Nesli tükenmekte olan ve içlerinde 200'den fazla türe sahip zehirli ok kurbağaları geniş bir familyaya sahip. Güney Amerika ve Orta Asya'nın yağmur ormanlarındaki ağaç kovukları ve gölcüklerde yaşamını sürdüren bu kurbağalar genellikle akıntıların ve suyun sığ olduğu yerlerde yaşar.

Son derece faklı dizilimde bulunan zehirli ok kurbağalarının en dikkat çekici yönü ise renkleridir. Her tür renge sahip bu canlılar dünyanın en zehirli hayvanlarının başında geliyor. 200'den fazla türe sahip bu kurbağaların her bir türü farklı bir kimyasal özellikler taşıyan zehri bünyesinde barındırır. Bu canlıları dünyadaki zehirli yaratılar kategorisinde öne çıkaran özellikleri ise tek bir ok kurbağasının zehrinin 10 insanı öldürebilecek güce sahip olmasıdır.
Boylarının 1,5 ile 5 santimetre arasında değiştiği bilinen ok kurbağalarının ağırlıkları ise boylarına oranla 2 veya 10 gram asarında değişkenlik gösterebilir. Bu canlıların besin zincirini genelle alt türler oluşturuyor. Yemek listelerinin başında ise çoğunlukla küçük çekirge, sinek ve karıncalar yer alıyor.

Öte yandan eski zamanlarda Kolombiya'nın Choco kabilesi, bu canlıları avantaja çevirip zehirlerinden faydalandılar. Yerel halk ok kurbağalarının zehirlerini düşmana karşı savunma amaçlı oklarının ucuna sürüp düşmana karşı kullandılar. Zehirli ok kurbağalarına bu ismin verilmesi de bu yüzden olmuştur.
En çekici yönleri olan renkleri ise bir gösterişten öte düşmanlarına karşı bir uyarı niteliğindedir. Bilim insanlarının görüşüne göre ok kurbağalarının bu kadar zehirli olmalarının sebebi yedikleri bazı zehirli böcekler.
Metabolizma olarak dikkat çeken bir yönleri de bu canlıların solunumlarını derilerinden yapıyor olmasıdır. Tamamı olmasa da bir kısmının bu şekilde solunum yapması ayrıca biliniyor. Bu şekilde solunum yapmalarının kötü yanı ise daima derilerini nemli tutmaları gerekmesidir. Habitat alanlarının Orta Asya ve Güney Amerika'daki yağmur ormanları olmasının sebebi de bu yüzdendir.
Star Gazetesi