ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı savaşın ardından İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması dünyada enerji ve kıtlık riski alarmlarının çalmasına neden oldu. Kaostan çıkış yolları arayan ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz'den gemilerin serbest ve güvenli şekilde geçebilmesi için diplomatik temaslarda bulundu. Axios'un haberine göre Trump, 'çok uluslu koalisyon' oluşturmak için hafta sonu yoğun telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Bu konuda 7 ülkeyle görüştüklerini aktaran Trump, "Petrolün yaklaşık yüzde 90'ını Boğaz'dan temin ediyorlar. Ben de 'Girmek ister misiniz?' dedim. Bakalım ne olacak. Belki gelirler, belki de gelmezler" dedi.
NATO'YU TEHDİT ETTİ
Trump, Financial Times'a verdiği röportajda ise NATO'yu hedef aldı: Eğer olumsuz yanıt gelirse, bunun NATO'nun geleceği için çok kötü olacağını düşünüyorum. Ukrayna'da onlara yardım etmek zorunda değildik ama yardım ettik. Şimdi bize yardım edecekler mi, göreceğiz. Orada olacaklar mı, emin değilim.

SAVAŞTA TEK BAŞINA
Trump'ın Hürmüz'e gemi gönderme çağrısını Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Yunanistan, Norveç, Japonya ve Avustralya reddederken, Çin, İngiltere, Güney Kore ve Danimarka ise çekimser kaldı.
Adının açıklanmasını istemeyen bir NATO yetkilisi, AA muhabirinin, ittifakın Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine ilişkin bir rol oynayıp oynamayacağına ilişkin sorusunu "Müttefikler Akdeniz'de ilave güvenlik sağlamak için zaten adımlar attı" ifadesini kullandı. Yetkili, üye ülkelerin bireysel olarak daha fazla ne yapabilecekleri konusunda ABD ve diğerleriyle görüşmeler yürüttüklerini kaydetti.
Trump'ın çağrı yaptığı Körfez ülkeleri de Hürmüz konusunda net tavır almadı.
EMEKLİ FRANSIZ GENERAL: ŞU AN TİTANİK İÇİN PROMOSYON BİLETİ ALMA ZAMANI DEĞİL
Emekli Fransız General Michel Yakovleff katıldığı bir canlı yayında Trump'ın Hürmüz tutumunu değerlendirdi.
Yakovleff, Fransa'nın Trump'ın Hürmüz koalisyonuna katılmaması gerektiğini, "Şu an Titanik için promosyon bileti alma zamanı değil." sözleriyle özetledi.
"SİYASİ RİSKİ PAYLAŞMAK İSTİYOR"
Kurulmak istenen koalisyonun askeri bir gereklilikten ziyade siyasi bir hamle olduğunu belirten Yakovleff, "Bu bir imkan meselesi değil, siyasi riski paylaşma meselesidir. Trump'ın dört fırkateyne veya bin askere ihtiyacı yok. O sadece siyasi riski paylaşmak istiyor, askeri riski değil." dedi.

Operasyonun NATO komutası altında yürütülmesinin sorunlu olacağına dikkat çeken Yakovleff, "Amerikalıların her yeri bombaladığı, Avrupalıların ise başka bir şey yaptığı bir yapı olamaz. Bu tek bir operasyondur ve operasyonunuzu NATO bayrağı altına sokuyorsunuz. Stratejik hedeflerimiz nedir? Bize yazılı olarak ne için taahhütte bulunduğumuzu söylemelisiniz. Her sabah sürprizlerle uyanacağımız bir operasyona giremeyiz." diye konuştu.
"BİZİ DE YÜZÜSTÜ BIRAKIR"
ABD'nin müttefikleriyle olan geçmiş ilişkilerine atıfta bulunarak güven sorununa vurgu yapan Yakovleff, şunları kaydetti: Ortada ciddi bir güven meselesi var. Afganları yüzüstü bırakan bir adam, işine geldiği ilk dakikada, biz bir operasyonun ortasındayken bizi de yüzüstü bırakacaktır.
"TİTANİK İÇİN BİLET ALMANIN ZAMANI DEĞİL"
Süreci tarihi bir felaketle örneklendiren Yakovleff, "Titanik'te kaptan buzdağına çarptıktan sonra akşam yemeği için ucuz bilet satmak istiyor. Şu an Titanik için promosyonlu bilet almanın zamanı değil." ifadelerini kullandı.
ABD'nin bölgedeki stratejisinin çöktüğünün altını çizen Yakovleff, "Amerikan harp okulunda öğrendiğim bir kural vardır. Başarısızlığı pekiştirmeyin. Başka bir yol buluruz, başka bir yere geçeriz ama başarısızlığı asla pekiştirmeyiz. Dolayısıyla Trump'a hayır demenin birçok nedeni var." dedi.


