Tarih sayfalarında 16 ve 17’nci yüzyıllarda Avrupa’nın kaderi iki hanedanın elindeydi; Habsburglar ve Osmanlılar. Habsburgların başkenti Viyana aynı zamanda Avrupa’da Osmanlı askerinin görülebildiği son nokta idi. Viyana’nın Osmanlılar tarafından fethedilmesi sadece en önemli rakip hanedanının tasfiyesini getirmekle kalmayacak Orta Avrupa’dan Batı Avrupa’ya doğru Türklere yeni bir yayılma alanı da açılacaktı. Bu gerçekleştiğinde Avrupa tarihi çok farklı şekillenecekti. Osmanlı Viyana kapılarına kadar iki kez dayansa da başarılı olamadı. Ancak tarih ne kuşatmaları ne de Osmanlı askerlerini unutmadı. Avusturya’nın başkenti Viyana’da bulunan Arsenal Askeri Tarih Müzesi, 16’ncı yüzyıldan itibaren farklı dönem ve savaşlara ait, aralarında Osmanlı’nın savaş araç gereçlerinin de olduğu yaklaşık 1.5 milyon sanat eserine ev sahipliği yapıyor. Müze, başta II. Viyana kuşatmasından kalan Osmanlı silah ve askeri mühimmatı olmak üzere, daha sonraki dönemlerde Habsburg hanedanlığı ve Osmanlı İmparatorluğu arasında gerçekleşen birçok savaştan elde edilen 100’ün üzerinde kılıç, hançer, ok ve sancak gibi savaş araç ve gereçlerini de bünyesinde barındırıyor. Fotoğrafta Osmanlı ordusunda kullanılan bir adet tabanca görünüyor.
SULTAN’IN AY TAKVİMİ
Müzenin, yıllık 100 binin üzerinde ziyaretçi çektiğini belirten Arsenal Askeri Tarihi Müze Müdürü Doktor Christian Ortner, “Arsenal Askeri Tarihi Müzesi belki de, Türkiye dışında en çok Osmanlı eserini bünyesinde barından müzedir. Bu durum bizi ayrıca çok gururlandırıyor.” şeklinde konuştu. Müzede dikkat çeken en önemli eserler arasında II. Viyana kuşatması ve daha sonra 1699’da yapılan Karlofça Antlaşması’na kadarki dönemde Osmanlı ordusundan ele geçirilen, ok, yay, tüfek, top, sancak, çadır gibi unsurların yanı sıra Sultan II. Mustafa’ya ait mühür ve bir adet Osmanlıca ay takvimli saat yer alıyor. Müzenin tarihi ve envanterini tanıtan kitapçıkta, 1697’de yapılan Zenta Savaşı’nda Savoy Prensi Eugen tarafından ele geçirilen Sultan II. Mustafa’ya ait mührün üzerinde “Mehmet Han’nın oğlu Mustafa, her daim galip” ifadesinin yer aldığı kaydediliyor.
OKLAR 300 METREDEN VURDU
Avrupa ordularının aksine Osmanlı’da 16. ve 17’nci yüzyılda hala yay ve okun kullanıldığının belirtildiği ve yay yapımında kullanılan unsurlara ve yayın üretiliş şekline övgülerin sıralandığı kitapçıkta, Osmanlı askerinin bir dakikada 15 ok attığı ve okların yaklaşık 300 metreye kadar etkili olduğu vurgulanıyor. Osmanlı eserlerinin sergilendiği bölümde, özellikle sedef kakmalı tüfekler, çeşitli boyutlarda tabancalar, tuğlar, hançerler, kalpaklar ve Kelime-i Tevhid yazılı sancak göze ilk çarpanlar arasında yer alıyor. Müze, aynı zamanda I. Dünya Savaşı döneminden kalma Osmanlı askerine ait silah, üniforma ve dönemin önemli şahsiyetlerinden Enver Paşa ve Sultan I. Vahdettin’e ait nişan, kabartma ve süs eşyalarını da ziyaretçilerin ilgisine sunuyor.