Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu öncülüğündeki heyet, başkent Pekin'de temaslarda bulundu.
Heyet, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki ülkelerde yatırımlarını genişletmeyi hedefleyen İpek Yolu Fonu'yla ortaklaşa düzenlenen toplantıda farklı sektörlerde faaliyet gösteren Çinli şirketlerin temsilcileriyle buluştu.
Dağlıoğlu, burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2003'ten itibaren Türkiye'nin dışa açılımı ve küresel değer zincirlerinin daha etkin üyesi olması için bir dizi reform başlattığını, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin bu reform programının parçası olarak 2006'da kurulduğunu ve bu yıl 20. yılını idrak ettiğini belirtti.
Türkiye'nin bu yılın başında Çin vatandaşlarına 90 güne kadar olan seyahatlerinde vize gereksinimini kaldırdığını hatırlatan Dağlıoğlu, bu sayede yılın ilk aylarında Türkiye'ye gelen Çinli ziyaretçi sayısında yıllık bazda yüzde 37'lik artış olduğunu, artan ziyaretlerle her iki ülkenin birbirini daha iyi anlama ve işbirliği olanaklarını keşfetme fırsatı bulacağına inandığını dile getirdi.
Dağlıoğlu, her iki ülkenin liderlerinin yerel para birimlerinde ticaret yapmanın önemine inandığını, bu vizyon kapsamında merkez bankalarının vardığı anlaşma uyarınca Çin Sanayi ve Ticaret Bankasının (ICBC) Türkiye'de kur takas işlemlerini yürütmekle yetkilendirildiğini, bu gelişmenin de ekonomik ilişkilerin daha ileri gelişimine imkan sağlayacağını ifade etti.
"HEDEFİMİZ KÜRESEL EKONOMİK GÜÇ MERKEZİ OLMAK"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde son 20 yılda Türkiye'nin ekonomik faaliyetlerde bölgesel merkez haline geldiğine dikkati çeken Dağlıoğlu, "Çok uluslu şirketler için, eğer Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve hatta Orta Asya'ya ulaşmak istiyorsanız Türkiye imalat faaliyetleri, araştırma geliştirme faaliyetleri ve belirli ölçüde yönetim ağları için de bölgesel merkez rolünü yerine getiriyor." dedi.
Dağlıoğlu, Türkiye'nin yeni vizyonuyla gelecek on yıllarda küresel ekonomik güç merkezi olmayı hedeflediği ve bu hedefe ulaşmak üzere bazı inisiyatifler başlattığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Öncelikle, küresel ticaret yapan şirketlere, eğer merkezleri Türkiye'de ve İstanbul'da ise sınır aşırı ticari etkinlikleri için ödedikleri kurumlar vergisinde yüzde 100 indirim sağlayacağız. Yani küresel ve sınır aşırı ticari işlemleri için hiç kurumlar vergisi ödemeyecekler. İkincisi halihazırda bölgesel merkezlerini Türkiye'de kurmuş çok uluslu firmaları daha fazla teşvik etmek için bölgesel yönetim işlevlerine ilişkin yeni bir rejim belirledik. Bu şirketlerin çalışanları 5 asgari ücret seviyesine kadar gelir vergisinden muaf tutulacak. Bir diğer teşvik programımız da özel sermaye, özel servet ve yüksek gelirli bireyleri hedefliyor. Bu kişiler eğer vergi ikametlerini Türkiye'ye taşırlarsa, ülke dışında elde ettikleri gelirler için 20 yıl süreyle vergi vermeyecek ve yalnızca yüzde 1 veraset vergisi ödeyecekler."
Son dönemde Avrupa'da bazı ülkelerin yatırımlarını sanayi üretiminden çekip hizmetler sektörüne odaklanma eğiliminde olduğunun gözlendiğine işaret eden Dağlıoğlu, "Biz Türkiye'nin sanayi altyapısındaki kapasitesini ve imalattaki rekabetçiliğini korumak istiyoruz. Bu amaçla hem tarımsal üretimde hem de endüstriyel üretimde kurumlar vergisi oranını yüzde 25'ten yüzde 12,5'e indiriyoruz. Dolayısıyla imalat ve tarımsal üretim alanında çalışan tüm şirketler, yüzde 50 daha az kurumlar vergisi ödeyecek." ifadelerini kullandı.
Dağlıoğlu, konuşmasını bitirirken tüm Çinli şirketlere Türkiye'deki yatırım fırsatlarını keşfetme ve bunlardan faydalanma çağrısında bulundu.
Dağlıoğlu ve heyeti, Pekin'deki temasları kapsamında ayrıca Çin Genel Makina Endüstri Birliği (CGMA) ortaklığında düzenlenen toplantıda bu sektörde faaliyet gösteren şirketlerin temsilcileriyle de bir araya geldi.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin 20. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bu akşam Türkiye'nin Pekin Büyükelçiliğinde Çinli yatırım kuruluşları ve şirketlerin temsilcilerinin katılacağı resepsiyon düzenlenecek.