Bilim insanları bipolar bozukluğun gizli sebebini keşfetti

Çin'deki Zhejiang Üniversitesi'nden araştırmacılar, bipolar bozukluğu olan hastalardan alınan bağırsak bakterilerinin farelere nakledilmesi sonrasında depresyon belirtileri ortaya çıktığını tespit etti. Çalışma, bağırsak mikrobiyotasının beyin bağlantılarında meydana gelen değişiklikler aracılığıyla ruh sağlığını etkileyebileceğini gösterdi.

1 Ocak 2026 Perşembe 20:10
Sağlık Haberleri

HABER MERKEZİ



Bağırsak bakterilerinin dengesizliğinin beyin hücrelerinin iletişim şeklini değiştirerek bipolar bozukluğun depresif dönemlerinde görülen semptomları açıklayabileceği, yeni bir hayvan araştırmasıyla ortaya konuldu. Zhejiang Üniversitesi'ndeki bilim insanları, bipolar bozukluğu olan kişilerden sağlanan bağırsak mikrobiyotasını farelere aktararak, bu hayvanların depresyon benzeri davranışlar sergilemeye başladığını gözlemlediler.

Bağırsak bakterilerinin beyin üzerindeki etkisi

Araştırma kapsamında, bipolar bozukluğun depresif fazında olan gönüllülerden dışkı örneği alınarak farelere nakledildi. Beyin görüntüleme teknikleri, genetik analiz ve davranışsal gözlemler birleştirilerek, nakledilen bağırsak bakterilerinin hayvanlar üzerinde ne tür etkileri olduğu incelendi. Sonuçlar, bu farelerin hareket etme isteksizliği ve ödüllere karşı ilgi kaybı gibi depresyon belirtileri göstermeye başladığını ortaya koydu.

Beyin bağlantılarında meydana gelen değişiklikler özellikle dikkat çekiciydi. Karar verme ve duygusal kontrol işlevlerinin gerçekleştiği beynin medial prefrontal korteks bölgesinde, sinir hücrelerinin birbirleriyle iletişim kurduğu sinaptik bağlantılar zayıflamıştı. Ayrıca beynin ödül merkezinin işlevselliği önemli ölçüde azalmıştı. Bu bulgular, bağırsak bakterilerinin beyin yapısında doğrudan değişikliklere neden olabileceğini gösterdi.

Kontrol grubu olarak sağlıklı gönüllülerden alınan bağırsak bakterileri farelere nakledildiğinde, bu tür sinir yapısı değişiklikleri gözlenmedi. Bu fark, bağırsak mikrobiyotasının bipolar bozukluğun depresif belirtileriyle doğrudan ilişkili olduğunu güçlü bir şekilde destekledi.

İlaç tepkisinin farklılığı bipolar depresyonu tanımlıyor

Araştırmacılar, depresyon türlerini ayırt etmek amacıyla iki farklı ilaç uygulaması gerçekleştirdiler. Majör depresif bozukluğun tedavisinde yaygın olarak kullanılan fluoksetin, bağırsak bakterileri nakledilen farelerde ruh halinde herhangi bir iyileşme sağlamadı. Ancak bipolar bozukluğun tedavisinde birinci seçenek olan lityum, hayvanların davranışında belirgin bir düzelme meydana getirdi.

Bu sonuç, bipolar bozukluğun depresif fazlarında görülen tedavi yanıtının genel depresyondan farklı olduğu gerçeğiyle tam olarak örtüşüyordu. Lityumun dopamin sistemi ve dopamin nöronlarının ateşlenmesini düzenleyerek çalıştığı bilinmektedir. Bu mekanizma, bağırsak bakterilerinin neden olduğu depresyon benzeri durumun bipolar bozukluğun gerçek depresif fazını taklit ettiğinin önemli bir kanıtıydı.

Sorumlu bakteri türleri tanımlandı

Bipolar bozukluğu olan hastalardan alınan bağırsak bakterilerinin ayrıntılı analizi, sağlık sorunlarıyla ilişkili belirli bakteri türlerini ortaya çıkardı. Klebsiella cinsi, daha önceden ruh hali bozukluklarıyla bağlantılı olarak biliniyordu. Alistipes türü ise depresyon semptomlarıyla doğrudan ilişkilendirilmişti. Bu bulguların, bağırsak mikrobiyotasının bipolar bozukluğun gelişiminde oynadığı rolü daha iyi anlamamıza katkı sağladığı açıktır.

Ancak araştırmacılar, bu spesifik bakteri türlerinin tanımlanmış olmasına rağmen, bağırsak bakterilerinin bipolar bozukluğun ortaya çıkmasında tam olarak hangi mekanizmalarla rol oynadığını belirlemek için daha fazla kanıta ihtiyaç duyulduğunu vurguladılar. Bilim insanları, bağırsak mikrobiyotasının hastalığın tek başına nedeni olmadığını, ancak diğer risk faktörleriyle birlikte çalışarak hastalığın gelişme olasılığını artırabileceğini belirtmişlerdir.

Bipolar bozukluğun karmaşık yapısı ve tedavi perspektifi

Bipolar bozukluğun ortaya çıkmasında genetik faktörlerden yaşam tarzı ve çevresel koşullara kadar birçok etmen rol oynamaktadır. Bağırsak bakterilerinin dengesizliği, bu karmaşık faktörlerin üzerine katmanlanan katkıda bulunan bir unsur olarak işlev görebilir. Bireysel savunma mekanizmalarını zayıflatan veya mevcut semptomları ağırlaştıran bir faktör olarak bağırsak mikrobiyotası, hastalığın gelişim sürecinde önemli bir rol oynayabilir.

Araştırmacılar, bağırsak bakterilerindeki dengesizliklerin bipolar bozukluğu olan kişilerde tespit edilmiş olmasının, tedavi stratejilerinde yeni kapılar açabileceğini ifade etmişlerdir. Bağırsak mikrop topluluklarını restore etme yöntemi, semptomları hafifletmenin potansiyel bir yolu olarak görülmektedir. Bu tür müdahalelerin geliştirilmesi, ruh sağlığı tedavilerinde devrim niteliğinde bir adım olabilir.

Bipolar bozukluğun dünya çapında yaklaşık 50 kişiden birini hayatlarının bir döneminde etkilemesi, bu araştırmanın potansiyel etkisini daha da önemli kılmaktadır. Aşırı ruh hali dalgalanmalarıyla yaşayan milyonlarca insan, bu tür keşiflerden yararlanarak yaşam kalitesini önemli ölçüde iyileştirebilir.

Erken teşhis ve müdahale için yeni umutlar

Bipolar bozukluğun karmaşık klinik belirtileri nedeniyle, hastalığın yanlış teşhis oranı oldukça yüksektir. Bağırsak bakterileri ve beyin bağlantıları arasındaki ilişkinin açıklığa kavuşturulması, hastalığın patogenezini daha iyi anlamamızı sağlayacaktır. Bu bilgi, bipolar bozukluğu olan bireylerde erken teşhis ve etkili müdahale stratejilerinin geliştirilmesinde kritik bir öneme sahiptir.

Bilim insanları, beyin kablolarındaki ve beyin hücresi aktivitesindeki farklılıkları keşfetmede istikrarlı bir ilerleme kaydetmektedir. Bu bulgular, bipolar bozukluğun nasıl başladığını ve geliştiğini anlamamıza yönelik olası yolları işaret etmektedir. Bağırsak bakterileri, beyin biyokimyası ve ruh sağlığı arasındaki bağlantının daha derinlemesine araştırılması, gelecekteki tedavi seçeneklerinin temelini oluşturacaktır.