HAVELSAN Genel Müdürü ''Yerli ve milli teknoloji olmadan güvende değiliz''

Milli Güvenlik ve Siber Tehditler" panelinde konuşan HAVELSAN Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, sibergüvenlikteki mücadelede kötüler ve iyilerin olduğunu belirterek, "Kötüler tarafından her gün yeni saldırı ve tehditler ortaya çıkartılıyor,iyiler de geliştirdikleri teknolojilerle bu saldırı ve tehditlerin önüne geçiyor." dedi.

9 Aralık 2016 Cuma 07:00
Teknoloji Haberleri

AA


Türkiye Bilişim Derneği (TBD) 33. Ulusal Bilişim Kurultayı kapsamında
 düzenlenen, "Milli Güvenlik ve Siber Tehditler" konulu panelde konuşan Atalay,
 Türkiye'de siber güvenlik konusunda farkındalığın birkaç yıl öncesine göre çok
 iyi durumda olduğunu, ancak yapılacak daha çok iş bulunduğunu söyledi.    
 
   Siber güvenlik konusunun teknoloji, süreçler ve insan olmak üzere üç
 boyutunun bulunduğunu ifade eden Atalay, Havelsan'ın içinde yer aldığı teknoloji
 boyutunda yerlilik ve milliliğin önemine dikkati çekti.    
 
  Teknolojinin araç olduğu siber güvenlik konusunun en önemli boyutunu
 insanın oluşturduğunu belirten Atalay, "Dünya üzerinde 1,5 milyon siber güvenlik
 uzman açığı var. Hatta bunun 2 milyon olduğunu söyleyen var. Türkiye, dünya
 üzerinde yüzde 1'lik yer işgal ediyor, dolayısıyla Türkiye'de 15 bin siber
 güvenlik uzmanı açığı olduğunu söyleyebiliriz. Kaç bin derseniz deyin, o açığın
 kolay kolay giderilmesi mümkün gözükmüyor." diye konuştu.      
 
   İnsan kaynağı açığının kapatılması konusunda yapılacak çok şey
 bulunduğunu anlatan Atalay, siber güvenliğin risk yönetimi olduğunu ve iyi
 yönetilmesi gerektiğini vurguladı.    
 
   Atalay, siber güvenlikte teknolojiyi bisiklete benzeterek, "Ayakta
 kalmak için sürekli pedala basmak gerekiyor." dedi.    
 
  Siber güvenlikteki mücadelede kötüler ve iyilerin olduğunu dile
 getiren Atalay, saldırıları gerçekleştirenlerin kötüler, saldırıyı önlemeye
 çalışanların iyiler olduğunu, tarih boyunca devam eden kötülerle iyiler
 arasındaki mücadelenin burada süreceğini söyledi. Atalay, "Kötüler tarafından her
 gün yeni saldırı ve tehditler ortaya çıkartılıyor, iyiler de geliştirdikleri
 teknolojilerle bu saldırı ve tehditlerin önüne geçiyor. İyiler, kötülerin önünde
 gidiyor, henüz kötüler öne geçemedi." değerlendirmesinde bulundu.      
 
   Teknolojide siber güvenliğin, yerli ve milli çözümler olmadan
 sağlanamayacağını ifade eden Atalay, bu olayın hassasiyeti dolayısıyla siber
 güvenlikte satın alınan teknolojinin özellikle kritik zamanlarda kime hizmet
 ettiğinin bilinemeyeceğini kaydetti.  
   
    "Kişisel verilerin çalınmasında Türkiye, en çok darbe alan ikinci
 ülke"      
 
   IBM Türk Genel Müdürü Defne Tozan da birçok DDOS atağı alan
 Türkiye'nin özellikle verilerin çalınması konusunda ciddi sorunlar yaşandığına
 dikkati çekerek, dünyada kişisel verilerin çalınması konusunda Türkiye'nin en çok
 darbe alan ikinci ülke olduğunu belirtti.  
   
  IBM'in bu konuda güvenlik çözümleri sağlayan bir şirket olduğunu dile
 getiren Tozan, siber güvenlik çözümlerine çok katmanlı bakılarak, korunması
 gereken konuların belirlenmesini istedi.      
 
   Altyapı, sistemler, işten ayrılan çalışanların erişim engeli, mobil
 kullanıcılar gibi konularda korunmanın olup olmadığına bakılması gerektiğini
 bildiren Tozan, Türkiye'de birçok konuda farkındanlık bulunduğunu, ancak alınacak
 yolun uzun olduğunu kaydetti.      
 
Türk Elektronik Sanayicileri Derneği Başkanı Sıddık Yarman da donanım
 ve yazılım konusundaki kayıp kaçakların belirlenmesi gerektiğini bildirdi.      
 
   Bilişim sektöründe özel yerli kurumların da yer alması gerektiğini
 ifade eden Yarman, söz konusu şirketlerin başvuruyla belirlenmesi ve şirketlere
 dünya çapında geçerliliği olan sertifika verilmesi gerektiğini söyledi.