34 yıl geçti ama... Keşfedilmeyi bekliyorum!
ABONE OL

Mahallenin Muhtarları ve Arka Sokaklar gibi uzun soluklu dizilerde rol alan, oyunculuğu kadar sporcu kimliğiyle de adından sıkça bahsettiren milli tenisçi Filiz Taçbaş’ın bu aralar keyfine diyecek yok. Oyunculukta tam 34 yılı geride bırakan Taçbaş, atv’de yayınlanan Eve Dönüş dizisindeki Cavidan karakteriyle izleyici ile buluştu. Sizin için usta oyuncuyla hoş bir sohbet gerçekleştirdik...

- Nasılsınız?

Uzun bir aradan sonra yeni bir diziye başladığım için heyecanlıyım, mutluyum. Cavidan’ı çok sevdim. Farklı bir karakter, genelde dram ağırlıklı anne rollerinde oynadığımdan benim için ters köşe bir rol. Hep böyle bir teklif gelmesi için bekledim işin açıkçası. Zaten kabul etmem de çok ilginç oldu. Gece konuştuk, senaryoyu okudum, sabah setteydim.

- “Rolümü sevdim” dediniz... Cavidan’ı biraz anlatır mısınız?

Sempatik, renkli, çok şey yaşayan çılgın bir kadın aslında...Hep  mücadele etmiş. Yalan söylemeyen sözünün eri bir kadın, tek zaafı para. Süslü, kokoş bir yanı var. Ben bayılıyorum bu süslü kadına çünkü hayatım boyunca çok sade olduğum için çok değişik geliyor. Gülerek, eğlenerek oynuyorum.

Sabırlı bir kadınım

- Hayatta da bu kadar sabırlı mısınız?

Ne olursa olsun beklerim ve sonunda hep iyisi olur. Her konuda sabırlıyımdır. Üç yıldır iyi bir rol çıksın diye bekledim. Beklediğimin karşılığını aldım.

- Reytingler etkiliyor mu sizi?

Çok etkiliyor. Seyirci de değişti galiba. Eskiden tahmin yapabiliyordunuz şimdi tutturamıyorsunuz. Bazen öyle şaşırıyorum ki! ‘Allah Allah nasıl olur ya!’ dediğim çok oluyor bu dönemde.

34 yıl sonra menajerim oldu

- 34 senenin özetini yaparsanız...      

11 sene Mahallenin Muhtarları, yedi sene de Arka Sokaklar dizisiyle geçti. Arada birkaç sinema filmi yaptım. En uzun arayı Eve Dönüş’ten önce verdim. Evlenince kendimi aileme adadım, bıraktım her şeyi. Çalışmadığım dönemde çok rahatsız oluyorum, kendimi işe yaramaz gibi hissediyorum. Yeni bir hayata başlayınca tekrar mesleğime dönmek istedim. 34 sene çok verimli ve güzel geçti diyebilirim. Olgunluk dönemini yaşıyorum ne istediğimi ne yapmam gerektiğini biliyorum. Mesela artık bir menajerim var. (Gülüyor)

- Farklı roller derken...

Daha önce bir filmde MS hastasını canlandırmıştım. Çok önemli bir roldü benim için... Bir deliyi oynamak istiyorum. Mesela, katil, dedektif de olabilir. Benim sporcu yanım olduğu için at biner, silah kullanırım. Hala kendimi keşfedilmemiş hissediyorum. Çok yakın dostlarım komedi oynamalısın diyorlar. Eğlenceli bir insanım. Komedi yapmak hep arzu ettiğim bir şey.

- Kızınız seyrediyor mu?

Ona sormuyorum, seyretmiyor çünkü. Diziler hiç ilgi alanı değil. Basınla hiç alakası yok. Sizi burada görse kaçar. (Gülüyor) Hiç hoşlanmıyor bu dünyadan.

- Tecrübeli bir isim olarak sektör için ne söylemek istersiniz?

Çok memnun değilim. Böyle ikilemdeyiz biz oyuncular. Çalışma şartları da çok önemli. Her şey dört dörtlük değil ama şu anda oyuncu olarak kendi durumumdan çok memnunum. Kamera arkası çalışanlar çok yoruluyor, ben onları düşünüyorum. Biz onlar kadar çalışmıyoruz ki.

- Estetiğe karşı mısınız?

Hayır hiç değilim. Arada botoks yaptırıyorum ama bu dönem yüzümle uğraşmıyorum çünkü Cavidan karakterini  bozmak istemiyorum. Böyle sevildi zarar görsün istemem.

Futbol oynamayı severim

- Spora devam ediyor musunuz?

Hep vardı ve hep olacak. Mayıs ayında takım şampiyonamız var. Hilside takımında oynuyorum. Ayrıca veteran milli tenisçiyim. Sporu ihmal edemem. İkinci hayatım benim. Tenis dışında futbol oynamayı da seviyorum. Seyretmeyi de çok severdim ama bu şike olaylarından sonra soğudum, güvenimi yitirdim.

- Hülya Avşar’la yaptığınız maçlar keyifli geçiyordur...       

Çok güzel geçiyor. Sürekli ben kazansam da (Gülüyor) eğleniyoruz. Bu aralar ikimiz de çok yoğunuz ama Hülya Cup başlarsa ben de varım demektir.

- Kösem dizisindeki rolü için çok eleştirildi...

Kösem’i Hülya için seyrettim. Çok başarılı. Her şeyin ikincisi risklidir. Muhteşem Yüzyıl gerçekten muhteşemdi. Hülya ile ne ilgisi var.

Aynı rol oyuncuyu tembel yapar

- Saygısızca davranıyorlar

Yeni oyuncular çok güzel, yakışıklı ve yetenekli. Bizim zamanımızda saygı çok önemliydi. Şimdi sektörde insanlara çok saygısızca davranıyorlar. Bu durum beni çok rahatsız ediyor. Benim için çay yapan arkadaşla oyuncu arkadaşım birdir. Sonuçta hepimiz bir görev için buradayız. Genç arkadaşlara hep diyorum ki “Tevazu gösterin, güler yüzlü olun. İnsanlara tepeden bakmayın.”

- Bir oyuncunun uzun süre aynı projede yer alması avantaj mı yoksa dezavantaj mı?

O rol oyuncunun üstüne yapışıyor. Ben Arka Sokaklar’da Rıza Baba’nın eşi Ayla’yı oynuyordum hala bana sokakta Ayla Hoca diye sesleniyorlar. Halbuki yepyeni bir iştesiniz başka karakterdesiniz artık o var hayatınızda. İnsan bir süre sonra monotonlaşıyor ve tembelleştiriyor. Aynı rolü canlandırınca insan ister istemez farklılıklar arıyor.