Hizbullah'tan soykırımcı İsrail'e gözdağı... ''Sonuçları bizi ilgilendirmiyor''
ABONE OL

Lübnan resmi ajansı NNA'da yer alan habere göre Fadlallah, başkent Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesinde, soykırımcı İsrail saldırılarında ölen Hizbullah mensupları için düzenlenen anma töreninde konuştu.

Fadlallah, "İsrail ile yapılan müzakereler, tüm sonuçlarıyla birlikte bizi ilgilendirmiyor. Bunları uygulamayacağız ve uygulanmasına izin vermeyeceğiz." dedi.

Lübnan'ın savunulmasında silahlı mücadelenin devam edeceğine işaret eden Fadlallah, "Lübnan'daki direniş (Hizbullah), topraklarımızı özgürleştirmek, halkımızı savunmak ve ülkemizi korumak için alternatifi olmayan milli bir yoldur ve bu yol devam edecektir." ifadelerini kullandı.

Fadlallah, soykırımcı İsrail ordusunun Lübnan topraklarından çekilmesi gerektiğini vurgulayarak, Hizbullah'ın soykırımcı İsrail'i Lübnan topraklarından çıkmaya ve saldırılarını durdurmaya zorlayana kadar "geri adım atmayacağını ve her türlü komployu boşa çıkaracağını" ileri sürdü.

Beyrut ve Tel Aviv yönetimleri arasında yapılacak muhtemel bir anlaşma hakkında Fadlallah, "Varılacak her yeni anlaşma, ülkemize (soykırımcı İsrail'in) hiçbir şekilde saldırılmayacağını garanti etmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

SOYKIRIMCI İSRAİL İLE LÜBNAN ARASINDA BAŞLAYAN GÖRÜŞMELER

Lübnan ile soykırımcı İsrail arasında 30 yılı aşkın süredir kesintiye uğrayan üst düzey temas, 14 Nisan'da ABD'nin başkentinde yeniden kuruldu.

ABD Dışişleri Bakanlığında gerçekleştirilen toplantı, "1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçmişti.

Görüşmeye ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve soykırımcı İsrail'in Washington büyükelçileri katılmıştı.

Washington'daki temas, iki ülke arasında uzun süredir kapalı diplomatik kanalların yeniden açılması açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.

Taraflar, 23 Nisan'da da Beyaz Saray'da tekrar bir araya gelirken, ABD Başkanı Donald Trump Trump 3 haftalık ilave ateşkes süreci içinde Avn ile Netanyahu'yu Beyaz Saray'da ağırlamayı istediğini ve bu görüşmenin "tarihi" bir öneme sahip olacağını ileri sürmüştü.