Berkeley Üniversitesi'nden Courtney Sprain konuyla ilgili olarak, " Paleo-manyetik veriler çok iyi yapılıyor. Bu şimdiye kadar yaptığımız en iyi kayıtlardan biridir ve bu bize geri dönüşlerin ne kadar çabuk gerçekleşebileceğini göstermektedir” diyor.
Kutupların yer değiştirmesi yaşantımızı nasıl etkiler?
Dünyanın manyetik alanı gezegenimizi tehlikeli güneş ve kozmik ışınlardan dev bir kalkan gibi koruyor. Kutuplar değiştirildiğinde (veya değişim denemesi olduğunda) bu kalkan zayıflar. Bilim adamları bu aşamada manyetik alanın olağan gücünün onda birine kadar zayıflayabileceğini tahmin ediyor. Yerdeğiştirme denemesi esnasında manyetik kalkanımız yüzyıllar boyu tehlikeye girebilir ve bu sure boyunca kötü niyetli radyasyonun gezegenin yüzeyine daha da yakınlaşmasına izin verebilir. Şimdiden, Dünya'daki değişiklikler, Güney Atlantik'teki alanı zayıflattı, bu dönemde radyasyona maruz kalan uydularda
hafıza sorunları yaşandı.
Ne kadar kötü olabilir?
Bilim adamları daha önce kutup değiştirmeleri ile kitlesel yokoluşlar gibi felaketler arasında bir bağ kurmadılar. Fakat bugün dünya, 780.000 yıl önce yaşanan son tam kutup değişimi olduğu bir çağda değil. Bugün, Dünya'da yaşayan yaklaşık 7,6 milyar insan, Atmosferi ve okyanus kimyasını 1970'lerdekinin iki katı ölçüde değiştirdik ve gezegenin
yaşam destek sistemini bozduk. İnsanlar, büyük şehirleri, endüstrileri ve yol şebekelerini kurdu ve birçok canlı için daha güvenli yaşam alanlarına erişim sağladı. Belki de bilinen tüm türlerin üçte birini yok olma yönüne ittik ve daha birçok habitatları tehlikeye attık. Bu yıkıma bir de kozmik ve ultraviyole ışınımı ekleyin ve Dünya üzerinde oluşacak yıkıcı tabloyu bir düşünün.
Ve bu tehlikeler sadece biyolojik değil. Modern uygarlığımızın merkezi ve adeta dünyamızın işletim sistemi haline gelen geniş siber-elektrik şebekelerinin bu manyetik değişimle başına gelecekleri bir düşünün.
Ayrıca güneşten gelecek zararlı radyoaktif parçacıklar, yaşantımızın artık vazgeçilmez birer parçaları olan ve sayısı gün geçtikçe artan uyduları bozabilir yada bunlara kötü şekilde zarar verebilir.
Manyetik alan korumasının azalmasıyla uydularda meydana gelen hasarlar, elektrik şebekelerini kontrol eden uydu zamanlama sistemlerini etkileyebilir.
Bu şebekeler bozulabilir ve uzmanların onyıllar boyunca sürebileceğini tahmin ettiği, dünya çapındaki elektrik kesintilerine yol açabilir.
Elektrik şebekeleri çalışmadığı zaman, cep telefonlarını, ev aletlerini ve çok daha fazla şeyi kullanamayabiliriz. Birdenbire kesilen elektrikler yüzünden, hastaneler yedek güç kaynakları bulmak için mücadele edebilir ve çok sayıda yaşam tehlikeye girebilir.
GPS teknolojisi de tehlikeye girebilir ve bu durum, askerî operasyonlardan tutun da yol bulma kabiliyetimize kadar her şeyi etkileyebilir.
Ek olarak, özerk taşıtlar, yapay zeka ve hızlı şekilde ilerleyen diğer yeniliklerle birlikte, teknolojiye her gün daha bağımlı hale geliyoruz.
Kutup değişimi gerçekleştiği zaman, bu yenilikler günlük yaşantımızın sıradan bir parçası olabilirler ve karışıklık yaşama ihtimalimiz artabilir.
Verilerin her şeyi yönettiği bir çağda yaşadığımız doğru. İletişim kurma şeklimizden gezinme şeklimize ve hükümetlerimiz ile ciddi tesislerimizin işleme şekline kadar her şey, verileri gönderme ve depolama şeklimizde yatıyor. Bu yüzden eğer dünyanın uyduları hasar görürse veya işlevsiz hale gelirse, bildiğimiz yaşam sonsuza kadar değişebilir.
Ancak bu bir kıyamet günü tahmini değil. Kutuplar, bir noktada kaçınılmaz olarak yeniden yer değiştireceği için, bu ihtimali önceden peşin olarak kabul etmemezi, onun için hazırlanmamıza olanak sağlar.
Öncelikle uydu şirketleri, kutup değişimiyle mücadele etmek için uyduların nasıl hazırlanacağı konusunda birbiriyle fikir paylaşıp işbirliği yapmaya başlayabilirler.
Hükümet ve üniversite araştırmacıları, çabalarını, uç noktadaki radyasyona ve uzaydaki hava durumuna dayanmak üzere özel olarak tasarlanmış yeni uydular geliştirmeye odaklayabilirler.
Hükümetler, iş çevreleri ve topluluklar, eylem planları oluşturmak için bir araya gelebilirler.
Enerji depolama yolları bulabilir ve halkın kutup değişimi konusunda eğitilmesini sağlayabilirler. Böylece bu durum gerçekleştiğinde, yaygın bir panik yaşanmamış olur.
Dünya’nın kutupları milyonlarca yıldır yer değiştiriyor ve öngörülebilir bir gelecekte de böyle yapmaya devam edecekler. Yapabileceğimiz
en iyi şey şimdi hazırlanmak. Bu sayede söz konusu durum bir sonraki kez gerçekleştiğinde hazır oluruz.