METE ALİ MAVİŞ
Yunanistan merkezli Topontiki gazetesi, Türkiye'nin Atina'nın Ege Deniz'indeki faaliyetlerine yönelik farklı bir operasyonel doktrin uygulamaya başladığını öne sürdü. Yunanistan basını, "Türklerin Ege'de İHA'larla uyguladığı yıpratma savaşı nasıl yürütülüyor?" başlığıyla bir analiz haber yayınladı.
Türkiye ve Yunanistan'ın 30 yılı aşkın süredir Ege Denizi'nde çekişmeler yaşadığına değinilen haberde, "Ege Denizi'ndeki Yunan-Türk çatışması, savaş uçaklarının müdahaleleri, it dalaşları ve Atina FIR'ının ve en önemlisi ulusal hava sahasının ihlalleriyle özdeşleşmişti. Ancak bu denge yavaş yavaş ama önemli ölçüde değişiyor. "Yumuşak sular" teorisinden sonra, son birkaç hafta hariç, ihlaller ve suistimaller önemli ölçüde azaldı." dedi.
Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı'nın endişelendiğini yazan Atina basını, Türkiye'nin insanlı savaş uçaklarıyla hava gücünü göstermeyi bırakıp, insansız hava araçları, gözetleme uçakları ve elektronik keşif platformlarıyla Ege'de varlık göstermeye başlığını aktardı.
"TÜRKİYE SON 15 YILDIR SİSTEMATİK OLARAK MİMARİSİ OLUŞTURUYOR"
"Türkiye Ege Denizi'nde farklı bir operasyonel doktrin uyguluyor" ifadelerini kullanan Yunanistan basını, "Türkiye, son 15 yıldır sistematik olarak çok katmanlı bir İstihbarat, Gözetim ve Keşif (İSG ) mimarisi oluşturmaya yatırım yaptı. Bayraktar TB2, ANKA-B, ANKA-S ve Aksungur artık günlük gözetim araçları olurken, CN-235 ve ATR-72 deniz işbirliği uçakları gibi uçaklar da geniş kapsamlı ve uzun menzilli yetenekleriyle bu yapıyı tamamladı." dedi.
İHA'ların savaş uçaklarının aksine saatlerce havada kalabildiğine dikkati çeken Atina basını, söz konusu teknolojilerin düşük işletme maliyetleriyle çalışabildiğini ve insan mürettebatını tehlikeye atmadan büyük miktarda bilgi toplayabildiğini hatırlattı.
"Türk İHA'ları Yunan hava gücünü nasıl mahvediyor?" sorusuna cevap arayan Yunan basını, bu görevlerin çoğunun Yunan hava üstünlüğüne doğrudan meydan okumak amacıyla yapılmadığını, asıl amacın sistematik olarak veri toplamak olduğunu iddia etti.
Haberde ayrıca Türk İHA ve gözetleme uçaklarının sensörlerinin Yunanistan Deniz Kuvvetleri birimlerinin hareketlerini, hava üssü faaliyetlerini, radar emisyonlarını, iletişim modellerini ve Yunan savunma sisteminin kapsamlı bir resmini oluşturmaya katkıda bulunabilecek tüm bilgileri kaydettiği belirildi. Atina basını haberin devamında "Modern askeri teori açısından bakıldığında, Türkiye, Yunan hava savunmasının "vurucu zincirini" haritalandırmaya çalışıyor. Yani, Türkiye tehditlerin radar ekranındaki ilk izden savaş uçağının kalkışına kadar nasıl tespit edildiğini, değerlendirildiğini ve etkisiz hale getirildiğini anlamaya çalışıyor." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin Ege'deki bilgi toplama faaliyetlerinin yanı sıra Yunanistan'a "maliyet yükleme" de yaptığını öne süren Atina basını, "Ege Denizi örneğinde asimetri açıkça görülmektedir" dedi.
"Türkiye artık her gün Yunan savaş uçaklarıyla havada başa çıkabileceğini kanıtlamaya çalışmıyor" diyen komşu ülke basını haberin devamında, "Ankara bunun yerine, daha karmaşık bir şey deniyor: sürekli gözetim, kesintisiz bilgi toplama ve kademeli ekonomik bozulma rejimi oluşturmak." ifadelerine yer verdi.
Haberin sonunda Türkiye'nin Mavi Vatan Kanunu'na atıfta bulunularak şu ifadelere yer verildi:
"Mavi Vatan yasasının yürürlüğe girmesinin ardından alevlenecek olan "Ege Savaşı" artık sadece pilotlar arasında değil, sensörler, algoritmalar, bilgi ağları ve ölçek ekonomileri arasında yaşanacak. Ve bu yeni rekabet biçiminde, asıl mesele birkaç dakika boyunca gökyüzüne kimin hakim olacağı değil, uzun vadeli stratejik bir rekabetin yıpratıcı etkilerine kimin dayanabileceğidir."