İsrail siyasetinde gündeme gelen sıra dışı bir öneri, Yunanistan ve Ege Denizi üzerinden yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Eski Savunma Bakanı Benny Gantz'ın partisinden Avri Steiner'in, Ege'de Yunanistan'a ait bazı adaların satın alınarak "İsraillilere güvenli sığınak" haline getirilmesi önerisi, Türkiye açısından da dikkatle izleniyor.
Yunan basınında yer alan haberlere göre İsrail Ordusu'ndan general rütbesiyle emekli olan Steiner, olası bir savaş durumunda İsrail vatandaşlarının tahliyesi için Ege'deki ıssız adaların kullanılmasını önerdi. Planın finansmanının ise Yahudi Ulusal Fonu (JNF) tarafından sağlanması öngörülüyor.

Önerinin en tartışmalı boyutu ise yalnızca mülk edinimiyle sınırlı kalmaması. Steiner'in planında, uzun vadede bu adalar üzerinde "Tam egemenliğin devri" gibi uluslararası hukuk açısından son derece tartışmalı bir ihtimal de yer alıyor.
Bu durum, Ege'de zaten hassas olan dengeler açısından Türkiye'nin yakından takip ettiği bir gelişme olarak öne çıkıyor. Ancak böyle bir senaryonun hayata geçmesi hem NATO dengelerini hem de bölgesel güvenliği doğrudan etkileyebilir.
İddialara göre proje, İsrail'in büyük çaplı bir saldırıya uğraması halinde sivillerin hızla tahliye edilmesini amaçlıyor. Ege'deki bazı ıssız adaların bu kapsamda "İsrail halkı için yedek yaşam alanı" olarak değerlendirilmesi planlanıyor.
Ancak bu fikir, hem Yunanistan'ın toprak bütünlüğü hem de uluslararası hukuk açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor.

Atina yönetiminden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmezken, Tel Aviv siyasetinde görüş ayrılıkları dikkat çekiyor. İsrail içinde bazı çevreler öneriyi "Uç bir proje ve uygulanamaz" olarak değerlendirirken, bazı kesimler artan güvenlik kaygılarının böyle fikirleri gündeme getirdiğini savunuyor.
Bu arada söz konusu planın hayata geçme ihtimalinin düşük olduğu belirtilse de, Türkiye açısından asıl önemli noktanın Ege'deki statü tartışmalarının yeniden gündeme taşınması olduğuna dikkat çekiliyor.
Ankara'nın, Ege'de egemenlik ve askeri dengeyi etkileyebilecek her türlü girişimi yakından izlediği ve bu tür önerilerin bölgesel hassasiyetleri artırabileceği değerlendiriliyor.
