AA
Eski Fransız milli oyuncu Lilian Thuram, futbolcuların ırkçılığa karşı söz almaya teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.
Thuram, Atatürk Kültür Merkezi'nde Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortaklığında düzenlenen ve küresel krizlerin temel nedenleri ile sömürgecilik mirasının ele alındığı "World Decolonization Forum" kapsamındaki oturumda açıklamalarda bulundu.
Irkçılığın köleliğin hikayesine ve tarihine bağlı olduğunu vurgulayan Thuram, "Guadeloupe gibi küçük bir adada doğdum. 9 yaşında Paris'e geldim, aslında 9 yaşında siyah olduğumu öğrendim ve ırkçılık sorunuyla 9 yaşında karşı karşıya geldim. Neden insanlar bana sınıfımda hakaret etmişti? Annem bana bunun cevabını verememişti. Aslında kolonizasyon bir ideolojiye bağlı ve beyazların üstünlüğüne dayanıyor. Daha düşük bir sınıfa ait olduğunu keşfediyorsun. Bu vizyonun çok negatif olduğunu görmüş olduğum için bu konuyla ilgileniyorum." ifadelerini kullandı.
İtalya'da oynadığı dönemde maruz kaldığı ırkçılığa değinen eski Fransız milli futbolcu, şöyle devam etti:
"Futbolu analiz ettiğimizde yaşanan ırkçılık toplumun tarihini anlatıyor, birbirinden bağımsız değil. Beni bu konuda sportif açıdan eğiten kişi Muhammed Ali oldu. Futboldaki ırkçılık da toplumdaki ırkçılığın bir yansıması. Futbolcuları söz almaya teşvik edecek politikaların hayata geçirilmesi gerekiyor. Joseph-Antoine Bell adında bir kaleciye maç sırasında muzlar atılmıştı. Çocukken bu konu beni televizyonda izlerken çok yaralamıştı. İlk kez ırkçılıkla karşılaşmıştım. Bütün siyahlar böyle bir durumda kendini incinmiş hissediyor. Sonra profesyonel futbolcu oldum. İtalya'da da oynadım. Burada maçta bazı insanlar bana maymun hareketleri yapıyordu. Arkadaşlarımla ve yöneticilerle konuştuğumda bana bunun önemli olmadığını ve bu konuyla ilgilenmemem gerektiğini söylüyorlardı. Bunun üzerine çok fazla beyaz insan olduğunu ve onların ırkçılığın ne kadar şiddetli olduğunun farkında olmadıklarını gördüm. Bunun durmayacağını fark etmediklerini anladım."
İnsanların ırkçılıktaki şiddet seviyesini anlayamadığını vurgulayan Thuram, "Birisini öldürmeye kadar giden bir durumdan bahsediyoruz. Bu noktada gerçekçiliğe ihtiyacımız var. Herkes bu sorunun bir parçası, tıpkı çözümün bir parçası olduğumuz gibi. Sadece sporcuların ya da kamuya mal olmuş kişilerin bu mücadeleyi vermesi gerektiğini düşünmemeliyiz. Irkçılığa maruz kalan insanların bazı şeyleri söylemeye korktuğunu görüyoruz. Herkesin mücadele etmesi gerekiyor, değişimi ancak bu şekilde gerçekleştirebiliriz." diye konuştu.