Şirketten yapılan açıklamaya göre, Türk Telekom, tamamen yerli olarak geliştirilen yenilikçi bir çözümle, veri merkezlerini dünya standartlarının ötesine taşıyan stratejik bir hamleye imza attı.
Yapay zeka, video servisleri, 5G ve nesnelerin interneti (IoT) gibi teknolojilerin veri merkezlerindeki güç yoğunluğunu çok yüksek seviyelerine getirdiği bir dönemde Türk Telekom, SDSS çözümüne imza attı.
Tamamen yerli kaynaklarla geliştirilen SDSS, yapay zeka, video servisleri ve 5G gibi yenilikçi teknolojilerin yüksek yoğunluklu iş yüklerini en verimli şekilde yönetmek üzere tasarlandı.
Şirketin İstanbul Esenyurt'taki Veri Merkezi'nde 2021'den bu yana test edilen sistem, 2026 Ocak'ta Türkiye'de ilk kez canlı işletime alındı.
Sunucuların elektriksel olarak yalıtkan ve ısı iletkenliği son derece yüksek sıvılar içerisinde çalıştırılması prensibine dayanan sistem, hava soğutmalı sistemlere oranla 1600 kata varan verimlilik ve yüzde 80'e ulaşan elektrik tasarrufu sağlıyor.
Hava kanalları, yükseltilmiş döşeme ve yüksek hacimli iklimlendirme altyapılarının ortadan kalkması sayesinde beyaz alan ihtiyacını büyük oranda azaltan sistem, rutubet, korozyon, oksitlenme, titreşim ve akustik stres faktörlerinden tamamen arındırılmış çalışma ortamı sayesinde donanım arıza oranlarında iki kata kadar iyileşme imkanı sunuyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Telekom Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Evren, teknoloji birikimleri ve güçlü altyapılarıyla Türkiye'nin dijital geleceğini inşa eterken, dünya standartlarına yön veren, sürdürülebilir ve yerli bir dijital ekosistem oluşturma vizyonuyla stratejik çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Yükselen yeni nesil teknolojilerin günü ve geleceği şekillendirirken, artan veri işleme yoğunluklarının veri merkezlerindeki dönüşümü beraberinde getirdiğini aktaran Evren, "Türk Telekom olarak veri merkezlerimizde sadece kapasite artıran çözümlere değil, kapasiteyi en verimli ve sürdürülebilir şekilde yöneten teknolojilere odaklanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Evren, tasarımından işletimine tamamen Türk mühendisliğinin imzasını taşıyan SDSS'i 2021 yılından bu yana test ettiklerine değinerek, şunları kaydetti:
"Geleneksel hava soğutma sistemine oranla verimlilikte ve enerji tasarrufunda büyük fark yaratan bu sistem, mekansal ve finansal açıdan büyük avantajlar sağlıyor. Fiziksel alan ihtiyacını azaltan bu sistem, aynı ölçekteki fiziksel alanda daha fazla sunucu kullanımı ile kapasite artışına olanak tanıyor ve kuru tip dış soğutma yöntemi sayesinde su tüketimini ortadan kaldırarak çevresel etkilerini azaltıyor. Enerji tasarrufu ile karbon salımında doğrudan yüzde 30'lara ulaşan azalma sağlayan SDSS, sunduğu 1.02-1.06 rekor PUE (Güç Kullanım Etkinliği) değeriyle sürdürülebilirlik hedeflerimizi desteklerken, yerli AR-GE kabiliyetimizin ve inovasyon yetkinliğimizin küresel arenadaki gücünü de bir kez daha kanıtlıyor."