AP'deki Sol Grup'tan Belçikalı milletvekilleri Rudi Kennes ve Marc Botenga, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, üye ülkelerin AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nı askıya alamamasını değerlendirdi.
Botenga, anlaşmanın askıya alınmamasını "çok büyük bir utanç" olarak nitelendirdi.
AB'nin, İtalya'da her iki yılda bir yapılan Venedik Bienali'ne Rusya'nın katılmasına izin verildiği için yaptırım kararı aldığını anımsatan Botenga, "Ancak Lübnan'da köyleri bombalayan, Filistin'de etnik temizlik yapan İsrail'e karşı yaptırım kararı alamıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Botenga, "AB'nin kendi prensiplerine sahip çıkmaması çok büyük bir skandal" diyerek, İsrail-AB Ortaklık Anlaşması'nın insan hakları ilkelerine dayandığını anımsattı.
AB-İsrail ortaklığını bir "yalan" olarak nitelendiren Botenga, AB ülkelerini uluslararası hukuka saygı duymamakla suçladı.
AP milletvekili Kennes de anlaşmanın askıya alınamamasının, büyük bir skandal olduğunu belirterek, öte yandan AP üyesi olarak bu tür gelişmelere alışkın olduğunu dile getirdi.
AP'nin hala Gazze'deki yaşananları "çatışma" olarak adlandırmaya devam ettiğini ve olanlara "soykırım" diyemediğini vurgulayan Kennes, "Bu saçmalık." dedi.
Kennes, AB'nin çok hızlı bir şekilde güvenilirliğini kaybettiğinin altını çizerek, "Yani nasıl olur da AB olarak bir rejime uluslararası hukuka uyması, kurallara göre davranması gerektiğini söylerken, aynı anda kendiniz bunu ihlal edebilirsiniz?" ifadesini kullandı.

Bu tür çifte standartlardan herkesin bıktığına dikkati çeken Kennes, "Bu gerçekten büyük bir skandaldır ve yaşananlardan dolayı utanmaları gerekir. Çünkü sadece bugün uluslararası hukuku ihlal etmekle kalmıyorlar, aynı zamanda Avrupa'daki gelecek nesillerin de omuzlarına bugün yaşananların sorumluluğunu yüklüyorlar." görüşünü paylaştı.
AB'nin büyük bir lobinin etkisi altında olduğunu, ancak bir taraftan da baskıyı hissettiğini belirten Kennes, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Eminim ki (AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi) Kaja Kallas ya da (AB Komisyonu Başkanı) Ursula von der Leyen gibi isimler uluslararası hukuk ihlalleri ve insani krizler nedeniyle geceleri çocuklarını nasıl öpüp yatıracaklarını kendileri de sorguluyordur."