İnsani yardımlara Siyonizm kıskacı: 53 uluslararası STK'dan kritik uyarı
ABONE OL

Aralarında Uluslararası Af Örgütü, Sınır Tanımayan Doktorlar ve Oxfam gibi uluslararası yardım kuruluşlarının bulunduğu 53 STK, İsrail'in getirdiği kayıt zorunluluğuyla ilgili ortak açıklama yayımladı.

Açıklamada, uluslararası STK'lerin, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs gibi işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki insani yardım ve kalkınma yardımlarının vazgeçilmez parçası olduğu belirtildi.

İsrail'in kayıt yapmayan uluslararası STK'lere 60 gün içinde Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze'deki faaliyetlerini durdurma zorunluluğu getirilmesinin, bağışçı ülkeler ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tepkiyle karşılandığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Ateşkese rağmen insani yardım ihtiyacı çok yüksek. Gazze'de her 4 aileden biri, günde bir öğün yiyecekle hayatta kalıyor. Kış rüzgarları on binlerce kişiyi yerinden ederken, 1,3 milyon kişinin acilen sığınacakları yerlere ihtiyacı var. Uluslararası STK'ler, Gazze'deki gıda ihtiyacının yarısından fazlasını, hastane faaliyetlerinin yüzde 60'ını, barınaklar ve gıda dışı yardım malzemelerinin dörtte üçünü, yetersiz beslenen tüm çocukların tedavilerini karşılıyor. Faaliyetlerinin durması, hastanelerin kapatılması, gıda yardımlarının durması, barınak hizmetlerinin çökmesi ve hayati hizmetlerin sona ermesi anlamına gelir. Batı Şeria'da devam eden askeri baskınlar ve yerleşimci şiddeti, yerinden edilenlerin sayısını artırıyor. Uluslararası STK'lerin engellenmesi, bu kritik dönemde hayati yardımların devamlılığını önemli ölçüde azaltacaktır."

Uluslararası STK'lerin faaliyetlerini değerlendiren objektif olmayan göstergelerin, pratikte insani yardımın nasıl yapıldığına ilişkin bilgi vermediğine de işaret edilen açıklamada, bu STK'lerin birçok standardı yerine getirmeye çalıştığı aktarıldı.

İnsani yardımların doğru miktarda, doğru zamanda ve doğru yerde yapılmasının önemi vurgulanan açıklamada, "7 Ekim 2023'ten bu yana 500'den fazla insani yardım çalışanı öldürüldü. Uluslararası STK'ler, kişisel verileri, insani ilkeler ve veri koruma yükümlülüğünü ihlal edeceği için çatışma taraflarına aktaramaz. Yanlış anlatılar, insani yardım kuruluşlarını gayrimeşru olarak gösterirken, personeli tehlikeye atıp yardım faaliyetlerini baltalar." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, İsrail'in kasten böyle bir politika belirlediğine de değinilerek, "İnsani yardım isteğe bağlı, koşullu ya da siyasi değildir. Uluslararası insancıl hukuka göre bir yükümlülüktür. Bu durum ayrıca İsrail'in işgali altındaki Filistin topraklarındaki yetkisini genişleterek tehlikeli bir emsal oluşturur." değerlendirmesinde bulunuldu.

Bu durumun, Filistin yönetiminin rolünü düzenleyen hukuki belgelere aykırı olacağına işaret edilen açıklamada, İsrail hükümetine, yeniden kayıt sürecini hemen durdurma ve insani yardım faaliyetlerini engelleyen önlemleri kaldırma çağrısı yapıldı.

Açıklamada, bağışçı hükümetlere İsrail üzerindeki etkilerini kullanma çağrısında bulunularak, bağımsız insani yardım çalışmalarının korunması gerektiğinin altı çizildi.

İmzacılar arasında İngiltere, ABD, Fransa, Kanada, İtalya, Danimarka, Japonya, İspanya, İsveç ve Norveç gibi ülkelerden STK'ler yer aldı.