IHA
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Bağımlılıklarla mücadele çalışmalarımızı ortak akıl ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu kapsamda Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu koordinasyonunda hayata geçirdiğimiz dördüncü eylem planı olan 2024-2028 Ulusal Eylem Planı ile tüm bağımlılıkları ve çağın yeni bağımlılık türlerini kapsamlı biçimde ele alıyoruz" dedi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İletişim Başkanlığı ev sahipliğinde düzenlenen "Uyuşturucuyla Mücadelede Kararlı Devlet Güvenli Türkiye Paneli"ne katıldı. Panelde uyuşturucuyla mücadelede sağlık temelli önleme politikaları ve rehabilitasyon süreçleri ele alındı. Bakan Memişoğlu, yaptığı konuşmada bağımlılıkların insan sağlığını çok yönlü biçimde tehdit eden ciddi bir hastalık süreci olduğunu belirterek, "Bağımlılıkla mücadele, yalnızca bugünü değil, geleceği de koruma mücadelesidir" diye konuştu.
Uyuşturucu bağımlılığının yalnızca o kişiyle sınırlı kalmadığını aktaran Memişoğlu, "Güvenlikten sağlığa, ekonomiden adalete kadar pek çok alanda toplumsal sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle bağımlılıklar yalnızca bir güvenlik ya da halk sağlığı meselesi değildir. Dijital çağda bağımlılıklarla mücadele çok katmanlı ve bütüncül bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır" şeklinde konuştu.
"BAĞIMLILIKLARLA MÜCADELE ÇALIŞMALARIMIZI ORTAK AKIL VE KARARLILIKLA SÜRDÜRMEKTEYİZ"
Memişoğlu, bağımlılığın aynı zamanda insan sağlığı ve toplumun yapısı üzerinde de yıkıcı etkisi olduğunu söyleyerek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde devletimizin tüm kurumlarıyla birlikte bağımlılıklarla mücadele çalışmalarımızı ortak akıl ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu kapsamda Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu koordinasyonunda hayata geçirdiğimiz dördüncü eylem planı olan 2024-2028 Ulusal Eylem Planı'yla tüm bağımlılıkları ve çağın yeni bağımlılık türlerini kapsamlı biçimde ele alıyoruz" dedi.
"BAĞIMLILIĞI ÖNCELİKLE BİR HALK SAĞLIĞI SORUNU OLARAK ELE ALIYORUZ"
Memişoğlu, asıl başarının insanların bağımlılıkla hiç tanışmaması olduğuna dikkati çekerek, "Sağlık Bakanlığı olarak bağımlılıklarla mücadelede sorumluluğumuzu yalnızca teşhis ve tedaviyle sınırlı görmüyoruz. Bağımlılığı öncelikle bir halk sağlığı sorunu olarak ele alıyoruz. Önleyici ve koruyucu hizmetleri sağlık politikalarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Esasında asıl başarının insanların bağımlılıkla hiç tanışmaması olduğu aşikardır. Bu sebeple geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı gelişimi için sahada güçlü ve etkin bir koruyucu yapı oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı.
Çeşitli kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde çalıştıklarının altını çizen Memişoğlu, "Bağımlılığın doğru yaklaşım ve desteklerle tedavi edilebilir bir durum olduğunu toplumumuza daha çok anlatmalıyız" diye konuştu.
"BAĞIMLILIKLA KARŞI KARŞIYA KALAN VATANDAŞLARIMIZ İÇİN TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ALTYAPIMIZI GÜÇLENDİRİYORUZ"
Bağımlılıkla mücadele kapsamında yaptıkları çalışmalara değinen Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bağımlılıkla karşı karşıya kalan vatandaşlarımız için ise tedavi ve rehabilitasyon altyapımızı güçlendiriyoruz. Bugün ülke genelinde 64'ü yataklı, 79'u ayaktan olmak üzere 143 Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) ve Çocuk Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi'nde (ÇEMATEM) toplam bin 582 yatak kapasitesiyle hizmet sunuyoruz. Bağımlılıkla mücadelede 188 Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve kısa adı BAHAR olan Bağımlı Hastalar İçin Rehabilitasyon Merkezlerimizde destek ve danışmanlık hizmetleri veriyoruz."Memişoğlu, bağımlılıklarla mücadele kapsamında Adalet Bakanlığıyla birlikte uyuşturucu madde suçu nedeniyle cezaevinde bulunan hükümlülerin yeniden suça sürüklenmelerini önlemek amacıyla tedavi ve rehabilitasyon süreçlerini yürüttüklerini de hatırlattı.
"İNSAN HAYATINI MERKEZE ALAN AÇIK, DOĞRU VE TEMİZ BİR İLETİŞİM ANLAYIŞINI SAVUNMAK HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞUDUR"
Her türlü bağımlılıkla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Memişoğlu, "Bağımlılıkla mücadelede tedavi süreci kadar doğru ve sorumlu bir iletişim dili oluşturmak da büyük önem taşımaktadır. Her türlü bağımlılığı özendirici bir dille sunan, ayrıcalıklı bir kültür unsuru gibi gösteren yaklaşımlara karşı duruşumuz nettir: 'Sıfır tolerans'. İnsan hayatını merkeze alan açık, doğru ve temiz bir iletişim anlayışını savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Özellikle sosyal medya mecralarında yanıltıcı içeriklere karşı Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile İletişim Başkanlığımızla koordinasyon içerisinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz" ifadelerine yer verdi.
Panel, Bakan Memişoğlu'nun konuşmasının ardından 'Uyuşturucuyla Mücadelede Güçlü Devlet Güvenli Toplum' ve 'Uyuşturucuyla Mücadelede İletişim Temelli Önleyici Yaklaşımlar' başlıklı oturumlarla devam etti.