Modanın kalbinin attığı İtalya ve Fransa’da hazırladığı koleksiyonları ile ünlü mağazaların vitrinlerini süsleyen Filiz Güner, Türkiye’de 3 yıl önce kurduğu Qupra markası ile dikkatleri üzerine çekiyor. 20 yıldır dünyaca ünlü markalarla çalıştıktan sonra daha kurumsal olarak tasarım hayatına devam etmek için kendi showroomunu açan Güner, çalışan kadınlara yönelik kıyafetler tasarlıyor. Tasarımlarında özellikle Japon çizgilerini kullanan Güner, markanın stilini “Zerafet, kusursuzluk, kalite ve sofistike duruş” olarak özetliyor. Bu yaz PAMUUQ BY QUPRA koleksiyonu ile modaya yön verecek olan tasarımcı Filiz Güner ile bir araya geldik…

QUPRA KUMAŞI BANA İLHAM VERDİ
“Qupra ile çocukluk hayalimi gerçekleştirmiş oldum.” diyen Güner, moda tasarım eğitimi aldıktan sonra kendini gelişmek için yurt içinde ve dışında birçok markaya koleksiyon hazırlamış. Daha sonra kendi adı ile bir tasarım ofisi açan Güner, 2016 yılında markasını kurmuş. 41 yaşındaki başarılı modacı tasarım yapmaya nasıl başladığını şu sözlerle özetliyor: “Tasarım hep benim hayalimdi. İlkokul yıllarında resim derslerine ilgim oldukça yüksekti ve kumaşlara merak duyuyordum. Ailemde modayla ilgilenen kimse yok lakin ben modayı, bir şey tasarlayıp yapmayı hep çok sevmişimdir. Çok klişedir ama çocukken tüm bebeklerime kıyafet tasarlayıp giydirirdim. Hep söylenir ama gerçek bu. Bununla birlikte moda okulunda hazırladığım deri koleksiyonum büyük ilgi görünce birçok tekstil firmasına tasarımlar gerçekleştirip kendi ismimle yurtdışına koleksiyonlar hazırladım. Sonrasında kolları sıvadım ve 2012 yılında kendi tasarım atölyemi kurdum.”
Dünyanın birçok ülkesinde markasını modasever kadınlarla buluşturduğunu söyleyen Güner, bu işe başlarken en büyük hayalinin Qupra’yı bir dünya markası haline getirmek olduğunu söylüyor. “Her segmentten kadını giydirebilmek istiyorum. Arap ülkelerindeki moda haftalarından özel davetler alıyoruz. Bu zaman zarfı içinde inanılmaz bir ivme kazandık. Bu olumlu gelişmeler bizi de işimize karşı olumlu yönde motive ediyor ve dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz.” diyen Güner, markasına neden Qupra ismini verdiğini şöyle anlatıyor: “Qupra sektörde fazla kullanılmayan rahat ve sağlıklı bir kumaş türü. Aynı zamanda çok özel bir iplik. Ürünlerimi tasarlarken hep bu kumaştan faydalandım. İsim konusunda da aynı şekilde sevdiğim ve tasarımlarımda da bolca kullandığım bir kumaş olduğu için tercih ettim.”
ORTADOĞU ÜLKELERİNİN İLGİSİ FAZLA
Özellikle Ortadoğu ve Arap ülkelerinde tasarımları çok beğenilen Qupra markası, yurt içinde çok geniş bir ağa sahip olmak ile birlikte Avrupa’da da hızla büyümeye devam ediyor. Arap ülkelerinin tasarımlarına neden bu kadar ilgi gösterdiğini soruyorum Filiz Hanım’a. Şöyle yanıtlıyor: “Qupra’nın dört senede kendine has bir tarzı oluştu. Farklı olmayı hedeflemiştik ve bu hedefi yakaladık. Araplar da sıradan olmak yerine farklı olmayı, modernliği yakalamayı aynı zamanda da gösterişli olmayı istedikleri için tasarımlarımıza ilgi gösterdiler.” Yurt dışına hazırladığı tasarımların kendisine büyük katkı sağladığını belirten Güner, “Yurtdışında birçok firmaya danışmanlık hizmeti verip koleksiyon hazırladım. Bundan dolayı yurtdışı seyahatlerine ağırlık verip araştırmalar yaptım. Bu da trendlere daha önceden hakim olmamı sağladı. Koleksiyonlarıma farklılık katıp daha giyilebilir tasarımlar yapmamı sağladı.” şeklinde konuşuyor.
Yurtdışında birçok firmaya danışmanlık hizmeti verip koleksiyon hazırladım. Bu da trendlere daha önceden hakim olmamı sağladı. Böylece Qupra’nın kendine has bir tarzı oluştu.
GÜNÜN HER SAATİNE UYGUN TASARIMLAR
Modacı Filiz Güner, kadınların hem rahat edeceği hem de şık görüneceği parçalar hazırlıyor. Bir kadının günlük yaşantısında, gece davetlerinde ve haftasonlarında, yani günün her saati kullanabileceği pek çok tasarımlarının olduğunu belirten Güner, “Şu an aslında hepimizin aradığı fonksiyonellik, rahatlık, özgünlük ve şıklık koleksiyonlarımızın tamamında mevcut.” diyor.
MODA HER ŞEYİ GİYMEK DEĞİL
İş hayatı genellikle yoğun ve hareketli geçtiği için daha çok rahatlığı ön planda tutacak kıyafetler tercih ettiğini dile getiren Güner, moda ile ilgili şunları söylüyor:
“Moda her şeyi giymeyi gerektirmez. Bana göre moda insanın taşıyabildiğini giymesidir.” Güner, moda için renkler de dahil olmak üzere kendi çizgisinin dışına çıkmadığını vurguluyor.
TASARIMLARDA JAPON ETKİSİ
Japonların gelenekçi ve minimalist çizgilerinden iham alarak Qupra’nın ilk koleksiyonunu hazırlayan Güner, sonraki tasarımlarında da bu etkinin devam ettiğini söylüyor. Tasarımlarına her sezon farklı bir tema ve grup ilave ettiğini vurgulayan Güner, “Yaz sezonunda sıcak havalar için pamuktan ilham alıp organik bir grup hazırladık. İsmini de PAMUUQ BY QUPRA yaptık. İlkbahar-yaz koleksiyonunun sonuna gelmek üzereyiz. Yaz sezonumuz epey renkli ve ışıltılıydı. Marka olarak sıcak tonları kullanmayı sevdiğimiz için fuşya, sarı, turuncu renkler koleksiyona hakim. Şu anda sonbahar-kış sezonuna hazırlık yapmaya başladım.” Türk kadınlarının günlük hayatlarında Avrupalı kadınlardan daha şık giydiğini belirten Güner ileriye dönük hedefleri ile ilgili şunları söylüyor: “İç ve dış piyasada pazar ağımızı genişletmek ve mağazalaşmak hedeflerimiz arasında. Mağazalaşma hedefimiz için ilk adımı atmaya başladık. Yakında güzel haberlerimiz var.”