Komşu kabinesinde ''Türk Bakan'' hazırlığı! Türkiye kartı masaya kondu
ABONE OL

Bağımsız araştırmacı Dr. Mustafa Işık, Bulgaristan seçimlerinin ülke siyaseti açısından ne ifade ettiğini konu alan bir analiz kaleme aldı. Işık, komşu Bulgaristan'ın Türkiye ilişkileri için kabinede Türk bakanlara yer verilme ihtimali olduğunu söyledi.

Siyasal krizler eşliğinde son beş yılda sekizinci kez genel seçime giden Bulgaristan, siyasal istikrarını ve hükümetini aramaktadır. Hem Avrupa Birliği (AB) üyesi hem de Balkan ülkesi olan Bulgaristan, geçici hükümetlerle yönetildiği için uzun vadeli dış politika geliştirmekte zorlanmaktadır.

Bulgaristan siyasetini Balkanlar'daki jeopolitik eksende değerlendirdiğimizde Rusofil ve Avro-Atlantik ayrımını rahatlıkla görebilmekteyiz. Rusya-Ukrayna Savaşı, Bulgaristan siyasetinde Rusofil gruplarla AB ve NATO'ya yakın grupları karşı karşıya getirmiştir. Aynı zamanda iç siyasette yaşanan bu güç mücadelesi, eski ve yeni dış politika yönelimlerini bir daha sorgulatmıştır.

Bu bağlamda 2016'dan 2026'ya kadar Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Rumen Radev, ülke siyasetindeki krizlerin aşılması amacıyla Cumhurbaşkanlığından istifa etmiş, siyasi parti olarak "Progresivna Bılgariya/İlerici Bulgaristan" hareketini kurmuştur. Ülkedeki siyasal sistemin tıkandığını ifade eden Radev, parlamenter sistemi anayasal düzeyde kamuoyunda tartışmaya açmıştır.

Son 5 yılda hükümetlerin ömrünün 6 ila 8 ay olduğu Bulgaristan'da oligarşi ve yolsuzluğa karşı 1990'ların başındaki muhalefet gibi toplumsal bir blok oluşmuştur. Bu durum Rusofil ve Avro-Atlantik tartışmaların yanı sıra bir diğer temel mevzu olarak Bulgaristan siyasetinde yerini almıştır.

Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev

Sofya ve diğer şehirdeki yüz binleri aşan göstericiler, 19 Nisan seçimine giden yolu açmıştır. Komünizmin çöküşü sonrası demokrasiye geçişteki 1990'lı yıllardaki siyasal atmosfer kısmen bu süreçte canlanmıştır. Öte yandan tüm bu tartışmaların arasında levadan avroya geçen Bulgaristan, iktisadi ve ekonomik olarak yeni bir uyumlanma sürecine girmiştir. Siyasi partilerin ekseriyeti avroya geçmeyi uygun görürken Rusya yanlısı Vızrajdane (Yeniden Doğuş) Partisi, levada kalmayı milli kimlik bağlamında değerlendirmiştir.

Son 5 yıl içerisindeki süreç, 2013-2017 ve 1991-1994 arasındaki süreçlere çok benzemektedir. Siyasal model arayışı biçiminde ortaya çıkan bu seçim döngüsü, iç ve dış politikada uzun vadeli politikalar üretmenin önüne geçmektedir. Diğer yandan tekrar eden seçimler, siyasal yönelim ve toplumun davranışları bağlamında yeni ortaya çıkan siyasal oluşumların "tepki oyları" bağlamında desteklendiğini de göstermektedir.

Bulgaristan siyasetindeki AB ve NATO yanlısı partilerin kendi aralarındaki sorunlardan kaynaklanan hükümet kuramama problemi, Rusya yanlısı oluşumlara alan açmaktadır. Son seçimlerde yükselişte olan Rusya yanlısı Vızrajdane (Yeniden Doğuş) Partisinin 19 Nisan seçimlerinde yoğun oy kaybettiği görülmektedir. Bu durumun en önemli nedeni ise eski Cumhurbaşkanı Radev'in kurduğu Progresivna Bulgaria (İlerici Bulgaristan) oluşumunun, ideolojik ve taban olarak aynı kesimlere hitap etmesidir.

Milli bir kimlik olmasıyla ön plana çıkan Radev, son on yılda ülke içerisindeki en önemli siyasi aktör konumuna gelmiştir. Ülke içindeki oligarşiye karşı AB ve NATO yanlısı Değişime Devam (PP) ve Demokratik Bulgaristan (DB) partileri ile beraber ortak bir söylem geliştiren sosyalist tabanlı Radev, Bulgaristan'da devlet kurumlarının yeniden inşasını merkeze alırken Avrupa şüpheci (Eurosceptic) yaklaşımlarını da elden bırakmamıştır. Bu yönüyle Radev, eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban benzeri ulusalcı bir tavır ortaya koymaktadır.

BULGARİSTAN'DA İSTİKRARSIZLIĞIN KAYNAĞI NE?

Siyasi tıkanıklığın asıl nedeni, siyasi aktörler arasındaki güvensizlik ve uzlaşma eksikliğidir. Bu nedenle ülke istikrarına yapısal reformlar yardımcı olabilir fakat siyasal kutuplaşmanın azaltılması için öncelikle uzlaşma kültürüne ihtiyaç vardır. Komşu ülkelerdeki yaklaşımlara bakacak olursak Yunanistan, 2020 yılında parlamento seçimlerinde birinci gelen partiye ek milletvekili takviye ederek hükümetin kurulmasına müdahil olmuştur.

Buna benzer teklifler konuşulsa da Bulgaristan siyasetindeki ayrım hem yapısal hem de ideolojik durmaktadır. Bu bağlamda Cumhurbaşkanlığı makamı ile Başbakanlık arasındaki uyum, Bulgaristan siyasetinde önemli bir konuyu teşkil etmektedir. Son yıllardaki krizin bir diğer yönü ise ulusalcı-sosyalist tabanlı bir cumhurbaşkanının, Avro-Atlantik yönelimli hükümetlerle yaşadığı uyumsuzlukların, uzun vadede sistemsel bir soruna dönüşmesidir.

Seçim sonrası en olası hükümet senaryosunu değerlendirecek olursak Rumen Radev'in oluşumu olan "Progresivna Bılgariya/İlerici Bulgaristan" partisinin, hükümeti tek başına kurabilecek milletvekili sayısına sahip olduğu görülmektedir.

Kurulması beklenen hükümette Türk bakan olma ihtimali ve Meclisteki Türk ve Müslüman milletvekilleri, Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bir faktör olarak ön plana çıkmaktadır. Enerji arzı bağlamında Azerbaycan ve Türk dünyası ile ilgili dış politika geliştirmesi beklenen Radev, hükümetin istikrarı için bölgesel dengeleri gözeten dış siyaset izleyecektir.

Bulgaristan'daki Türk ve Müslüman topluluklar bağlamında seçimler değerlendirildiğinde Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) içerisinde son yıllardaki bölünmenin hem Peevski hem de Doğan grubuna oy kaybı olarak yansıdığı görülmektedir. Diğer yandan Türk oylarının çeşitli partilere dağıldığı bu seçimlerde etnik temelli yönelimler kısmen etkisini yitirmiştir. Seçimlere katılım oranının Türk bölgelerinde hala düşük olması, uzun vadede düşündürücü bir sorun olarak varlığını korumaktadır. Diğer yandan 2024 parlamento seçimlerinde Türkiye'de kurulan 167 sandıkta 48 bin oy kullanan Bulgaristan Türkleri, Türkiye'deki sandık sayısının azaltıldığı bu son seçimlerde ise 27 sandıkta 35 bine yakın oy kullanabilmiştir.

Son 5 yıldır Bulgaristan'da yaşanan siyasal istikrarsızlık ve gelişmeler, Balkanlar'daki jeopolitik dengeyi derinden etkilemektedir. Bu bağlamda istikrarlı bir hükümetin kurulması, artık elzem bir hal almıştır. Jeopolitik güç dengesinin yoğun yaşandığı Bulgaristan'da Radev'in öncülüğünde kurulacak hükümetin, bölgesel bağlamda hem AB hem Türkiye hem de Rusya faktörünü dikkate alarak siyaset üreteceğini öngörebiliriz. Diğer yandan Bulgarlar için ulusal bir konu olarak beliren Makedonya meselesinde ise milliyetçi ve ulusal politikalara yakın bir tutum sergilenmesi beklense de sonuç olarak AB politikalarının belirleyici olacağını söylemek mümkün olacaktır.

Bulgaristan'daki seçim hükümet kurabileceğini gösteriyor: Galip eski Cumhurbaşkanı Radev oldu

Bulgaristan'da tarihi seçim: Eski Cumhurbaşkanı Radev'in partisi kazandı

Bulgaristan 5 yılda 8. kez sandık başında: Oy verme işlemi başladı