Başkan Erdoğan'ın Suudi Arabistan ve Mısır çıkarması telaşlandırdı: Çember daralıyor
ABONE OL

Türkiye'nin son dönemde attığı diplomatik adımlar İsrail basınında yakından izlenmeye devam ediyor. Başkan Erdoğan'ın Suudi Arabistan ve Mısır'a gerçekleştirdiği ziyaretler, Tel Aviv kulislerinde "çember daralıyor" yorumlarına yol açarken, Ankara'nın bölgesel hamlelerinin net bir mesaj içerdiği vurgulanıyor.

Başkan Erdoğan'ın Suudi Arabistan temaslarının ardından Kahire'ye gerçekleştirdiği ziyaret, İsrail merkezli medya kuruluşlarının gündeminde geniş yer buldu.

Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Gazze konusunda Türkiye ile Mısır arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. Erdoğan, "Gazze'nin yeniden imarında da Mısır ile birlikte çalışmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Ziyaret kapsamında Ankara ile Kahire arasında çeşitli anlaşmalar imzalanırken, Erdoğan iki ülke arasındaki ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda temasların kararlılıkla süreceğini belirtti.

İSRAİL BASINI: ANKARA'DAN TEL AVİV'E MESAJ

Tüm bu gelişmeleri değerlendiren Tel Aviv merkezli Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail'in Suudi Arabistan ile normalleşme sürecinin yavaşladığı ve Mısır ile ilişkilerinin soğuduğu bir dönemde Türkiye'nin attığı adımların dikkat çekici olduğunu yazdı. Gazete, Türkiye'nin bölgedeki iş birliği anlaşmalarının Tel Aviv'e açık bir uyarı niteliği taşıdığını ifade etti.

"ANKARA ZORU BAŞARDI"

İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nden uzman Galia Lindenstrauss da gazeteye yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin son yıllarda bölge ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmeye odaklandığını belirtti. Lindenstrauss, "Mısır, ilişkileri onarmak açısından en zor ülkelerden biriydi. Ancak Ankara bunu başardı. Bugün Türkiye-Mısır ilişkileri çok daha istikrarlı bir noktada" dedi.

Türkiye'nin özellikle insansız hava araçları alanında önemli bir savunma sanayi aktörüne dönüştüğünü vurgulayan Lindenstrauss, Suudi Arabistan'ın sadece İHA satın almadığını, aynı zamanda üretim ve güvenlik alanında da Türkiye ile iş birliği yaptığını hatırlattı. Bu durumun, ABD'ye bağımlı olmak istemeyen ve Çin ile Rusya'ya mesafeli yaklaşan bölge ülkeleri için Ankara'yı cazip bir ortak haline getirdiğini söyledi.

"DOĞU VE BATI İÇİN GÜVENİLİR ADRES"

ABD'nin bölge ülkeleri nezdinde eskisi kadar güvenilir görülmediğine işaret eden Lindenstrauss, Türkiye'nin son dönemdeki iş birlikleri ve savunma ihracatları sayesinde hem Batı hem de Doğu için "güvenilir bir liman" konumuna yükseldiğini dile getirdi.

Gazze konusuna da değinen İsrailli uzman, Türkiye ve Mısır'ın bu alandaki iş birliğini sürdürme iradesini açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Eylül ayında iki ülkenin 13 yıl aradan sonra ortak tatbikat yapmasının da Tel Aviv'de yakından izlendiğini aktaran Lindenstrauss, "Ankara'nın bu adımlarla İsrail'e vermek istediği mesajın dikkatle okunması gerekir" değerlendirmesinde bulundu.

"TÜRKİYE GÜÇLENİYOR, İSRAİL YALNIZLAŞIYOR"

Lindenstrauss, Türkiye'nin bölgesel ilişkilerini güçlendirmesinin İsrail'de endişeyle karşılandığını belirterek, "Türkiye bağlarını kuvvetlendirirken İsrail'in bölgedeki izolasyonu artıyor. Suudi Arabistan ile normalleşme sürecinden uzaklaştık, Riyad da Ankara'yı denkleme dahil etti. Türkiye'nin attığı adımlar Tel Aviv'de çevrelendiğimiz algısını güçlendiriyor" ifadelerini kullandı.