Berlin'de Lichterfelde Elektrik Santrali'ne giden elektrik kablolarına 3 Ocak'ta düzenlenen saldırı sonucu kentin güneybatısında yaklaşık 50 bin hane, 100 binin üzerinde kişi ve binlerce işletme günlerce elektriksiz kaldı. Vatandaşlar geceleri karanlıkta ve ısıtma olmadan geçirmek zorunda kaldı.
Kentin elektrik dağıtım şirketi Stromnetz Berlin, ancak beşinci günün sonunda tüm abonelere yeniden elektrik sağlayabildi.
"TERÖR" ŞÜPHESİYLE SORUŞTURMAFederal Savcılık, söz konusu saldırıya ilişkin "terör" şüphesiyle soruşturma başlatırken, elektrik kablolarına yapılan saldırıyı aşırı solcu Volkan Grubu üstlendi.
Alman güvenlik makamları saldırıyı gerçekleştirenleri henüz yakalayamazken, Alman hükümeti faillerin yakalanmasına yardımcı olacak bilgileri sağlayanlara 1 milyon avro ödül verileceğini duyurdu.
Almanya'da aşırılık ve iç güvenlik alanında uzman olan gazeteci Olaf Sundermeyer, aşırı solcu grupların faaliyetlerine, güvenlik makamlarının saldırganları henüz daha neden yakalayamadığına ve ülkedeki kritik altyapının korunmasına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Sundermeyer, merkezi olmayan küçük gruplar halinde organize olarak bir ağ şeklinde ülke genelinde faaliyet gösteren muhtemelen solcu otonom faillerin kundaklamalardan sorumlu olduğunu belirterek, sadece başkent Berlin bölgesinde değil, son yıllarda Kuzey-Ren Vestfalya, Münih ve ülkenin başka yerlerinde saldırılar yapıldığını anlattı.
İKLİM HEDEFLERİSolcu otonomların anarşist bir mantıkla kapitalist demokratik toplum sistemini ekolojik bir argümanla yıkmak istediklerini aktaran Sundermeyer, "Çünkü iklim hedeflerinin siyasi olarak federal hükümet ve parlamentolar tarafından gerçekleştirilemeyeceğini söylüyorlar." dedi.
Sundermeyer, ülkede benzer başka saldırılar beklenip beklenilmediğine ilişkin soruya, "Bunun son saldırı olmayacağını varsayıyorum çünkü açık bir şekilde bundan (saldırıdan) sorumlu olan aşırılıkçı grupların gözünde bu, halk üzerindeki ve medyadaki etkisi açısından elbette büyük başarıydı, bu da amaçlanıyordu." cevabını verdi.
Faillerin geldiği tahmin edilen sol otonom çevrenin ülke genelinde 8 binden fazla kişiden oluştuğunu ifade eden Sundermeyer, Almanya genelinde aşırı solcu gruplardan gelen tehdit seviyesinin değişmediğini, bu grupların sadece küçük bir kesiminin şiddet eğiliminde olduğunu kaydetti.
Sundermeyer, saldırıyı gerçekleştiren grubun şimdiye kadar neden yakalanmadığına ilişkin, polisin ve iç istihbarat servisi Anayasa Koruma Teşkilatının bu solcu otonom gruba zor sızabildiğine işaret ederek, "Örneğin, diğer aşırılıkçı alanlarında olduğu gibi onlar muhbirler üzerinden erişilebilir değil ya da çok zor çünkü kendilerini çok sıkı bir şekilde kapatıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.
Grubun Telegram veya benzeri kapalı internet kanallarında hiçbir iletişimde bulunmadıklarını aktaran Sundermeyer, "Bu gruplarda bu tür bir iletişim yok gibi görünüyor. Her şey tamamen yüz yüze görüşmeler yoluyla yapılıyor. Telefonlar, akıllı telefonlarla vesaire ile iletişimde bulunulmuyor. Şu ana kadar Berlin'deki makamlar bu grubu henüz somut delillerle tespit etmeyi başaramadı." ifadelerini kullandı.
Sundermeyer, Tesla şirketine 2024'te yapılan saldırıya bakıldığında yetkililerin bazı suçlu yapılar ve çevreler hakkında şüphelerinin bulunduğunu ifade ettiğini ancak henüz sonuca ulaşamadıklarını dile getirdi.
Berlin'de elektrik kablolarının yüzde 99'unun yerin altında olduğunu ancak yüzde 1'inin özellikle kanallar ve nehirler gibi suların olduğu bölgelerde yerin üzerinden geçtiğine değinen Sundermeyer, buralarda korunması gereken hassas noktaların yer aldığını ancak geçmişte bunların yeterince korunmadığını söyledi.
Sundermeyer, benzer bir durumun Alman Demiryolları çevresindeki kablo kanallarında, trafo kulübelerinde veya özellikle yüksek gerilim direklerinde de söz konusu olduğunu belirterek, bunlara da çok kolay saldırı yapılabileceği uyarısında bulundu.
Tesla şirketine yapılan saldırıyı anımsatan Sundermeyer, orada birkaç kilometre mesafeden tesise merkezi elektrik sağlayan ve yakınında ne bir evin ne de bir köyün bulunduğu bir elektrik direğinin altında patlayıcının patlatıldığını, itfaiyenin olay yerine gelmesinin uzun sürdüğünü hatırlattı.
BERLİN, ELEKTRİK DİREKLERİYLE ÇEVRİLİ
Sundermeyer, "Berlin bu tür elektrik direkleriyle çevrilidir ve bunlar üzerinden şimdiye kadar başkentin büyük bölümü felç edilebilirdi." dedi.
Kritik altyapının yüzde 100 korunmasının mümkün olmadığını ancak kamerayla gözetleme, tanıma veya hareket algılama sistemleriyle bu konuda daha fazla çaba sarf edilebileceğini ifade eden Sundermeyer, güvenlik çalışanlarının veya polisin de bu noktalarda görevlendirilebileceğini kaydetti.
Sundermeyer, enerji tedarik şirketlerinin özellikle bunu yaptığını ancak Almanya'da kamu alanında kamera gözetiminin tartışmalı bir konu olduğunu anlattı.
Almanya'daki eyalet sisteminin avantajları ve dezavantajları bulunduğuna dikkati çeken Sundermeyer, "Temelde aşırılıkla mücadelede bir sorun. Her eyaletin bir eyalet kriminal daireleri, belirli olgularla ilgilenen ayrı ayrı eyalet koruma teşkilatları var." diye konuştu.
Gazeteci Olaf Sundermeyer, bunun son yıllarda Berlin'de Breitscheid Meydanı'ndaki saldırıda, NSU'nun ülke genelinde insanları öldürdüğü aşırı sağcı terörist seri cinayetlerinde, diğer aşırılıkla mücadele konularında görüldüğünü vurguladı.
Eyaletlerin çoğu zaman yetki alanları içinde sıkışıp kaldığını ve pek çok konunun kesişim noktalarında takıldığını dile getiren Sundermeyer, sınırlara ulaştıklarında daha fazla takip yapamadıklarını kaydetti.
Sundermeyer, bu nedenle Almanya'da Federal Kriminal Dairesi ve Berlin'deki son saldırıyı üstlenen Federal Savcılığın bulunduğunu ancak bunların çalışmalarının da eyaletlerdeki güvenlik makamlarının elde ettikleri bilgileri kendilerine tutarlı şekilde ve gecikmeden iletmelerine bağlı olduğunu sözlerine ekledi.