Türkiye ekonomisinden tarihi başarı! Bakan Bolat: Şoklara karşı dayanıklılığımız arttı
ABONE OL

Akit Medya Grubu tarafından düzenlenen "Ticarette Milli Vizyon Zirvesi"nde konuşan Bolat, dünyanın çok zor bir dönemden geçtiğini, askeri ekonomi, ticaret ve ulaştırma alanlarında büyük sıkıntılar yaşandığını söyledi.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırısıyla başlayan savaşın İran'ın da karşı hamleleriyle bir Körfez savaşına dönüştüğünü belirten Bolat, Körfez'deki diğer Müslüman, Arap ülkelerini de içine katan bu savaşta Hürmüz Boğazı'nın ve İran limanlarının abluka altına alınmasıyla dünyadaki önemli ham madde ve enerji kaynaklarına ulaşım ve bunların fiyatlarının yükselmesiyle alakalı ciddi bir şokun meydana geldiğini ifade etti.

Körfez coğrafyasının dünya ekonomisi için önemine dikkati çeken Bakan Bolat, "Körfez coğrafyası dünyadaki petrol kaynaklarının yüzde 20'den fazlasını, doğal gaz kaynaklarının yüzde 20'den fazlasını, gübre kaynaklarının yaklaşık 3'te birini, petro-kimya ürünlerinin yine 3'te birine yakınını üreten bir bölge. Herkes için, hayat için, ekonomi, ticaret, üretim için lazım olan bu çok önemli enerji ve ham madde kaynaklarının gerek bulunma, tedarik riski gerekse de fiyatlarındaki büyük artışlar ciddi şok etkiler meydana getirdi. En önemlisi ise fiyatlardaki, enflasyondaki artış etkisi. Böyle bir tablo meydana geldi." diye konuştu.

Bolat, küresel ekonomide yaşanan bu sorunlara karşı aldıkları önlemlere işaret ederek, şunları kaydetti:

"Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 23 yıllık başkanlığı ve liderliği altındaki bütün kadrolarımız, hükümetlerimiz Türkiye'de yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı önceleyen program ve tedbirlerle Türkiye ekonomisini bugün dolar bazında 6 kattan fazla büyütüp 1 trilyon 630 milyar dolara yükseltme başarısını gösterdiler. Yine aynı şekilde 36 milyar dolar ihracatı 273,5 milyar dolara getirdiler, mayıs sonu itibariyle konuşuyorum yıllıklandırılmışta. Hizmet ihracatını 14 milyar dolardan 122,5 milyar dolara, toplam ihracatı da 396 milyar dolara ulaştıran bir hacme getirdiler. Krizlere, şoklara karşı Türkiye ekonomisinin dayanıklılığı arttı. Finans sistemimiz bu geçen 23 yılda çok güçlü, dayanıklı, istikrarlı bir performans gösterdi. Bunu şununla mukayese edebilirsiniz, 2000-2001 yılı Türkiye'sinde 25 özel bankanın battığı bir dönem, 4 kamu bankasının içinin boşaltıldığı, iflasa doğru sürüklendiği bir dönem ve bunun 53 milyar dolar, o zamanın ekonomisiyle Türkiye'ye çıkardığı bir fatura var. Bizim 23 yıldır bankacılık sistemimizde başarılı, istikrarlı bir performans var. Burada kamu bankalarına ayrı bir parantez açmak istiyorum. Gerçekten 2000'li yıllarda ve 2013'te Gezi olaylarıyla başlayıp sonrasında kanlı darbe girişimleri, pandemi dönemi, deprem dönemi, böyle çok zorlu dönemlerde ve de Türkiye'nin altyapı, mega projelerinin desteklenmesinde kamu bankalarının, katılım bankalarının hakkı gerçekten çok büyük, payı çok büyük."

"DIŞ TİCARETTE İLK 5 AYDA STABİL VE İSTİKRARLI BİR PERFORMANS GÖSTERDİK"

Bolat, savaşın başlamasıyla birlikte gübre ithalatında alınan yüzde 6 Gümrük Vergisi'ni sıfırladıklarını hatırlatarak, "Gübre ithal etmek isteyen varsa rahatça getirebilsin diye. Çünkü gübre çok kıymetli aranan bir ürün haline geldi. Yine gübre ihracatımızı durdurduk. Bu şekilde gübre konusunda tarım ürünlerinin üretimi konusunda herhangi bir sıkıntı da yaşatmadık." şeklinde konuştu.

Körfez'deki savaşın bitmesi için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Türkiye'deki kadroların yoğun bir çaba sarf ettiğini ifade eden Bolat, petrol ve doğal gaz fiyatlarının geri gelmesinin de en büyük temennileri olduğunu dile getirdi.

Bolat, yılın 5 ayının geride kaldığını ve enerji faturasında böylesine ithalat yükünün artmasına rağmen dış ticarette ilk 5 ayda stabil ve istikrarlı bir performans gösterdiklerini kaydederek, "Ama dileğimiz savaşsız, barış içinde, kalkınmaya harcanacak çabalarla bölge halklarının, Müslüman aleminin ve insanlığın huzur içinde, ekonomide, toplumsal barışta yoluna devam etmesi. Umarım bu savaşa yol açanlarda artık savaşla amaçlarına ulaşamayacağını görür, barış yolunda bir karar verirler diye temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin dünyada rekabetin kızıştığı ürünlerde mutlaka güçlü olmak zorunda olduğunu belirterek, "2002'de ülkemizde orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerin toplam ihracatımızdaki payı yüzde 30'a yakındı. Bu rakam 2025 yılı sonunda yüzde 43,5 oldu, mayıs ayı sonunda yüzde 44'e kadar yükseldi. Hedefimiz, ilk planda birkaç yılı bulmadan yüzde 50'yi geçebilmek." dedi.

Akit Medya Grubu tarafından düzenlenen "Ticarette Milli Vizyon Zirvesi"nde konuşan Bolat, Avrupa Birliği'nin Türkiye ile ekonomik ittifak içinde olmak istediğini belirterek, "Avrupa, Türk ordusu, Türk savunma sanayisi ile ittifak içinde olmayı bekliyor. Bütün Afrika coğrafyasında Türkiye bir yıldız. Asya da aynı şekilde. Dünya Ticaret Örgütünde Türkiye denge ve istikrar unsuru olarak görülüyor." ifadesini kullandı.

Bolat, Türk ekonomisinin son 23 yılda reel olarak yıllık ortalama yüzde 5,4 büyüdüğüne işaret ederek, "Bu çok önemli bir başarı. 238 milyar dolardan 1 trilyon 639 milyar dolara yükseliyorsunuz ve bizim şu anda 830 milyar dolar mal ve hizmet ihracat ve ithalat toplamımız var. Yani dış ticaretimiz milli gelirimizin yarısı." diye konuştu.

"Vizyonumuz şu, Türkiye ihracata dayalı büyüme modeline devam edecek." diyen Bakan Bolat, şöyle devam etti:

"Eğer sen satmazsan dışarıdaki gelir sana satar. Senin kapında, senin evinde seni bulur. O nedenle ortada bir üretim ekonomisi var, bir ticaret ekonomisi var. Dolayısıyla ayakta kalmaya, üretmeye, daha fazla satmaya ve rakiplerinle rekabet etmeye mecbursun. Bu açıdan mal ve hizmet ihracatını daha fazla artırmaya mecburuz. Bu yıl hedefimiz 410 milyar dolar. Cumhurbaşkanı'mız sene başında vazetti. 282 milyar dolar mal, 128 milyar dolar hizmet ihracatı, toplam 410 milyar dolar."

Bakan Bolat, Türk ekonomisinin dünyadaki gelişmelere bağlı yaşanan şoklara dirençli olduğunu dile getirerek, ihracat veya dış ticaret vizyonlarında birkaç kademe olduğunu, Türkiye'nin en büyük pazarı Avrupa Birliği'nde ise daha çok yer alacaklarını söyledi.

Türkiye'nin tarımda güçlü bir üretim ve ticaret gücü olduğunu vurgulayan Bolat, "Bu yıl inşallah çok bereketli bir yıl oluyor. Tahıllarda, yağlı tohumlarda, sebzede, meyvede, baklagillerde son 15-20 senenin en iyi hasatlarından, bereketli yıllardan biri olacak. Bu inşallah hem sürümden kazanmak için üreticilerimize çok faydalı olacak hem de ürün bollaşmasıyla pazarlarda, marketlerde gıda fiyatlarının makul rakamlara düşmesi şeklinde olumlu etkileri olacak. Zaten bunu da görmeye başladık." diye konuştu.

Bakan Bolat, şunları ifade etti:

"Dünyada rekabetin kızıştığı ürünlerde mutlaka güçlü olmak zorundayız. 2002'de ülkemizde orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerin toplam ihracatımızdaki payı yüzde 30'a yakındı. Bu rakam 2025 yılı sonunda yüzde 43,5 oldu, mayıs ayı sonunda yüzde 44'e kadar yükseldi. Hedefimiz, ilk planda birkaç yılı bulmadan yüzde 50'yi geçebilmek. Bunların içinde savunma sanayisi ürünleri var, havacılık ürünleri var, elektrik ve elektronik ürünleri var ve makinelerin, yazılımların, yapay zekanın, teknolojinin, inovasyonun, markalaşmanın ihracatımızı artıracağı bir yapıya doğru evriliyoruz. Bu çok sevindirici bir durum çünkü bu tür ürünlerde katma değer yüksek olur, döviz geliri, ihracat geliri de yüksek oluyor."

Yol, köprü, havalimanı gibi yatırımların ekonominin büyümesine katkı sağladığına işaret eden Bolat, "Bu 23 yılda ulaştırmaya, altyapıya bu yatırımlar sayesinde Türkiye şu anda dünyanın en yeni, en modern altyapı ve üstyapılarına sahip konuma geldi. Yol medeniyettir. Ticaret, üretim nasıl olacak yol olmazsa? Tünel, köprü olmazsa 65 milyon yabancı turist, 35-40 milyon yerli turist bir yerlere gitmek için yollar olmasa nasıl gideceklerdi, bir gidiş bir geliş yolların olduğu 23 yıl önceki Türkiye'yi düşünürsek." dedi.

"RAYLI SİSTEMLERE ÇOK DAHA FAZLA ÖNEM VERİYORUZ"

Bakan Bolat, Türkiye'nin çok zorlu ve çetin bir coğrafyada varlığını devam ettirdiğini belirterek, "Bu coğrafya Türkiye'ye aynı zamanda Avrupa ile Asya arasında, Orta Doğu ile batı arasında adeta bir koridor olma imkanlarını getiriyor. Bunun içinde Orta Koridor da var, Uzak Doğu'dan, Çin'in Pasifik Okyanus kıyısından başlayıp Avrupa'ya uzanan. Zengezur Koridoru da var. Kalkınma Yolu Koridoru var. Ayrıca enerji koridorlarına ev sahipliği yapıyoruz. Türk Akım, Mavi Akım, bunların hepsi çok önemli. Avrupa'da birçok ülke Türkiye üzerinden geçen doğal gaz boru hatlarıyla tedarik yapıyor." ifadesini kullandı.

Türkiye'de son 23 senede çok büyük projelere imza atıldığını vurgulayan Bolat, "Bu şekilde de devam ettiriyoruz. Şimdi raylı sistemlere çok daha fazla önem veriyoruz. Gerek hızlı trenler gerekse organize sanayi bölgelerinin limanlara bağlanarak taşımacılık maliyetinin düşmesi hükümetimizin altyapı yatırımlarında öncelik verdiği bir alan son 3 senedir. Bu şekilde Türkiye'yi dünyanın merkezi konumunda oyun kurucu ve ekonomide stratejik önemi en yüksek olan ülkelerden biri olan konumuna hep birlikte ulaştırıyoruz." diye konuştu.

Bakan Bolat, Türkiye'nin 1963'te imzalanan Ankara Anlaşması ile Avrupa Birliği'nin 63 yıldır ortak üyesi olduğunu, 1 Ocak 1996'dan beri de Gümrük Birliği anlaşması içinde bulunduğunu dile getirdi.

Bu anlaşmalar sayesinde Türkiye ve Avrupa Birliği'nin sanayileri arasında yakın bir entegrasyon ve birleşme meydana geldiğini söyleyen Bolat, "Şimdi Avrupa'daki sanayiler, Türkiye'nin ekonomik ve sanayi ilerlemesi karşısında buradaki üretim gücünden, buradaki kabiliyetten yararlanmak istediler ve Türkiye'ye 294 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım girişi oldu son 23 senede. 89 bin yabancı firma kuruldu ve bunlar 1 milyon 200 bin istihdam getirdiler." dedi.