AA
Bosna Hersek'in deneyimli futbolcusu Edin Dzeko, ülkesinin çocuklarına hitaben bir mektup yayımladı.
Edin Dzeko, medya platformu The Players' Tribune için kaleme aldığı mektupta, "Bosna Hersek'teki sevgili çocuklar, sizin için bir mesajım var. Hiçbir şey imkansız değil. Hiçbir şey." ifadelerini kullandı.
40 yaşındaki futbolcu, Sırpların başkent Saraybosna'yı kuşattığı dönemi hatırlattı.
Dzeko, "Saraybosna Kuşatması hakkında konuşmayı sevmiyorum ama bunun gerçekte nasıl bir şey olduğunu anlamanız önemli. Başladığında altı yaşındaydım. İlk sirenler çaldığında annemin beni kapıp ayakkabı dolabının arkasına saklandığımızı hatırlıyorum. Bu ilk gündü. Dört yıl sürdü. Neler olup bittiğini tam olarak anlamadık ama her gün dehşet içindeydik. Evimiz bizim için çok güvensiz hale geldiğinde, büyükannem ve büyükbabamın dairesine taşındık. Sanırım yaklaşık 40 metrekareydi. 15 kişi yerde uyuyorduk." yorumunu yaptı.
"DIŞARIDA FUTBOL OYNAMAK İSTİYORDUK"
Evin dışında kendisini güvenli hissetmediği için evin haricinde başka bir yere gidemediğini ve korku içinde yaşadıklarını belirten Dzeko, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dışarıda futbol oynamak istiyorduk ama her gün dışarıda masum insanların ambulanslarla hastaneye götürüldüğünü görüyorduk. Peki ya bir çocuğu dört yıl boyunca bir evde nasıl tutabilirsiniz? Tabii ki tutamazsınız ve büyüklerimiz de bunu biliyordu. Nadiren de olsa etraf sakin göründüğünde, annem dışarı çıkmamıza izin verirdi. Çıkardık ve mahalledeki diğer çocuklarla futbol oynardık."
"HER ŞEY PARAMPARÇA EDİLMİŞTİ"
Babasının hayatında önemli bir yerinin bulunduğunu vurgulayan Dzeko, en beğendiği oyuncunun Ukraynalı futbolcu Andriy Shevchenko olduğunu aktararak, şunları kaydetti:
"Her şey paramparça edilmişti. Futbolu sadece sevdiğim için oynuyordum. Babam eskiden ekmek taşırdı. Ben ilk kulübüme katılınca, işine aralar verir ve beni götürüp getirirdi. Yoldayken bana hep 'Kibar ol, herkese aynı şekilde davran, nereden oldukları ve ne yaptıklarının önemi yok.' derdi. Bunu asla unutmadım. O da alt liglerde futbol oynamıştı, benim kahramanımdı. Arabadan indiğimde bana muz verirdi ve 'İyi şanslar oğlum.' derdi. Hafta sonları televizyonda birlikte maç izlerdik. O dönemde Serie A, en iyi ligdi. Shevchenko'yu duydunuz mu? Ona bayılırdım. İtalya'yı çok severdim. Dünyanın öbür ucundaki bir peri masalı gibi gelirdi. Orada futbol oynamayı hayal bile edemezdim. Zeljeznicar'ın A takımında futbol oynamak tek hedefimdi. Hocalarımdan biri bana Sheva diye seslenmeye başladı çünkü sarışındım ve çok gol atıyordum. Hoşuma gitmişti."
Bosna Hersek'te yaşayan insanların etnik çeşitliliğine vurgu yapan deneyimli oyuncu, "Bana son bir iyilik yapın tamam mı? Saraybosna, Roma ya da St. Louis, nerede yaşarsanız yaşayın; ister Müslüman, ister Musevi, ister Katolik, ister Ortadoks olun. Nereden geldiğinizi asla unutmayın. Bosnalısınız. Dünya ayaklarınızın altında. Hepinizi çok seviyorum. Sevgilerimle, Edin." ifadelerini kullandı.