Rusya'da 'İslami giyim' modası
ABONE OL
25 milyona yakın Müslüman'ın yaşadığı Rusya'da Müslüman kadınların İslami kurallara uygun giyinme ihtiyaçlarını dikkate alan moda tasarımcılarının sayısı artıyor


Rusya'da Müslüman kadınların giysilerini hazırlayan tasarımcılar, farklı ülkelerden alınan örnekleri kendi ülkelerinin kültürleriyle sentezleyerek Rusya'ya özgü "İslami stil" oluşturma çabasında. Tasarımcıların öncelik sıralamasına göre, giysilerde İslami kurallara uygunluk, şıklık, rahatlık, kullanılabilirlik gibi unsurlar birbirinden farklı model ve tarzların ortaya çıkmasını sağlıyor.

25 milyona yakın Müslüman'ın yaşadığı Rusya'da Müslüman kadınların İslami kurallara uygun giyinme ihtiyaçlarını dikkate alan moda tasarımcılarının sayısı artıyor. Rusya'da "İslami moda" endüstrisi olarak adlandırılan faaliyetlerin 2000'li yıllardan itibaren gelişmeye başladığı dikkat çekiyor. Modaya tasarımlarıyla yön veren çok sayıdaki yeni tasarımcının ortaya çıkması geleneksel giyim tarzından çağdaş modellere geçişi hızlandırıyor. Tasarımcılar geleneksel ve milli motiflerle modern unsurları birleştirmeye çalışırken, giysilerde; İslami kurallara uygunluk, şıklık, rahatlık, kullanılabilirlik gibi unsurlar birbirinden farklı model ve tarzların ortaya çıkmasını sağlıyor. Tasarımcıların orta paydası ise Rusya'ya özgü moda yaklaşımlarının da sergilendiği "İslami bir stil" oluşturulması.

-Halı deseninden İslami giysiye-

Kuzey Kafkasya cumhuriyetlerinden Dağıstan'ın milli motiflerini tasarımlarına yansıtan Madina Kantulova, kendini "anne tarafından 4. kuşak tasarımcı" olarak tanıtıyor. Anneannesinin annesinin geleneksel giysi diktiğini, aileden gelen geleneğin devamcısı olarak her kuşağın da kendisinden bir şeyler ekleyerek kadın giysisi hazırladığını belirten Kantulova, çalışmalarını Dağıstan'ın kültürel zenginliklerinden esinlenerek ve bu bölgeye özgü desenlere ağırlık vererek oluşturuyor. Tasarımlarında en önemli özelliğinin mütevazi ve milli kültürden ögeler taşınması olduğunu söyleyen Kantulova, bazen bir eski halı veya kilimdeki deseni aslına sadık kalarak, bazen de yeniden yorumlayarak uyguluyor. Eski halılardaki renk uyumunu çok beğenen Kantulova, Dağıstan'da her birinin kendine özgü kültürü, geleneği olan birçok milletin yaşamından ve giyimlerinden esinleniyor.

Kantulova, tasarımlarında günümüz Müslüman kadınına hitap eden, geçmişle bugünü birleştiren ve dini kurallara uygun şekilde örtünmesini sağlayan giysiler hazırlamaya çalıştığını vurguluyor. Giysilerinde toplumun her sınıfı ve kesimine hitap eden günlük giyimden gece elbiselerine kadar geniş yelpazede ürün sunduğunu belirten Kantulova, diğer ülke giyimlerindeki iyi örnekleri aldığını ancak onlara bağlı kalmadan kendi milli tarzlarını oluşturmaya çalıştığını belirtiyor. Kantulova, ürünlerinin Rusya'da Müslümanlar dışındaki topluluklar tarafından da rağbet gördüğünü, başörtüsü takılmadan da kullanıldıklarını aktarıyor.

- "Renk uyumunu tabiatta arayın"

Kadın giysi tasarımında 16 yıllık tecrübeye sahip Dilara Sadriyeva, çalışmaya başladığı dönemde İslami tarzda giysi tasarımı yapanların parmakla sayılacak kadar az, Müslüman kadın giysilerinin de birkaç modelden ibaret olduğunu söyledi. O dönemde kendisi için İslami kurallara uygun giysi aradığında bulamadığını ve kendini giydirmeye çalışırken, tarzının da oluştuğunu söyleyen Sadriyeva, başkanlarından da gelen giysi hazırlama talepleri üzerine bu mesleği daha geniş anlamda icra etmeye başladığını belirtti.

"Zevkle seçilen uyumlu ve renkli başörtülerinin çevre tarafından benimsendiğini ve olumsuz algı oluşturmadığını, aynı zamanda Müslüman kadının toplumda temsilini sağladığını" gözlemlediğini vurgulayan Sadriyeva, "Hazırladığımız giysilerle kendimizi toplumdan soyutlamaya değil, İslamın değerlerini taşıyarak, topluma entegre olmaya ve bütünleşmeye çalışmamız gerektiğini anladım" dedi. Tasarımlarında "minimalizm"e önem verdiğini ve klasik tarzı sevdiğini kaydeden Sadriyeva, bazen doğadan bazen de klasik müzikten ilham alarak ürün tasarladığını belirterek, "Eğer bir rengin veya figürün uygunluğunu araştırıyorsanız, tabiata bakmanız yeterlidir. Allah onu mutlaka yaratmıştır" ifadelerini kullanıyor.

Modellerinde en önemli unsurun kadınsılık olduğunu, tarzına her yıl yenilik getirdiğini ve bunun başörtüsü bağlama şekli veya başka bir ögede gerçekleştirdiğini vurgulayan Sadriyeva, kendi giyim tarzıyla sokaktaki diğer dinlerin temsilcilerinin ilgisini çektiğini ve onlar tarafından da beğenildiğini ifade ediyor. Sadriyeva, en sık "neden diğer Müslüman kadınlar da böyle giyinmiyor" sorusuyla karşılaştığını aktarıyor. Her bir ülkenin modasında o ülkenin iklimi ve kültürel zenginliklerinin etkisinin büyük olduğunu ve her bir ülkenin kendine özgü ögelerinin yansıtılmasının daha doğru olduğunu anlatan Dilara Sadriyeva, Rusya'daki İslami giyim tarzına en yakın ülkenin Türkiye olduğunu çünkü iki ülkedeki Müslüman kadınların yakın dünya görüşüne sahip olduklarına dikkat çekiyor.

-Üst düzey gelire Swarovsky-

Giysilerini üst gelir grubundaki kadınlar için tasarladığını söyleyen genç kuşak tasarımcılarından Nianila Zabirova, çocukluğundan beri giysi tasarımı yaptığını, bu çalışmadan "hayat enerjisi" aldığını ve farklı bir alanda lisans eğitimine sahip olmasına karşın asıl mesleğini bırakarak tasarımcı olmaya karar verdiğini ifade ediyor. Dünyaca ünlü tasarımcıların çalışmalarını da takip ettiğini ve onlardan da ilham aldığını vurgulayan Zabirova, ipek gibi doğal malzemeler kullandıklarını, el işlemeleri ve Swarovsky taşlarıyla süslediği ürünlerin bilhassa gelir düzeyi yüksek gruplardan rağbet gördüğünü kaydediyor.

Zabirova, hazırladığı kadın giyimlerinin özel günler ve bayramlar için tasarladığını anlatarak, çalışmalarındaki en ayırdedici özellikleri, canlı renklerin hakimiyeti ve dini kurallara da uygun olarak kadın vücut hatlarının belli olmaması şeklinde özetliyor. Tasarımlarını bazen uykudan uyanarak, bazen spontane gelen ilhamla hazırladığını, ürünlerinde "kadınsılık, zariflik, cazibe ve huzuru" yansıtmaya çalıştığını söylüyor. Rusya'da "İslami kadın modası"nda son dönemlerde çok sayıda yeni tasarımcının ortaya çıkmasıyla yeni bir döneme girildiğini belirten Zabirova, tasarımcıların sergilediği yeni fikir ve yaklaşımlar nedeniyle Rusya'ya özgü stilin daha da çeşitlendiğine işaret ediyor.

-Genç nesil için renk cümbüşü

"İslami moda tasarımcısı" olmasını 3 yıl önce Müslüman olması ve dini kurallara uygun giyinme ihtiyacı nedeniyle başladığını belirten Rezeda Süleymanova, ilk zamanlarda vücudunu örten giysi bulmakta zorlandığının altını çiziyor. Genellikle koyu renklerde giysilerle karşılaştığını ve annesinin yardımıyla İslami kurallara uygun çeşitli renk seçenekleri sunan giysiler hazırladığını kaydeden Süleymanova, az sayıdaki ilk modellerinin hemen tüketildiğini ve çok yüksek taleple karşılaştığını aktarıyor. Çağdaş tasarımcıların ürünlerinden de ilham alarak yaptığı tasarımlarda renkler, çiçekler, desenler, milli ögeler ve sade figürlerin ağırlıklı olduğunu, diğer tasarımcılardan farklı olarak ürünlerinde "renk patlaması yaşattığını" kaydeden Süleymanova, tarzını çanta, telefon kılıfı ve diğer aksesuarlarda da devam ettirdiğini ve ürünlerini genel olarak 30 yaşın altındaki genç kuşak için tasarladığını belirtiyor. Rezeda Süleymanova, renkli giyimlerle, göze hitap eden parlak renklerle oluşturdukları yeni tarzdaki ürünleriyle, Rusya'da geçmişten kalan ve koyu renkte giyinen Müslüman kadınlara karşı oluşan olumsuz ön yargıyı yok etmeye çalıştıklarını kaydetti.