Elon Musk'ın X'i, algoritma kodunu neden yayınladı?

X, yapay zekâ destekli yeni algoritma kodunu kamuoyuna sundu. Şirket, kullanıcı etkileşimini artırmayı hedefleyen bu güncellemeyle şeffaflık konusunda önemli bir adım attı.

21 Ocak 2026 Çarşamba 23:15
Teknoloji Haberleri

HABER MERKEZİ



X, sosyal medya dünyasında önemli bir değişime imza atarak "Sizin İçin" akışında kullanılan yeni algoritma kodunu kamuya açıkladı. Şirketin sahibi Elon Musk, bu adımla birlikte hem kullanıcı deneyimini geliştirmeyi hem de platformun şeffaflık ilkesini güçlendirmeyi amaçladıklarını belirtti. Yapay zekâ destekli bu algoritma, kullanıcıların platformda geçirdiği süreyi ve etkileşimi artırmayı hedefliyor. Kodun GitHub üzerinden erişime açılması, X'in algoritma değişikliklerini daha görünür ve takip edilebilir kılma vaadinin bir parçası olarak öne çıkıyor.

Yapay zekâ ile şekillenen yeni algoritma dönemi

X'in açıkladığı yeni algoritma, Kasım ayından bu yana tamamen yapay zekâ tarafından yönetiliyor. Elon Musk, bu değişimin ardından kullanıcıların platformda daha ilgili içeriklerle karşılaşmasını beklediklerini vurguladı. Şirketin ana hedefi, her kullanıcının ilgi alanlarına en uygun gönderileri görmesini sağlamak. Ortalama bir X kullanıcısının günde yalnızca 20-30 gönderiyle karşılaştığı düşünüldüğünde, algoritmanın kişiselleştirme kabiliyeti daha da önemli hale geliyor. Yapay zekâ, her kullanıcının geçmiş etkileşimlerini analiz ederek, en alakalı içerikleri öne çıkarmak için karmaşık bir değerlendirme süreci yürütüyor. Bu sayede, kullanıcıların platformda daha fazla zaman geçirmesi ve etkileşim oranlarının yükselmesi hedefleniyor.

Elon Musk, algoritmanın yönetimini tamamen yapay zekâya devretmelerinin ardından, sistemin teorik olarak daha iyi sonuçlar vermesi gerektiğini ifade etti. Ancak, algoritmanın karar mekanizmasında hâlâ insan rehberliği ve belirlenen kuralların etkili olduğunu da ekledi. Yapay zekâ, kullanıcı davranışlarını yorumlayıp önerilerde bulunurken, bu önerilerin çerçevesi insan eliyle çizilen kurallarla belirleniyor. Böylece, hem makine öğrenimi hem de insan faktörü bir arada çalışıyor.

Kodun paylaşılması ve şeffaflık tartışmaları

X, algoritma kodunu ilk kez 2023 yılında GitHub'da yayınlamıştı. O dönemde Elon Musk, kodda yapılacak tüm değişikliklerin düzenli olarak paylaşılacağı sözünü vermişti. Ancak, aradan geçen sürede kodda herhangi bir güncelleme yapılmadı. Bu durum, şeffaflık konusundaki vaatlerin tam anlamıyla yerine getirilmediği yönünde eleştirilere yol açtı. Şimdi ise, yeni algoritma kodunun tekrar paylaşılması, platformun şeffaflık iddiasını yeniden gündeme taşıdı. X'in bu kez kod tabanını güncel tutup tutamayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.

Algoritmanın GitHub üzerinden erişime açılması, yazılım geliştiriciler ve teknoloji meraklıları için önemli bir kaynak oluşturuyor. Kullanıcılar, algoritmanın nasıl çalıştığını ve hangi kriterlere göre içerik sıralaması yaptığını doğrudan inceleyebiliyor. Bu adım, sosyal medya platformlarında şeffaflık beklentisinin giderek arttığı bir dönemde, X'in sektördeki konumunu güçlendirme çabasının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ancak, kodun paylaşılması tek başına yeterli görülmüyor; düzenli güncellemeler ve açık iletişim, kullanıcı güveninin sağlanmasında kritik rol oynuyor.

"Sizin için" algoritmasının işleyişi ve kullanıcıya etkisi

X'in "Sizin İçin" algoritması, kullanıcıların platformda karşılaştığı içerikleri iki ana kaynaktan topluyor. Birincisi, kullanıcıların takip ettiği hesaplardan gelen gönderiler; ikincisi ise ağın dışından, kullanıcının ilgi alanlarına benzeyen içerikler. Thunder adı verilen ilk bileşen, takip edilen hesapların gönderilerini geçmiş etkileşimlere göre sıralıyor ve en çok etkileşim olasılığı bulunan içerikleri öne çıkarıyor. Bu sayede, kullanıcılar kendileriyle en ilgili içeriklere daha hızlı ulaşabiliyor.

Ancak algoritmanın bir diğer önemli özelliği, içerik üreticilerinin çeşitliliğini artırmaya yönelik olması. X, aynı içerik üreticisinin gönderilerinin tekrar tekrar görünmesini engellemeye çalışıyor. Böylece, takipçilerin her gün yalnızca belirli sayıda gönderiyi görmesi sağlanıyor. Çok sık paylaşım yapan kullanıcıların içerikleri, algoritma tarafından daha az gösteriliyor. Bu durum, takipçi kitlesi oluşturmak isteyen içerik üreticileri için yeni bir denge gerektiriyor. Takipçiler, "Takip Edilenler" akışına geçmedikçe, tüm güncellemeleri görme şansları azalıyor. X'in "Sizin İçin" akışını varsayılan zaman çizelgesi haline getirmesiyle, bu etki daha da belirginleşiyor.

Bu algoritmik yaklaşım, TikTok'un popülerleştirdiği sistemle benzerlik gösteriyor. Takipçi sayısının önemi azalırken, platform genelinde en iyi içeriklerin öne çıkarılması teşvik ediliyor. Ancak, takipçi kazanmak hâlâ algoritma açısından olumlu bir sinyal olarak kabul ediliyor. Yine de, içeriklerin erişimi ve görünürlüğü, daha çok etkileşim ve ilgiye dayalı olarak belirleniyor.

Yapay zekâ tabanlı phoenix ve grok sistemleri

X'in yeni algoritmasında öne çıkan bir diğer unsur ise Grok sıralı Phoenix akışı. Phoenix sistemi, kullanıcının son 128 gönderiyle olan etkileşimini analiz ederek, ilgi alanlarını tahmin ediyor. Bu analiz, akışın sürekli güncel ve kullanıcının en son ilgi alanlarına uygun olmasını sağlıyor. Makine öğrenimi tabanlı bu sistem, kullanıcıların beğendiği, izlediği ve etkileşimde bulunduğu içerikleri dikkate alarak, önerilerini buna göre şekillendiriyor.

Phoenix'in başarısı, X'in gönderileri nasıl kategorize ettiğine ve hangi içeriklerin ilişkili veya benzer olarak tanımlandığına bağlı. Şirket, davranışsal tahminlerin kullanıcı deneyimini daha değerli kılmasını amaçlıyor. Akışta yer alan içerikler, hem takip edilen profillerden hem de yapay zekâ önerilerinden oluşuyor. Sıralama kriterleri arasında beğeniler, yanıtlar ve yeniden paylaşımlar gibi etkileşim unsurları öne çıkıyor. Ayrıca, yeni algoritmada bekleme süresi ve video izleme sürelerinin de daha fazla ağırlık kazandığı belirtiliyor. Bu, özellikle video ve uzun biçimli içeriklerin erişimini artıran bir unsur olarak öne çıkıyor.

İçerik üreticileri için yeni kurallar ve öneriler

Yeni algoritma ile birlikte, içerik üreticilerinin dikkat etmesi gereken bazı önemli noktalar bulunuyor. Çok sık ve kısa aralıklarla paylaşım yapmak, algoritma tarafından cezalandırılıyor. Bu nedenle, gönderilerin aralıklı ve özenli şekilde paylaşılması öneriliyor. Ayrıca, tekrar eden içeriklerin erişimi de sınırlandırılıyor. Aynı içeriğin sürekli yeniden paylaşılması, görünürlüğü olumsuz etkiliyor.

Gönderi yorumlarına yanıt vermek, algoritma açısından olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Ancak, dış bağlantı içeren paylaşımlar hâlâ erişim kısıtlamalarına tabi tutuluyor. Gönderilerin güncel olması da önemli; eski içerikler, algoritma tarafından daha az gösteriliyor. Kullanıcıların sessize alınması veya engellenmesi ise, erişimi azaltan olumsuz göstergeler arasında yer alıyor. Bazı kullanıcılar, belirli göndericilere yönelik oluşturulan engelleme listelerinin de algoritmada dikkate alındığını ve bu nedenle erişimin azalabileceğini belirtiyor.

Kullanıcı etkileşimi ve algoritmanın performansı

Yeni algoritmanın devreye alınmasının ardından, X'in ürün müdürü Nikita Bier, özellikle yeni kullanıcıların platformda geçirdiği sürede artış gözlemlendiğini açıkladı. Bu gelişme, algoritmanın etkileşimi artırma hedefine kısmen ulaştığını gösteriyor. Ancak Elon Musk, algoritmanın mevcut performansından tam anlamıyla memnun olmadığını ifade etti. Musk, algoritma koduna yönelik eleştiriler karşısında, "Evet, algoritma berbat" şeklinde kısa ve net bir açıklama yaptı. Bu yorum, sistemin hâlâ geliştirilmesi gereken yönleri olduğunu ortaya koyuyor.

Yapay zekâ destekli algoritmanın kullanıcı davranışlarını analiz ederek önerilerde bulunması, sosyal medya platformlarında yeni bir standart haline gelmeye başladı. X'in bu alandaki yenilikçi yaklaşımı, hem kullanıcı deneyimini hem de içerik üreticilerinin stratejilerini doğrudan etkiliyor. Algoritmanın sürekli güncellenmesi ve şeffaf bir şekilde paylaşılması, platformun güvenilirliğini artırma yolunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Sonuç olarak, X'in yapay zekâ destekli yeni algoritma kodunu paylaşması, sosyal medya alanında şeffaflık ve kullanıcı odaklılık açısından dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. Platformun bu adımı, hem kullanıcıların hem de içerik üreticilerinin davranışlarını şekillendirecek yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor. Algoritmanın performansı ve kullanıcı deneyimine etkisi ise, önümüzdeki dönemde daha net bir şekilde ortaya çıkacak.