Stratejist Cüneyt Paksoy: Ekonomide ilerlediğimiz sürece bu fırtınalar bizi daha az etkileyecek

Ekonomi Haberleri

Türkiye’nin İstanbul seçimlerinin 23 Haziran’da yenilenmesine giderken, ABD’nin Çin ile ticaret, İran ile arasında gerçek savaş fırtınaları esmeye başladı. Ekonomi gündemimiz dün dolar kuru üzerinden ekonomik endişeler yaşarken, şimdi ABD-Çin-İran-Rusya’nın dünyayı etkileyen kavgalarının Türkiye’ye yapacağı etkiler konuşuluyor. Stratejist Cüneyt Paksoy, Türkiye ve dünyada yaşanan gelişmeleri TM Dijital Haber Merkezi’nden Hasan Aytekin’e değerlendirdi.

TM Dijital Haber Merkezi

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’den ithal ettikleri ürünler için açıkladığı %25 vergi artışı açıklaması ve Çin’nin karşılık vermesiyle içten yanarak süren ticaret savaşının ateşi iyice açığa çıktı. Diğer taraftan ABD ile İran ile yaşanan gerilimlerin de etkisiyle dünya piyasalarında büyük bir belirsizlik yaşanıyor. Stratejist Cüneyt Paksoy, Türkiye ve dünya gündeminin oluşturduğu ekonomik görünümü TM Dijital Haber Merkezi’nden Hasan Aytekin’e yorumladı.  
 
“TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR”
 
Birçok alanda mücadelemiz var diyen Paksoy, Türkiye’nin 31 Mart seçimine girerken algı operasyonuna maruz kaldığını, İstanbul seçimleri için de bu durumun tekrarlandığını söyledi. 31 Mart öncesi teknik analizden yoksun şekilde ‘Kur 8 olacak, 10 olacak’ şeklinde hedeflerinin verildiğini söyleyen Paksoy, 31 Mart seçim öncesi JP Morgan’ın swap üzerinden TCMB’nin de katıldığı bir tartışma ortamı ortaya çıktığını söyledi. Paksoy, YSK’nın kararının haklı gerekçelere dayansa da belirsizlik olarak algılanmasının doğal olduğunu fakat bunun köpürtüldüğünü söyledi.  6-6,50 bandı içinde kur hareketi beklendiğini söyleyen Paksoy, iç siyasi durumun yeterince fiyatlandığını söyledi.
 
DÜNYADA FIRTINA, SURİYE’DE SAVAŞ
 
Dünya gelişmelerinin ve Suriye’nin kuzeyinde yaşanan denklemle birlikte Türkiye üzerinde etkili olduğunu söyleyen Paksoy, “Suriye’de kurulmak istenen taşeron devlete Türkiye rıza göstermiyor. S-400 ve F-35’ler bunun sosları durumundadır. Bu ister istemez kur ve faiz üzerinde etkili oluyor.” değerlendirmesinde bulundu.
 
“FED ÇATIR ÇATIR PARA BASIYOR”
 
ABD’nin sürekli karşılıksız para bastığını söyleyen Paksoy, Türkiye’nin para basamayacağı ortamda kendi imkânlarını kullandığını söyledi. Ekonominin iç ve dış gündemden ayrılarak yoluna devam etmesi gerektiğini söyleyen Paksoy, sahada görülecek reformlarla daha dirençli olunacağını söyledi. Goldman Sachs gibi kurumların düne kadar Türkiye’de daha iyi bir büyüme ve faiz indirimi süreci beklediğini söyleyen Paksoy, şimdilerde “ Merkez Bankası faiz indirmeyi bırakın, faiz arttırmalı. Reel sektörün borçlarını ödemek için Merkez Bankası döviz likiditesi yetecek mi?” noktasına geldiğini ifade etti.
 
“DÖRT KIRILGAN NOKTA ÜZERİNDEN GELİYORLAR”
 
Paksoy, Goldman Sachs gibi kurumlarının şu 4 unsur üzerinden Türkiye’nin üzerine geldiklerini ve algı yönetimi yaptıklarını söyledi:
 
  • Merkez Bankası rezervi ve yeterliliği
  • Reel sektörün borcu ve bankalarla olan diyaloğu
  • Büyüme problemleri ve bunun işsizliğe etkileri
  • Düşmeyen kur ve yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu düşürmeyeceği beklentisi
 
“TL’Yİ BİR MİKTAR CAZİP HALE GETİRMEMİZ GEREKİYOR”
 
Dolar kuru 6 – 6,5 bandına gelmişken vatandaş TL’ye geçmek için özendirilmeli diyen Paksoy, TL’ye dönüşler için uzun vadeli TL birikimler için stopaj düzenlemesinin nefes aldırabileceğini söyledi. Ekonomi yönetiminde tek söylemin dile getirilmesinin önemine dikkat çeken Paksoy, ekonomi için paketlerin hayata geçirilmesinin vaktinin geldiğini sözlerine ekledi.
 
“TAHT SAVAŞLARI BAŞLADI. DÜNYA ÇOK KOLAY BİR 3-4 SENE GEÇİRMEYECEK”
 
Ticaret savaşı başladı maalesef bu kolay bitmeyecek diyen Paksoy sözlerine şöyle devam etti:
 
“Çin bu ticaret savaşının geleceğini biliyordu, Amerika bunu biliyordu. Japonya’nın ve ABD’nin teknoloji olarak geri kalmaya başladığı yerde sadece kur savaşı olmayacaktı. Bugün ticaret savaşını konuşuyoruz ama yarın varlık savaşını konuşacağız. 24 saat açık piyasalar üzerinden bir ülkenin borsası, emtiası, kurları üzerinden baskı kurulup, ödüllendirilebiliyor. Kur savaşları, ticaret savaşları olarak devam eden süreç burada varlık savaşlarına sonra psikolojik savaşlara dönüşecek. İlk defa ABD askeri ve siyasal gücü yanında ekonomik gücünü de kullanmaya başladı. Önümüzdeki dönemde G-20’de bu çok tartışılacak. Bugün İtalya gibi çok borçlu ülkeler var. Bir yerde merkez bankaları yetmeyecek ve borçlarını ödeyemeyecekler. Biz bu borcu yeniden tanımlayalım, zaman kazanalım diyecekler. Bunlar tek para sisteminin geçişin sancılarıdır.”
 
“DÜNYADA TİCARETİ KARŞILAYACAK YETERLİ ALTIN YOK”
 
Dünyada dönen altın kadar rezerv yok diyen Paksoy, merkez bankalarının altın toplamasının önemli hale getirdiğini söyledi. Dünyanın tamamıyla Türkiye’nin çoklu ilişkilerini geliştirmesi gerektirdiğini söyleyen Paksoy, teknoloji ve yazılım konusuna dikkat çekti. Paksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
“Türkiye, katma değerli ürünlerle, üretimle, yerlilik oranı arttırılarak büyümeli. Türkiye arsa değeri olan bir ülkedir. Ne sizden vazgeçerler, ne çok güçlenmenizi isterler. Ama bunlar problem değil. Sermaye ürkektir ama bu ülkenin potansiyeli var.”
 
“DİJİTAL PARA BİR PROVADIR”
 
Dijital para dünyada mutlaka kullanılacak diyen Paksoy, Ekonomist dergisi kapağına çıkan ‘B’ nin ‘Bitcoin’ değil, ‘Blockchain’ olduğunu söyledi. Paksoy dijital paranın geleceğine ilişkin değerlendirmelerini şöyle tamamladı:
 
“Bitcoin dahil merkez bankası veya belli bir gücün arkasında olmadığı dijital paraları kara paraların aklanmasının temsili olarak görüyorum ama bu bir provadır. Binlerce dijital para üretildi, bunlar ödeme sistemi olarak kullanılacak. Blockchain bir gün bir para üretecek. Bu doların başka adı mı olacak… G 20’nin desteklediği ve ABD’nin en yüksek payı aldığı sistem mi olacak… Bunu zaman gösterecek.
 
 

Tüm Ekonomi haberleri için tıklayın