Bolat, Ankara'da bir otelde düzenlenen Türkiye-Irak İş İnsanları Yuvarlak Masa Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, iki ülke ilişkilerinin son yıllarda ticaret, yatırımlar, müteahhitlik, ulaştırma, savunma sanayi, turizm ve hizmetler gibi sektörlerde ekonomik entegrasyon çerçevesinde ilerletildiğini söyledi.
Türkiye-Irak ticaret hacminin 17 milyar dolar seviyesinde olduğunu bildiren Bolat, bu hacmin Kovid-19 salgınından sonraki süreçte ve enerji fiyatlarının yükseldiği dönemde 24 milyar dolara kadar çıktığını ifade etti.
Bolat, Türkiye'nin dış ticaretinde Irak'ın 5'inci en büyük ortak olduğuna işaret ederek, "Irak ile Türkiye arasındaki ticareti, değerli Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin riyasetinde orta vadede 30 milyar dolarlık bir hacme ulaştırma konusunda kararlıyız." diye konuştu.
Türk müteahhitlerinin en fazla proje üstlendiği 3'üncü ülkenin Irak olduğunu aktaran Bolat, söz konusu ülkede bugüne kadar 40 milyar dolar değerinde 1157 projenin başarıyla tamamlandığını söyledi.
Bolat, Türk müteahhitlerinin dünyada 13 bine yakın projeyle 566 milyar dolarlık iş hacmine ulaştığını, Irak'ta üstlenilen projelerin bu toplamın yaklaşık yüzde 7,5-8'ini oluşturduğunu kaydetti.
Yeni hükümetin kurulmasının ardından Irak'la hızlı şekilde çalışmaya, ticaret, yatırım, müteahhitlik, hizmetler ve ulaştırma alanlarında işbirliği yapmaya hazır olduklarını aktaran Bolat, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu yıl içinde Körfez bölgesinde yaşanan sıcak savaş ve jeopolitik gelişmeler ekonomi üzerinde maalesef olumsuz etkiler yapıyor. Özellikle enerji koridorları ve enerji kaynaklarının dünyaya ulaştırılması noktasında ciddi olumsuzluklarla karşılaşıldı. Bu gelişme, Irak ile Türkiye arasında Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın tam kapasite çalıştırılması, Basra'dan Ceyhan Türkiye'ye uzanacak yeni petrol boru hattının inşası, Türkiye ile Irak arasındaki ikili ticaret koridoru ve Basra Körfezi'nde Fav Limanı'ndan başlayacak Kalkınma Yolu'nun Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanması, enerji ve ticaret koridorlarının işler hale getirilmesi için çalışılması gerektiğini ortaya koymaktadır."
Bolat, iki ülke arasında imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme anlaşmalarının, karşılıklı iç onay süreçlerinin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girmesinin önem taşıdığını aktardı.
İki ülke arasındaki ticareti yükseltmek için atılması gereken adımlara işaret eden Bolat, "Türkiye ile Irak arasındaki ticareti 30 milyar dolar seviyesine yükseltme hedefine, İbrahim Halil Gümrük Kapısı'nın Irak hükümetinin yürürlüğe koyduğu ASYCUDA sistemine en kısa sürede entegre edilmesinin çok önemli katkı yapacağına inanıyoruz. Ticaret ve enerji koridorları açısından Türkiye-Irak işbirliği bu kadar önemli bir konuma yükselmişken, söz konusu sistemin entegrasyonunun İbrahim Halil Gümrük Kapısı ile tamamlanacak olması, belirsizliği ortadan kaldıracak ve ticareti de hızlandıracaktır." şeklinde konuştu.
Bolat, Irak'ın TIR Sözleşmesi'ni uygulaması hususunda her türlü işbirliğine açık olduklarını da bildirdi.
Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki transit vize rejiminin 15 Nisan'dan bu yana uygulanmaya başladığını anımsatan Bolat, şunları kaydetti:
"Türkiye'den Irak'a ve Irak'tan da Suudi Arabistan'a, Kuveyt'e ve bütün Körfez'e transit ticaretin kanalları açılmıştır. Bu çerçevede Kalkınma Yolu'nun, yeni lojistik merkezleri ve şehirlerin kurulması anlamında Türkiye-Irak ilişkilerinde yatırımlar ve müteahhitlik çalışmalarını hızlandıracağına inanıyoruz."
Bolat, Türkiye-Irak Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) toplantısına bu yıl ev sahipliği yapmak istediklerini de söyledi.
Bakan Bolat, toplantı sonrasında yaptığı değerlendirmede de iki ülkenin dış ticarette near-shoring (yakın kıyı desteği) ve friend-shoring (dost desteği) kapsamında yer aldığına işaret ederek, "Türkiye'nin bu yıl 282 milyar dolara ulaşacak mal ihracatının yüzde 94'ü sanayi ürünleridir ve bunun yüzde 55-60'ı Avrupa Birliği ve Kuzey Amerika ülkelerine, yani gelişmiş ülkelere yapılıyor." diye konuştu.
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında 30 yıllık Gümrük Birliği entegrasyonu olduğunu hatırlatan Bolat, AB'nin kabul ettiği "Made in EU" konsepti ve projesine Türkiye'nin de dahil edildiğini, Irak hükümetinden beklentilerinin, "aranan ürün şartı" içinde Türkiye Cumhuriyeti'nin de mutlaka yer alması olduğunu dile getirdi.
Bolat, Hürmüz Boğazı'ndaki sıkıntılı süreçlerle bir daha karşılaşılmaması için mutlaka gümrük geçişlerinin, kara-demir yolu koridorlarının, enerji hatlarının genişletilmesi ve artırılması gerektiğini bildirerek, ziyaretin Türkiye-Irak ilişkilerine çok büyük katkılar yapacağına gerçekten inandıklarını kaydetti.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak da ticareti artırmak için ticari diplomasi noktasında çalıştıklarını belirterek, "Yeni hükümetin kurulması iki ülke arasındaki işbirliğini daha iyi bir zemine taşıyacaktır. Savaşın geride kalmasıyla Irak'taki yeniden yapılanma ve kalkınma sürecinin hızlanacağına inanıyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bu süreçte de Türkiye olarak komşumuz Irak'ın en güvenilir ortağı olmaya devam edeceğiz." dedi.
Sadece ticaretin değil yatırımların da önemli olduğuna dikkati çeken Olpak, bundan sonraki süreçte bu konuda da önemli adımlar atılacağını bildirdi.
Olpak, şunları kaydetti:
"Merkezi Hükümet ile Kürt Bölgesel Yönetimi arasındaki gümrük uygulama farklarının giderilmesi, özellikle liberalizasyon ve operasyonlar açısından önem taşıyor. ASYCUDA (Automated System for Customs Data) sisteminin gümrük kapılarında etkin uygulanması, süreçlerimizi hızlandıracaktır. Para transferleri, iş hayatının vazgeçilmezi. Bankacılık uygulamaları nedeniyle ticaret ödemelerinde yaşanan güçlüklerin çözümü de iş dünyasının başlıkları arasında. İş insanlarına yönelik e-vize süreçlerinin hızlandırılması ve çok girişli ticari vizeler bizim için hayati önem taşıyor."