Yıllar sonra gelen itiraf! Stoltenberg: En gurur duyduğum kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan sayesinde aldık
ABONE OL

Stoltenberg, 7-8 Temmuz'da düzenlenecek NATO Ankara Zirvesi öncesinde AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Ankara Zirvesi'nden temel beklentisini aktaran Stoltenberg, "Benim temel beklentim, zirvenin birlik mesajı vermesidir. NATO müttefikleri arasında ticaret, İran, iklim ve diğer bazı konularda görüş ayrılıkları ve anlaşmazlıklar bulunsa da zirvenin, Kuzey Amerika ve Avrupa'daki tüm müttefiklerin birlikte durduğunu, birbirimizi koruduğumuzu, birlikte olduğumuzda ayrı olduğumuzdan daha güvende olduğumuzu açıkça ortaya koymasını bekliyorum." diye konuştu.

Stoltenberg, ayrıca Ukrayna'ya desteğin süreceği mesajının verilmesinin kilit öneme sahip olduğunun altını çizerek, "Çünkü daha tehlikeli bir dünyada yaşıyoruz ve bu ortamda birlik içinde ve güçlü bir NATO'ya ihtiyacımız var." değerlendirmesinde bulundu.

Birlik mesajının olası rakiplere karşı güçlü ve net bir şekilde verilmesinin önemine işaret eden Stoltenberg, NATO'nun temel amacının savaşmak değil, caydırıcılık sağlayarak savaşı önlemek olduğunu dile getirdi.

Stoltenberg, güvenilir bir caydırıcılık sayesinde Moskova'da ya da diğer herhangi bir başkentte yanlış hesaplama veya yanlış anlamaya yer bırakılmayacağını söyleyerek "NATO müttefiklerinden birine yapılacak saldırının, tüm İttifak'ın karşılık vermesini tetikleyeceği mesajı inandırıcı olduğu sürece, NATO'ya yönelik askeri bir saldırı olmayacaktır. Çünkü NATO açık ara dünyanın en güçlü askeri ittifakıdır." ifadelerini kullandı.

- "ÖNGÖRÜLMEYENE HAZIRLIKLI OLMALIYIZ"

Halihazırda NATO'nun karşı karşıya olduğu en önemli ve en acil güvenlik sorunun Ukrayna'daki tam kapsamlı savaş olduğunu belirten Stoltenberg, "Bunun nedeni savaşın mahallemizde, bize çok yakın bir bölgede yaşanması ve onlarca yıldır NATO'nun temel güvenlik sınaması olan Rusya'yı içermesidir." dedi.

Stoltenberg, bunun yanı sıra Asya'da da Güney Çin Denizi, Tayvan ve çevresindeki gerilimler gibi birçok tehdit ve potansiyel çatışma bulunduğuna işaret ederek, Orta Doğu'da da son yıllarda uzun süredir görülmeyen düzeyde çatışma ve şiddet yaşandığının altını çizdi.

Bir sonraki krizin ya da savaşın nerede çıkacağını öngörmenin çok zor olduğunu dile getiren Stoltenberg,"Bu nedenle öngörülemeyeni tahmin etmeye çalışmak yerine, öngörülemeyene hazırlıklı olmalıyız. Her türlü kriz ve çatışmaya karşı hazırlıklı olmanın en iyi yolu ise Kuzey Amerika ile Avrupa arasındaki güçlü ittifakı korumaktır. Böylece karşılaşabileceğimiz her türlü tehdit ve sınamaya yanıt verebiliriz." diye konuştu.

- "BU, ÇOK ÖNEMLİ BİR ZİRVE OLACAK"

Türkiye'nin İttifak'a katkılarına ilişkin de konuşan Stoltenberg, "Türkiye uzun yıllardır NATO'nun kilit müttefiklerinden biridir. Bunun başlıca nedeni Irak ve Suriye'ye komşu olması, DEAŞ'a karşı mücadelede kritik rol oynaması, boğazlara sahip olması ve Karadeniz üzerinden Rusya'ya yakın stratejik konumudur. Ayrıca Türkiye'nin İttifak'ın en büyük ordularından birine sahip olması da önemini ortaya koymaktadır. Bu nedenle bu yılki NATO Zirvesi'nin Ankara'da yapılmasını memnuniyetle karşılıyorum." ifadelerini kullandı.

Stoltenberg, Türkiye'yi NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapacağı için tebrik etmek istediğini belirterek "Bu, çok önemli bir zirve olacak ve Türkiye'nin İttifak'a güçlü bağlılığı sayesinde son derece başarılı geçeceğine yürekten inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

- "EN GURUR DUYDUĞUM KARARI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'LA GÖRÜŞMELER SAYESİNDE ALDIK"

"Ben Görevdeyken: Savaş Döneminde NATO'ya Liderlik" adlı kitabının Türkçe yayımlandığı ve özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la anılarının büyük ilgi gördüğünün anımsatılması üzerine Stoltenberg, Genel Sekreterliği bağlamında en gurur duyduğu kararın Finlandiya ve İsveç'in NATO'ya katılım kararı olduğunu vurguladı.

Stoltenberg, bunu çok kolay ve kendiliğinden gerçekleşecek bir süreç olmadığına işaret ederek, Finlandiya ve İsveç'in yüzyıllar boyunca tarafsız ülkeler olduğunu, özellikle de İsveç için tarafsızlığın ulusal kimliğinin bir parçası olduğunu söyledi.

Finlandiya'nın ise bir dönem Rusya'nın parçası olduğunu ve daha sonra da Rusya ile güvenlik düzenlemeleri geliştirdiğini hatırlatan Stoltenberg, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Buna rağmen bu 2 ülkenin NATO'ya katılması hem İttifak hem de Finlandiya ve İsveç açısından çok büyük bir başarı oldu. Bu kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yürüttüğümüz görüşmeler ve vardığımız anlaşmalar sayesinde alabildik." dedi.