Milli Muharip Uçak KAAN için yerli motor devrimi! Geri sayım başladı

Milli Muharip Uçak KAAN için kritik bir adım daha atılıyor. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen APU-60, uçağın ana motorlarını çalıştırmadan önce ihtiyaç duyulan gücü sağlayacak. 2026 yılının ilk çeyreğinde test faaliyetlerine başlanması planlanıyor.

2 Şubat 2026 Pazartesi 15:25
Teknoloji Haberleri

AA



Milli Muharip Uçak KAAN'a ana motor çalıştırılmadan önce ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayacak yerli yardımcı güç ünitesinin ilk entegrasyonu yıl içerisinde yapılacak.

Türkiye, havacılığın her alanında olduğu gibi motor ve güç sistemlerinde de konumunu güçlendirmek için çalışmalar yürütüyor. İHA'lardan helikopterlere, eğitim uçaklarından 5'inci nesil muharebe uçaklarına uzanan geniş bir yelpazede yürütülen çalışmalar, motor teknolojilerinde de karşılığını buluyor.

Türk savunma sanayisi bünyesinde faaliyet gösteren TRMOTOR da hava araçlarına yönelik ana motor ve yardımcı güç sistemleri alanında sürdürülebilir, yerli ve milli, yüksek teknoloji ürün ve hizmetler sunma misyonuyla çalışmalarını yürütüyor. Şirket, savunma sanayi platformlarının itki ve güç sistemleri ihtiyaçlarında dışa bağımlığı sonlandıracak teknoloji ve altyapıyı geliştirme, global ölçekte rekabetçi bir oyun kurucu olma vizyonuyla hareket ediyor.

TRMOTOR, gaz türbinli motor teknolojileri ve güç sistemleri alanında tasarım, geliştirme, üretim ve doğrulama kabiliyetlerini ülkeye kazandırmaya odaklanan bir teknoloji merkezi olarak öne çıkıyor.

2017-2021 döneminde Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu milli ve özgün güç sistemleri alanında AR-GE ve teknoloji yapılanmasına yönelik roller üstlenen TRMOTOR, 2021'de 5'inci nesil Milli Muharip Uçak KAAN için kritik öneme sahip Auxiliary Power Unit (APU) ve Air Turbine Starter (ATS) sistemlerinin tasarım ve geliştirme iş paketini bünyesine kattı.

KAAN'ın ana motorunun kavramsal tasarım kontratını 2022'de imzalayan şirket, 2024'te KAAN'ın "kalbi" olan TF35000 motorunun geliştirilmesi amacıyla TEI ile konsorsiyum anlaşmasına imza attı. Bu süreçte TRMOTOR, APU ve ATS çalışmalarını da farklı platformlarla uyumlu şekilde genişletmek üzere yeni projeleri devreye aldı. 2025 yılında bir yerli platform için yürütülen sistem geliştirme çalışmalarında da kritik aşamaları tamamladı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayiinin GÖKVATAN dergisinde, yürütülen çalışmaların güncel durumu paylaşıldı. Buna göre, Türkiye'de ilk kez yerli ve milli imkanlarla geliştirilen APU-60 için ilk entegrasyonun 2026 yılı içerisinde yapılması planlanıyor.

APU-60, uçak ana motorlarını çalıştırmadan önce ihtiyaç duyulan gücü sağlayarak iklimlendirme ve aviyonik sistemlerin devreye alınması gibi kritik görevler üstlenecek. Sistemin test aşamaları devam ederken, KAAN'a entegrasyonuyla birlikte Türkiye'nin bu alandaki kabiliyet havuzu da genişlemiş olacak.

- KAAN'I GÖREVE HAZIRLAYACAK

Yardımcı güç ünitesi olarak da bilinen APU, hava platformları için kritik bileşenler arasında yer alıyor. Ana motora kıyasla daha küçük bir gaz türbinli motor olan APU, ana motorlar çalışmadan önce devreye girerek platformun aviyonik ve elektronik sistemlerinin enerji ihtiyacını karşılıyor.

APU'nun ürettiği basınçlı hava, bir diğer kritik bileşen olan ATS sistemine aktarılıyor ve ana motorun çalıştırma süreci başlatılıyor. ATS, aldığı basınçlı havayla içindeki türbini döndürüyor. Ardından ana motorun milini çevirerek ilk dönme hareketini sağlıyor ve motorun çalışması için gerekli başlangıç koşulları oluşuyor.

Harici yer ekipmanına ihtiyaç azaltan bu sistem bütünüyle operasyonel esneklik artıyor, yerde bekleme ve hazırlık süreçleri kısalıyor. Böylece daha bağımsız ve hızlı operasyon gerçekleştirmek mümkün oluyor.

- YENİ BİR ÇÖZÜM DAHA YOLDA

TRMOTOR, APU-60'ın yanında yeni bir yardımcı güç ünitesi üzerinde de çalışıyor. APU-40 adı verilen bu modelin uçak ve döner kanat platformlarına entegrasyonunun yapılması hedefleniyor. Böylelikle platformlar için kritik bir ekipmanın daha yerlileştirilmiş olacak. APU-40 projesinde çekirdek motor entegrasyon çalışmaları sürerken, 2026 yılının ilk çeyreğinde test faaliyetlerine başlanması planlanıyor.

Ana motoru çevreleyen alt sistemlerin geliştirilme süreçlerini sistem bütünlüğü odağında ele alan şirket, bu kapsamda elektrik-kontrol, yağlama, yakıt, ateşleme, aktivasyon, pnömatik ve dişli kutusu gibi yüksek hassasiyet gerektiren alanlarda uzmanlığını geliştirmeye devam ediyor.

- "BEKA MESELESİ"

TRMOTOR Genel Müdürü Osman Saim Dinç, konuya ilişkin değerlendirmesinde, motor teknolojilerinin stratejik niteliğine dikkati çekti.

Motor teknolojilerinin bugün yalnızca performans hesabı yapılan bir mühendislik başlığı olarak değil, bağımsızlık, sürdürülebilirlik ve tedarik güvenliğinin de kesişim noktası olarak önemini artırdığını vurgulayan Dinç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yerli motor çalışmalarını beka meselesi odağında değerlendiriyoruz. Bu durum, itki ve güç sistemlerinde kendi kabiliyetini oluşturmanın stratejik önemini daha da görünür kılıyor. Projelerle birlikte Türkiye'nin yerli havacılık motorları teknolojilerinde katalizör etki oluşturacak bir kabiliyet kazanımı da gerçekleşmiş olacak. Bu bilinçle Türkiye'nin bağımsız savunma sanayisine katkı sunan bir sorumluluk bilinciyle disiplinler arası teknoloji odağında çalışmalarımızı sürdürüyoruz."