Büyüme hızı yavaşladı, gözler Merkez’in atacağı faiz adımında
ABONE OL

TÜRKİYE ekonomisi, 36 aydır kesintisiz büyümesini sürdürürken yılın 3. çeyreğinde beklentilerin altında büyüdü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK),  Türk ekonomisinin bu yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 1.6 büyüdüğünü açıkladı. Ekonomistler 3. çeyrek için ortalama yüzde 2.6 büyüme bekliyordu. Ekonomideki büyüme 9 aylık dönemde ise yüzde 2.6 olurken, TÜİK yılın ilk iki çeyrek büyüme rakamlarını da yukarı yönlü revize etti. Ekonomideki büyüme rakamları ilk çeyrekte yüzde 3.3’ten yüzde 3.4’e, ikinci çeyrekte ise yüzde 2.9’dan yüzde 3’e çıkarıldı. Böylece yılbaşından bu yana üç çeyreklik büyüme yüzde 2.6 olurken, yüzde 3.2’lik yıl sonu hedefinden de uzaklaşıldı.

Ekonomi beklenenden çok soğudu

Üçüncü çeyrekte büyüme dış talep ağırlıklı devam ederken, yüzde 1.6 seviyesindeki büyümeyi net ihracat 3.4 puan yukarı taşıdı, iç talep ise 1.8 puan aşağı çekti. İç talepte içerisinde yer alan özel yatırımlar büyümeyi 2.2 puan aşağı çeken en büyük kalem oldu. Bazı sektörlerde yaşanan soğuma, ekonominin tahmin edilenden daha hızlı bir yavaşlama eğiliminde olduğunu gösterirken, veriler Merkez Bankası’nın ekonomiyi canlandırmak için faiz indirimine gideceği beklentisini de artırdı. Özellikle sanayiciler Merkez Bankası’nın bu ayki kurul toplantısında faiz indirimi adımı atmasının şart olduğu görüşünde. Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir, büyüme rakamlarını ‘ekonomideki yumuşak inişin düşünüldüğünden sert olduğu’ şeklinde yorumlayarak Merkez’in faiz indiriminde geç kaldığını öne sürdü.

4’üncü çeyrekte yükselecek

Özdebir’e göre enflasyon ve iç talep şartları faiz indirimini destekliyor. Merkez Bankası’nın daha fazla gecikmesi halinde ekonomik faaliyetlerdeki ivme kaybını, telafi etmek zorlaşacak ve 2013 yılındaki büyüme beklentileri de olumsuz etkilenecek. Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi de gaz-fren tartışmalarına değinerek Türkiye’nin aldığı tedbirlerde bir miktar aşırıya kaçtığını savundu. Büyükekşi, OVP’de yüzde 4 olan bu yılki büyüme hedefinin yüzde 3.2’ye revize dildiğini anımsatarak “Ben, inşallah 4. çeyrekte bu rakamın tekrar yükseleceğini düşünüyorum” dedi.

Avrupa hızımıza hasret

2011’DE yüzde 8.5 ile Çin’den sonra dünyada en hızlı büyüyen ülke olan Türkiye, büyüme hızındaki yavaşlamaya rağmen Avrupa ülkelerini kıskandırmaya devam ediyor. Euro Bölgesi ekonomisinin dört yılda ikinci kez resesyona girdiği üçüncü çeyrekte Türkiye ekonomisi yüzde 1.6 büyüdü. Bu oranla Türkiye, Euro Bölgesi ülkeleri arasında 3. sırada yer aldı. Avrupa ekonomisi, ticaretin yavaşlaması ve kamu harcamalarının düşmesinin etkisi ile üçüncü çeyrekte yüzde 0.6 daralarak ikinci kez resesyon batağına saplanırken, Türkiye siyasi ve ekonomik istikrarın ışığında büyümesini sürdürüyor. 3’üncü çeyrek rakamlarına göre Euro Bölgesi’nde en hızlı büyüyen ülke yüzde 3.5 büyüme oranı ile Estonya oldu. Estonya’yı yüzde 2.1 büyüme oranıyla Slovakya takip ederken, Türkiye ise 3. sırada yer aldı. Söz konusu dönemde Almanya’nın büyüme oranı yüzde 0.4 olarak gerçekleşirken, Fransa’da ise yüzde 0.15 büyüdü. Öte yandan Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmalar Vakfı’nın (SETA) hazırladığı raporda da Türkiye’nin performansına dikkat çekilerek “Bu dönemde, G-20 ülkeleri içerisinde en yüksek ekonomik büyüme oranına sahip olan ülke yüzde 7.4 ile Çin olurken, ikinci ülke yüzde 6.2 ile Endonezya olmuştur. Türkiye ise beklentilerin altında olsa da yüzde 1.6 oranı ile AB ülkeleri ortalamasının üzerinde bir büyümüştür” denildi.

ÇAĞLAYAN: MERKEZ BAHANE ARAMASIN

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, büyüme rakamlarının açıklanmasının ardından Merkez Bankası’ndan faiz indirimi istedi. Çağlayan, ‘Merkez Bankası’nın gaza basması gerektiğini düşünüyor musunuz?’ şeklindeki bir soruya şu yanıtı verdi: “Yine benim derdimi açıyorsun, Merkez Bankası Başkanı bir açıklama yapmıştı, ‘Biz eğer büyümede bir sıkıntı görürsek, faiz politikalarımızı gözden geçiririz’ demişti. O dediği için söylüyorum. Çünkü Merkez Bankası da zaman zaman çekiniyor. ‘Biz bağımsız bir kuruluşuz, siyaset faiz indir dediği zaman biz de indirirsek hoş karşılanmaz’ gibi. Bana göre son derece uçuk bir gerekçe.” Çağlayan “Ben bir faiz indirimi bekliyorum. Merkez Bankası da bu konuda korkmasın, yani bunu söylerken... Veya daha doğrusu kendine bahane aramasın. Faizi indirecekse indirebilir. Bana göre de  indirmesi gerekiyor, alt bandını indirmesi düşürmesi gerekiyor” dedi.

ERGÜN: SON ÇEYREK DAHA İYİ OLACAK

Büyüme rakamlarını değerlendiren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün “Rakamlarla uyumlu olarak sene sonu beklentilerinde bir sapma meydana gelmeyecek” dedi. Türkiye’nin büyümeyi daha da artıracak her türlü enstrümanı elinde bulundurduğunu vurgulayan Ergün, bu enstrümanların yerinde ve zamanında kullanımının önemli olduğunu dile getirdi. Atılan adımlar sayesinde Türkiye’nin hem istikrarlı bir şekilde büyürken hem de ekonomik riskleri en aza indirdiğini aktaran Ergün “Açıklanan veriler beklentilerimizin çok dışında gerçekleşen veriler olmamıştır. Beklentilerimizi oluştururken son çeyreğin üçüncü çeyrekten daha iyi olacağını ve Türkiye’nin sene sonu itibariyle bölgesinde en hızlı büyüyen ülkelerden olacağını belirtmiştik. Sene sonu beklentilerimizde bir sapma meydana gelmeyecektir” dedi.

3.2’LİK BÜYÜME İÇİN SON ÇEYREKTE YÜZDE 5 GEREKİYOR

Hükümet yıl sonunda yüzde 3.2 büyüme hedefliyor. Ancak ekonomistler düşük gelen 3. çeyrek büyümesi nedeniyle bu hedefin biraz altında kalınacağı görüşünde. Bu doğrultuda birçok banka ve kurum yıl sonu beklentisini yüzde 3’ün altına çekerken, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da büyümenin yüzde 3.2’lik hedefin biraz daha altında ve yüzde 3 civarında olmasını beklediğini söyledi. Bakan Çağlayan da yıl sonu tahmini konusunda “Öyle görünüyor ki yılın sonunda 3 gibi bir rakam ortaya çıkacak” dedi. Ancak Akbank Başekonomisti Fatma Melek, yıl sonu büyümesinin yüzde 3 olabilmesi için milli gelirin 4. çeyrekte yüzde 4 büyümesi gerektiğini savundu. Bir rapor hazırlayan Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmalar Vakfı ise yüzde 3.2’lik büyümenin yakalanması için 4. çeyrekte yüzde 5 büyüme gerekeceğini belirterek, bu noktada Merkez Bankası’nın politika faizinde indirime gitmesinin zorunlu hale geldiği kaydedildi. Raporda, faiz oranındaki indirimin kredi faizlerinin önemli oranda düşmesine ve dolayısıyla iç talebin ekonomik büyümeye katkı yapmasına imkan sağlayacağı bildirildi. Vakfın Ekonomi Direktörü Prof. Dr. Erdal Tanas Karagöl tarafından hazırlanan raporda büyüme rakamının AB ortalamasının üstünde olduğun da belirtilerek “Türkiye 2002-2011 döneminde reel olarak ortalama yüzde 5.2 büyüdü” denildi.