MEHMET SELVİTOP
Gazetede yer alan analizde, Türkiye'nin İHA geliştirme, üretme ve sahada kullanma konusunda dünyanın önde gelen ülkelerinden biri haline geldiği vurgulandı. Maariv, Ankara'nın bu yeni kabiliyetle yalnızca bölgesel dengelerde değil, NATO içindeki konumunda da daha güçlü bir noktaya gelebileceğini yazdı.
TCG ANADOLU'DAN ELEKTRONİK HARP KABİLİYETİ
Maariv'e göre bu kabiliyet, Denizkurdu-2 Tatbikatı sırasında dikkat çekici şekilde sergilendi. Tatbikatta TCG Anadolu'dan havalanan Bayraktar TB3, ASELSAN tarafından geliştirilen elektronik harp podlarıyla görev yaptı.
Haberde, Bayraktar TB3'ün yalnızca keşif ve taarruz görevleri için değil, elektronik harp faaliyetleri için de kullanılabildiği belirtildi. Bu durumun Türk Deniz Kuvvetleri'ne özellikle deniz harekâtlarında yeni bir operasyonel esneklik kazandırdığı ifade edildi.
İKİ KRİTİK SİSTEM ÖNE ÇIKTI
Maariv'in analizinde Bayraktar TB3 üzerinde kullanılan iki elektronik harp sistemi öne çıkarıldı. Bunlardan ANTİDOT 2-U/ES 100'ün düşman radarları ve elektronik sistemlerinin yerini tespit etmeye yönelik elektronik destek görevi yürüttüğü aktarıldı.
Diğer sistem olan ANTİDOT 2-U/EA 200'ün ise aktif elektronik taarruz kabiliyeti sunduğu belirtildi. Gazete, bu sistemle düşman radarlarının baskılanabileceğini, iletişim ağlarının karıştırılabileceğini ve elektronik altyapıların etkisiz hale getirilebileceğini yazdı.
Maariv, elektronik harp kabiliyetlerinin modern savaş alanlarında giderek daha kritik hale geldiğine dikkat çekerek Türkiye'nin bu alandaki adımının stratejik önem taşıdığını belirtti.
RİSKLİ GÖREVLERDE İNSANSIZ DÖNEM
İsrail gazetesine göre Türk Deniz Kuvvetleri, daha önce bu tür hassas görevlerde deniz devriye uçakları ve insanlı helikopterlerden yararlanıyordu. Ancak bu yöntem, mürettebatın tehlikeli bölgelere yaklaşmasını gerektiriyor ya da güvenli mesafede kalındığında görev etkinliğini azaltabiliyordu.
Maariv, elektronik harp podlarının insansız hava araçlarına entegre edilmesiyle bu riskin önemli ölçüde azaldığını yazdı. Analizde, podların düşük ağırlığa sahip olmasının Bayraktar TB3'ün uzun süre havada kalmasına ve geniş alanlarda görev yapmasına imkân sağladığı kaydedildi.
KIYILARDAN ADALARA UZANAN CAYDIRICILIK
Haberde, söz konusu sistemlerin yalnızca elektronik istihbarat toplamakla sınırlı olmadığı belirtildi. Maariv, bu kabiliyetin kıyı bölgelerinde, adalar çevresinde ve denizlerde faaliyet gösteren düşman unsurların tespit edilmesi, izlenmesi ve gerektiğinde etkisiz hale getirilmesinde kullanılabileceğini aktardı.
Analizde, stratejik hedeflerin elektronik yöntemlerle baskı altına alınmasının Türkiye'ye önemli bir caydırıcılık avantajı sağlayabileceği değerlendirmesi yapıldı.
ROTAYI ANKARA'YA ÇEVİRDİLER
Maariv, Türkiye'nin elektronik harp sistemlerini İHA'lara entegre etme başarısına ayrıca dikkat çekti. Gazete, NATO içinde bu alanda öne çıkan ülkeler arasında Türkiye ve ABD'nin bulunduğunu yazdı.
Analizde, bu gelişmenin Türk savunma sanayisinin uluslararası pazardaki cazibesini artırabileceği belirtildi. Maariv, Ankara'nın savunma teknolojilerindeki ilerleyişinin birçok ülkenin dikkatini Türkiye'ye çevirdiğini kaydetti.
AKINCI DETAYI: SAYILI ÜLKELERDEN BİRİ OLABİLİR
Maariv'in analizinde Baykar'ın yeni projelerine de yer verildi. Gazete, ağır sınıf insansız hava aracı AKINCI'ya gelişmiş hava savunma sistemlerinin entegre edilmesinin planlandığını öne sürdü.
Analize göre bu projenin başarıya ulaşması halinde Türkiye, yalnızca taarruz değil, hava savunma ve karşı müdahale görevlerini de insansız sistemlerle yapabilen az sayıdaki ülkeden biri haline gelebilir.
Maariv, Türkiye'nin savunma teknolojilerinde attığı adımların yalnızca bölgesel güç dengelerini değil, NATO'nun gelecekteki deniz ve insansız sistem doktrinlerini de etkileyebilecek potansiyele sahip olduğunu yazdı.