BM'den Güney Sudan uyarısı: İnsani acıların hafifletilmesi en önemli şey
ABONE OL

Lowcock, BM Cenevre Ofisi'nde düzenlediği basın toplantısında, iki hafta önce Güney Sudan'ı ziyaret ettiğini, insani krize yönelik hükümet ve muhalefet yetkilileriyle ayrı ayrı görüştüğünü söyledi.

Ülkedeki çatışmaların 5'inci yılına girdiğini anımsatan Lowcock, "Sıradan insanlar akıl almaz derecede acı çekiyor. Barış sürecinde şu ana kadar hiçbir ilerleme olmadı. Çatışmalar devam ediyor ve ekonomi çöktü." diye konuştu.

"Güney Sudan'da bu yıl 7 milyon kişinin insani yardıma ihtiyacı var." ifadesini kullanan Lowcock, sıkıntının giderek derinleştiğine işaret etti.

Lowcock, ülkede görüştüğü herkesin öncelikle barış istediğini, çatışmalar sonlandırılmadan insanların acı çekmeye devam edeceğini vurgulayarak, "İnsani acıların hafifletilmesi için şiddetin sona erdirilmesi ilk ve en önemli şey." dedi.

Lowcock, BM olarak gerek Güney Sudan'da gerekse komşu ülkelerdeki Güney Sudanlı sığınmacılara insani yardım ulaştırmak için uluslararası finansman desteğine ihtiyaç duyduklarını dile getirdi.

- "Dünyanın en tehlikeli yerlerinden biri"

Güney Sudan'a insani yardım ulaştırmanın zorluklarına da dikkati çeken Lowcock, şöyle konuştu:

"Yardım kuruluşları, ülkede çatışan tüm tarafların taciz, gasp, yağma, adam kaçırma, cinayet, haraç ve diğer suçlarına maruz kalıyor. Güney Sudan insani yardım çalışanları için dünyanın en tehlikeli yerlerinden biri. Yardım çalışanlarına karşı işlenen suçlar cezasız kalıyor."

Lowcock, bir soru üzerine de Güney Sudan'dan komşu ülkelere göçün hala devam ettiğini aktardı.

Etiyopya, Sudan, Kenya ve Uganda gibi komşu ülkelere sınır kapılarını açık tutmalarından dolayı teşekkür eden Lowcock, bölgeye BM barış gücü gönderilmesi kararını da sadece Güvenlik Konseyinin alabileceğini kaydetti.

Sudan'dan 2011'de ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Güney Sudan, Devlet Başkanı Salva Kiir Mayardit'in 16 Aralık 2013'te yardımcısı Riek Machar'ı "darbe teşebbüsü" iddiasıyla görevden almasının ardından iç savaşa sürüklenmişti.

Hükümetlerarası Kalkınma Otoritesi gözetiminde yürütülen barış görüşmeleri sonucu 17 Ağustos 2015'te taraflar arasında anlaşmaya varılsa da başkent Cuba'da 8 Temmuz 2016'da çatışmalar yeniden patlak vermişti.