AA
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Fransa Stratejik ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (IRIS) işbirliğinde, Fransa'nın başkenti Paris'te "Türkiye-NATO: Gelecek Perspektifleri" başlıklı konferans organize edildi.
Paris'teki IRIS merkezinde düzenlenen konferansın moderatörlüğünü IRIS Müdür Yardımcısı Didier Billion üstlendi.
Konferansta, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Büyükelçi Prof. Dr. Çağrı Erhan, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfının Washington Ofisi (SETA DC) Araştırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat, IRIS Müdür Yardımcısı Jean-Pierre Maulny, IRIS araştırmacısı Patrice Moyeuvre konuşmacı olarak yer aldı.
Billion, burada yaptığı konuşmada, NATO Zirvesi'nin temmuzda Türkiye'de düzenleneceğini hatırlatarak, uzun süreli Avrupa-Atlantik ilişkilerinin şu anda dönüm noktasında bulunduğunu belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın son zamanlardaki açıklamalarının NATO'nun geleceğine dair çok sayıda soru işareti yarattığını dile getiren Billion, gündemin Türkiye'nin jeostratejik rolü konusunda düşündürdüğünü ifade etti.
Billion, son günlerde Türk hava sahasına giren 2 füzenin NATO tarafından engellendiğini belirterek, "Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşı da konuşabiliriz ve burada Türkiye'nin savaşın çözümünde oynadığı büyük rolü biliyorsunuz." dedi.
- "GÜVENLİK RİSKLERİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR"
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Büyükelçi Prof. Dr. Erhan, dünyanın İkinci Dünya Savaşı sonrası kural temelli uluslararası sisteminin çatırdamaya başladığı bir süreçten geçtiğine işaret ederek, "Tahmin edilemez, belirsiz bir alanda güvenlik riskleri her geçen gün artıyor ve çeşitleniyor." diye konuştu.
Orta Doğu'daki savaşın enerji güvenliğini ciddi anlamda etkilediğine dikkati çeken Erhan, nadir toprak elementlerinin petrol ve doğal gazdan daha önemli hale geldiğini, bu elementlerin bulunduğu yerlerde devletler arasında yeni bir mücadele alanının doğmakta olduğunu söyledi.
Erhan, Türkiye'nin ABD'den sonra NATO'da en büyük orduya sahip ikinci ülke olduğunu belirterek, Türkiye'nin etrafında olup bitenin ve ortaya çıkan güvenlik risklerinin doğrudan Avrupa Birliği'ni (AB) ilgilendirdiğini ifade etti.
Prof. Dr. Erhan, NATO'nun dünya tarihinin en başarılı askeri ittifakı olduğunu ve Avrupa güvenliğinin ana sütunu olarak kalması gerektiğini belirterek, "Türkiye ihmal edilerek bir Avrupa güvenlik mimarisi inşa edilmesi, her şeyden önce diğer Avrupa ülkelerinin çıkarlarına zarar verir." dedi.
- "TÜRK ORDUSU KİTLESEL BİR ORDU, ÇOK SAYIDA ASKERE SAHİP"
IRIS araştırmacısı Moyeuvre, Türkiye'nin 1952'den bu yana NATO'ya üye olduğunu hatırlattı.
Türk ordusunun çok iyi eğitim almış bir ordu olduğunun altını çizen Moyeuvre, şöyle devam etti:
"Türk ordusu kitlesel bir ordu, çok sayıda askere sahip. Bu, NATO bünyesinde çok önemli, çünkü başta Fransa olmak üzere Batılı ülkeler bu kitleye ulaşmak, (askere) alıp elinde tutmakta zorlanıyor. Türkiye bu konuda örnek teşkil ediyor."
Türkiye'nin çok sayıda NATO harekatına katıldığına işaret eden Moyeuvre, "Özellikle İran'da olup bitene baktığımızda, Türkiye daha fazla önemsenmesi gereken bir müttefik olmalı." diye konuştu.
- TÜRKİYE'NİN ULUSLARARASI SİSTEMDE REFORM TALEBİ
SETA DC Araştırma Direktörü Kanat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür" sözünün aslında ilk olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin farklı krizler konusunda oldukça etkisiz kalması sebebiyle söylendiğini, Türkiye'nin bu süreçte uluslararası sistemde reform gerektiğinin altını çizdiğini belirtti.
Uluslararası kuruluşların çalışmadığı zaman büyük krizlere yol açtığını gördüklerini ifade eden Kanat, şöyle dedi:
"Türkiye, burada, sistemin çalışmadığı durumlarda orta derecede güçlerin biraz daha devreye girmesi gerektiğini, büyük güçlerin sorumluluklarını unuttuğu noktada önleyici ve engelleyici olarak orta dereceli güçlerin daha fazla sorumluluk alması gerektiğini, bu sorumluluğun bazen diplomasi, bazen ekonomi bazen de güvenlik meseleleriyle ortaya çıkabileceğini ve bununla birlikte küçük ortaklıkların oluşturabileceğini söyledi."
Kanat, uluslararası sistemin ve aktörlerin ciddi şekilde birlikte çalışması gerektiğini vurgulayarak, bölgesel krizlerin yakında yayılma göstereceğini ve küresel anlamda büyük istikrarsızlıkların önünü açacağını dile getirdi.
- "HEPSİ KAPILARINDA BİR TEHDİT OLDUĞUNU HİSSEDİYOR"
IRIS Müdür Yardımcısı Maulny de Fransa'nın NATO'yu 32 ayrı üye ülke olarak gördüğünü belirterek, ülkesinin, Rusya'nın oluşturabileceği tehdide önem verdiğini söyledi.
Avrupalıların Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle savunma bütçesini artırmakta olduğunu belirten Maulny, "Hepsi kapılarında bir tehdit olduğunu hissediyor." dedi.
Maulny, dünyanın giderek kapanması nedeniyle tedarik konularında endişeler olduğunu, kritik alanlarda dışa bağımlılıkların önlenmesi gerektiğini ifade etti.
Konferansa, Türkiye'nin Paris Büyükelçisi Yunus Demirer, AK Parti İstanbul Milletvekili Sena Nur Çelik Kanat, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SETA Kıdemli Araştırmacısı Doç. Dr. Murat Aslan ile çok sayıda davetli katıldı.