yılmaz, ortak hedefler koyabilen, bu hedeflerin etrafında birleşebilen, ortak hareket edebilen, iyi organize olmayı becerebilen toplumların kalkınmış ve gelişmiş toplumlar olduğunu belirterek "Eğitime yaptığımız bu yatırımlar, aynı zamanda Türkiye Yüzyılı'na, kalkınmaya yaptığımız en kıymetli yatırımlardır." diye konuştu.

Eğitimde fırsat eşitliğinin önemini vurgulayan Yılmaz, "Bana göre Cumhuriyet'in özü, fırsat eşitliğidir. Ben buna yürekten inanıyorum. Doğan her çocuğumuzun her türlü makama, mevkiye, konuma ulaşabileceği bir ortam, bir fırsat eşitliği düzeni oluşturmak, Cumhuriyet'in özüdür. Ben bu noktadaysam işte bu sayede bu noktalardayız. Dolayısıyla Cumhuriyetimizin kıymetini, bu ortak değerimizin kıymetini hepimizin çok iyi bilmesi gerekir." ifadelerini kullandı.

- "ÜNİVERSİTE AÇIK BİR SİSTEM OLMALIDIR"

Yılmaz, üniversitelerin eğitim ve araştırma fonksiyonunun yanı sıra kalkınma fonksiyonunun da olduğunu işaret ederek, şöyle devam etti:

"Kalkınma fonksiyonu, üniversitenin bilgiyi kullanma meselesi. Bilgiyi aktarmak güzel, bilginin üzerine yeni bilgi koymak da güzel ama bilgiyi kullanma dediğimiz bir şey var. Nedir bu? Mersin Üniversitesi bir ilin, Çukurova diye bir bölgenin içinde. Şimdi bu bölgeye, bu ile kayıtsız kalırsa bu üniversite kalkınma fonksiyonunu icra edebilir mi? Edemez. Bu bölgenin sosyal sorunlarına, ekonomik sorunlarına kayıtsız kalırsa üniversite bu fonksiyonu icra edemez. Ülkenin kalkınma meselelerine kayıtsız kalırsa yine bu fonksiyonu icra edemez.

Dolayısıyla bilgiyi kullanma dediğimiz bu kalkınma fonksiyonu, sorun çözme, insanların hayatını iyileştirme, refahını artırma fonksiyonu çok kıymetli. Bunun da özünde üniversitenin açık bir sistem olması yatıyor. Üniversite, şehirle arasına zihinsel duvarlar örmemelidir. Üniversite açık bir sistem olmalıdır. Valilikle, yerel yönetimlerle, iş dünyasıyla, çiftçiyle, üreticiyle mutlaka güçlü bağlar kurmalıdır. Bu üçüncü fonksiyonu yerine getirmesinin en temel şartı budur."

Gençlerin özellikle istihdam edilebilirliğini çeşitli projelerle güçlendirmeye çalıştıklarını anlatan Yılmaz, İŞKUR'un bu dönemde çok önemli projeler yaptığını, üniversitelerde de gençlere birtakım kısmi zamanlı çalışma imkanları sunduğunu, böylece gençlerin hem bir iş tecrübesi edindiğini hem de belirli gelir elde ettiğini söyledi.

Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) Programı'na değinen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Önümüzdeki 3 yıl 450 milyar lira kaynağı bu alana aktarıyoruz. 3 milyondan fazla gencimizin hayatına dokunacak bir proje. Staj imkanlarıyla uzun süre desteklenmiş bir modelle çalışma imkanlarıyla çeşitli boyutlarıyla bu GÜÇ programını hayata geçireceğiz ve gençlerimize destek olmaya devam edeceğiz. Çünkü şuna inanıyoruz, Türkiye hedeflerine gençleriyle ulaşacak. Nitelikli, donanımlı, ülkesini, milletini, bayrağını seven, bütün farklılıklarıyla ülkesinin renklerini kucaklayan, bir taraftan da evrensel olarak dünyaya bakabilen, dünyanın meselelerine bakabilen bir gençlikle yürüyecek. Dolayısıyla gençlerimize çok büyük önem ve değer veriyoruz. Önümüzdeki süreçte bu programlarımızı da güçlü bir şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz."

- "SAVUNMA SANAYİSİNDE İNANILMAZ BİR DEVRİM BAŞARDIK"

Yılmaz, Mersin Üniversitesinin başarılı akademik performansını şehrin üretim gücüyle buluşturan bir anlayışla hareket ettiğini, üniversite bünyesindeki ileri teknoloji araştırma merkezleri ve güçlü laboratuvar altyapısının, Mersin'in sanayi, lojistik, enerji ve tarım potansiyeline doğrudan katkı sunduğunu ifade etti.

Açılışı yapılan Denizcilik Fakültesinin sektör-üniversite işbirliğinin nitelikli bir örneği olarak Türkiye'nin denizcilik eğitimine yeni bir standart kazandıracağını dile getiren Yılmaz, modern laboratuvarları, simülasyon merkezleri ve ileri teknoloji altyapısıyla gençleri Mavi Vatan vizyonuna uygun şekilde yetiştirecek güçlü bir eğitim zemini oluşturduklarını söyledi.

Yılmaz, Diş Hekimliği Uygulama ve Araştırma Hastanesinin ise hem bölge halkına ileri düzey sağlık hizmeti sunacağını hem de öğrencilerin uygulamalı eğitim alma imkanını geliştirmiş olacağını bildirerek devreye alınan güneş enerjisi santralleriyle üniversitenin enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından örnek bir kampüs yapısına kavuştuğunu kaydetti.

Törende Eczacılık Fakültesinin de temelinin atıldığını hatırlatan Yılmaz, özellikle eczacılık alanında oluşturulacak AR-GE altyapısının, Türkiye'nin yerli ilaç ve sağlık teknolojileri hedefine katkı sağlayacağına işaret etti.

Cevdet Yılmaz, şöyle konuştu:

"Savunma sanayisinde inanılmaz bir devrim başardık. Allah razı olsun, Sayın Cumhurbaşkanımız güçlü bir irade koydu ve bu iradeyi iyi ki erken bir dönemde koydu. Bugün dünyada birçok ülke savunma sanayisinde bir şeyler yapmaya çalışıyor, daha yeni uyandılar diyelim. Ama biz çok erken yola çıktık, bunun avantajlarını da yaşıyoruz. İyi ki erken yola çıkmışız. Aynı şeyi niçin sağlık endüstrilerinde yapmayalım? Yerli ve milli sağlık endüstrileri geliştirmek bugün en önemli hedeflerimiz arasındadır. Kamu alımlarının yüksek olduğu bir alan. Savunma sanayisinde olduğu gibi sağlık endüstrilerinde de kamunun güçlü olduğu bir alan burası.

Dolayısıyla sıradan bir sektör değil. Benzer bir yaklaşımı mutlaka sağlık alanında da daha ileriye taşımak durumundayız. İlaçta olsun, tıbbi cihazlarda olsun mutlaka yerli, milli üretimini artırmak durumundayız. Bu Eczacılık Fakültemizin de bu hedefimize katkıda bulunacağına yürekten inanıyoruz. Bu yatırımlarımızın tamamı, Mersin Üniversitesinin kurumsal gücünü artıran, şehrin ekonomik ve sosyal yapısıyla daha güçlü bağ kuran ve Türkiye Yüzyılı vizyonuna nitelikli insan yetiştiren adımlardır. Bu istikamette kararlı bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz."

Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Mersin Valisi Atilla Toros, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar ve AK Parti Mersin milletvekillerinin katılımıyla Denizcilik Fakültesi, Diş Hekimliği Uygulama ve Araştırma Hastanesi, Güneş Enerjisi Santralleri'nin açılışı yapılırken Eczacılık Fakültesinin temeli atıldı.