Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in, "Avrupa kıtasını Rus, Türk veya Çin etkisine bırakmamalıyız" şeklindeki açıklaması, Türkiye-AB ilişkilerine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Ancak dış basında yer alan analizler, von der Leyen'in bu yaklaşımının aksine, Türkiye'nin özellikle Batı Balkanlar'daki varlığının AB için bir tehdit oluşturmadığını, aksine bölgede kritik bir denge unsuru olduğunu vurguladı

AB Komisyonu Sözcüsü Paula Pinho, von der Leyen'in ifadelerinin doğrudan Batı Balkanlar'a yönelik olduğunu belirtti.
Türkiye'nin aday ülke statüsü gereği bölgeye karşı sorumluluk taşıdığını ifade eden Pinho, Ankara'nın etkisinden rahatsızlık duyulmadığını vurguladı.

"TÜRKİYE İSTİKRARI DESTEKLİYOR"
The Caspian Post'ta yayımlanan analizde ise AB'nin Batı Balkanlar'da Türkiye'nin etkisine neden ihtiyaç duyduğu ele alındı.
Analize göre Türkiye, bölgede istikrarı destekleyen doğal bir aktör konumunda bulunuyor.
Ankara'nın yokluğunda oluşacak güç boşluğunu Avrupa'nın tek başına dolduramayacağı belirtilirken, Türkiye'nin barışın korunmasında kritik rol oynadığı ifade edildi.
"TÜRKİYE'NİN YATIRIMLARI DOĞRUDAN KATKI SAĞLIYOR"
Analizde, Türkiye'nin 14. yüzyıldan bu yana Balkanlar'da kesintisiz bir varlık gösterdiği hatırlatıldı.
Bölgedeki Müslüman topluluklarla paylaşılan kültürel miras ve güçlü diplomatik ilişkiler, Ankara'nın etkisini artıran unsurlar arasında gösterildi.
Türkiye'nin aynı zamanda Balkanlar'ın en büyük ekonomisi olduğuna dikkat çekilen değerlendirmede, coğrafi yakınlığın da etkisiyle yapılan yatırımların bölge ülkelerinin kalkınmasına doğrudan katkı sağladığı vurgulandı.
"TÜRKİYE NADİR AKTÖRLERDEN BİRİ"
Türkiye'nin bölgedeki en güçlü aktörlerden biri olan Sırbistan ile geliştirdiği yakın ilişkilerin, bölgesel tansiyonu düşürdüğü ifade edildi. Ayrıca Bosna Hersek'te istikrarın korunmasına yönelik katkıları da öne çıkarıldı.
Analizde, Türkiye'nin farklı taraflarla eş zamanlı güven ilişkisi kurabilen nadir aktörlerden biri olduğu belirtilerek, "Türkiye, AB gibi Bosna'nın toprak bütünlüğünü desteklerken, Belgrad ile Saraybosna arasında diyalogu kolaylaştırıyor" değerlendirmesine yer verildi.
Türkiye'nin, NATO'nun Kosova'daki barış gücü misyonunun komutasını 2023'ten itibaren iki dönem üstlenmesi de bu rolün bir göstergesi olarak aktarıldı.

ORTAK VİZYON VURGUSU
The Caspian Post analizine göre, Türkiye'nin Balkan ülkelerinin AB üyeliğini desteklediği ve bu sürecin bölgesel istikrarı güçlendireceği görüşünü paylaştığı belirtildi. Bu durumun, doğrudan Türkiye'nin de çıkarına olduğu ifade edildi.
Analizde ayrıca Türkiye ile AB'nin Balkanlar konusunda büyük ölçüde benzer bir vizyona sahip olduğu vurgulanarak, Türkiye'nin kültürel ve ekonomik bağ kurma çabalarının tüm taraflara fayda sağladığı kaydedildi.
"TÜRKİYE AVRUPA İÇİN STRATEJİK ORTAK"
Analizde dikkat çeken bir diğer değerlendirme ise Türkiye'nin bölgedeki varlığının, diğer küresel aktörlerin etkisini sınırladığı yönünde oldu.
Türkiye'nin çekilmesi halinde oluşacak boşluğu AB'nin doldurmasının zor olacağı belirtilerek, bu durumda Çin veya Suudi Arabistan gibi aktörlerin devreye girebileceği ifade edildi.
Sonuç olarak dış basına göre Türkiye, Batı Balkanlar'da yalnızca etkili bir aktör değil, aynı zamanda Avrupa'nın istikrar hedefleriyle örtüşen stratejik bir ortak olarak öne çıkıyor.