Kalan00:34
İSTANBUL 28°C / 19°C
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • K.Maraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
DOLAR
46,2748
EURO
53,6725
ALTIN
6257.17
  • Gece modu
    Gündüz modu
  • Anasayfa
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Son Dakika
  • Yazarlar
  • Güncel
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Canlı Skor
  • Açık Görüş
  • Savunma
  • Sosyal Güvenlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Kültür Sanat
  • Otomobil
  • Diğer
    • Hava Durumu
    • Namaz Vakitleri
  • İletişim Ve Künye
  • Haberler
  • >
  • Foto Galeri

FOTO GALERİ

11 Haziran 2026 Perşembe

İstanbul Boğazı turkuaza büründü! Yunuslardan görsel şölen

İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi'nde görülen yunusları sırt yüzgecindeki izlerden kimliklendiren uzman ekipler, kayıt altına aldıkları yunusların hareketlerinden yola çıkarak denizdeki ekosisteme ve canlı popülasyonuna dair ipuçları elde ediyor.

1
/
22

Deniz Yaşamını Koruma Derneği (DYKD) ile Dünya Doğayı Koruma Vakfının (WWF-Türkiye) uzman ekipleri, İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi'nde yunus gözlemi için özel operasyon düzenliyor.

2
/
22

AA ekibinin de eşlik ettiği çalışmada, uzmanlar botla sabah saatlerinde Heybeliada açıklarından Bostancı'ya, oradan da İstanbul Boğazı'na ilerleyerek yunus sürülerini gözlemledi.

3
/
22

DYKD ve WWF ekipleri, sürü halinde hareket eden yunusların fotoğraflarını çekerek, konum bilgilerini ve davranışlarını kayıt altına aldı. Yavrularıyla gruplar halinde görülen yunuslar, uzun süre botun çevresinde ilerledi.

4
/
22

Marmara Denizi'nde görülen afalina, tırtak ve mutur türleri üzerine yürütülen çalışmalarda, yunusların sırt yüzgeçlerindeki doğal izler, çentikler ve şekil farklılıklarından yararlanılarak bireysel tanımlama yapılıyor.

5
/
22

Sırt yüzgecinin insanlardaki parmak izi gibi kendine has özellikler taşıdığını dikkate alan uzmanlar, bu sayede kimliklendirilen her bir yunusun yıllar içindeki gelişimini, yaşam alanları ve popülasyon dinamiklerini takip edilebiliyor.

6
/
22

Elde edilen veriler, yunusların hangi bölgeleri daha sık kullandığını, beslenme davranışlarını ve grup yapılarını ortaya koyarken, Marmara Denizi'nin ekolojik durumuna ilişkin de önemli bilgiler sağlıyor.

7
/
22

Karadeniz ile Marmara Denizi arasındaki doğal geçiş hattı oluşturan İstanbul Boğazı, uzmanlar tarafından deniz memelileri için önemli beslenme, dinlenme ve geçiş koridoru olarak görülüyor.

8
/
22

WWF-Türkiye deniz ve biyoçeşitlilik uzmanı Cansu İlkılınç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yaban İstanbul ekibi işbirliğiyle halka açık yunus gözlemi etkinlikleri gerçekleştirerek vatandaş bilimini desteklediklerini ve bu gözlemler esnasında bilimsel veri topladıklarını söyledi.

9
/
22

Yunusların konumlarını, davranışlarını, türleri ve birey sayılarını kaydettiklerini bildiren İlkılınç, bu canlıların fotoğraflarını çekerek Deniz Memelileri Araştırma Derneğinin danışmanlığında fotokimlikleme yöntemi kullandıklarını belirtti.

10
/
22

Yunusların sırt yüzgeçleri üzerindeki doğal çentikler, yara izleri ve şekil farklılıklarının her birey için ayırt edici özellikler taşıdığına işaret eden İlkılınç, 'Bu özellikler sayesinde fotokimlikleme yöntemi kullanılarak bireyler uzun yıllar boyunca tekrar tanımlanabiliyor. Böylece aynı bireylerin hangi bölgeleri kullandığı, ne kadar süre bölgede kaldığı ve yavrulama gibi yaşam öyküsü özellikleri hakkında bilgi edinilebiliyor. Popülasyon izleme çalışmaları sayesinde türlerin dağılımı, mevsimsel varlığı, davranışları ve karşı karşıya oldukları tehditler hakkında veri elde edebiliyoruz. Düzenli gözlemler, uzun dönemli değişimleri anlamak açısından büyük önem taşıyor.' dedi.

11
/
22

İstanbul Boğazı'nda 3 tür yunusun görüldüğüne dikkati çeken İlkılınç, bu türleri ve özelliklerini şöyle sıraladı:

12
/
22

'İstanbul Boğazı'nda afalina, tırtak ve mutur türlerini gözlemliyoruz. Afalina, bizim yunus diye bildiğimiz tür. Oldukça dinamik, güçlü bir yapısı var. Yaklaşık 3,5 metreye kadar ulaşabiliyor. 5'li 15'li gruplar halinde İstanbul Boğazı'nda sıklıkla gördüğümüz türlerden biri. Tırtak, afalinaya göre ince yapılı, uzunluğu 2,5 metreye kadar ulaşabiliyor. Daha akrobatik, aslında bir açık deniz yunusu. Renklenmesi, kum saati gibi görünür. Sırt yüzgecinden aşağı inen bir V ile karakteristiktir. Mutur dediğimiz tür, farklı bir aileye ait. Yunuslardan farklı olarak öne çıkan belirgin bir çene yapısı yok. İnsanlar bazen bu özelliklerinden dolayı balinalara benzetiyor, diğer gözlemlenen türlerden daha küçük, yaklaşık 1,5 metreye kadar ulaşıyorlar. Yavru bir yunus gördüğünüzü düşündüğünüzde mutur olma ihtimali olabiliyor. Siyaha yakın üçgen sırt yüzgeci de türe dair ayırt edici özelliklerden.'

13
/
22

İlkılınç, İstanbul Boğazı'nın Karadeniz ile Marmara Denizi arasında önemli bir ekolojik koridor oluşturduğunu, balık varlığı nedeniyle yunuslar tarafından beslenme, dinlenme ve geçiş amacıyla kullanıldığını ifade etti.

14
/
22

Yunusların geçmişe kıyasla daha sık görülmeye başladığını söylemek için uzun dönemli verilere ihtiyaç olduğunu belirten İlkılınç, 'İstanbul Boğazı her zaman yunusların yaşam alanlarından biriydi. Son yıllarda farkındalığın ve gözlem çalışmalarının artmasıyla birlikte onları daha fazla fark ediyoruz. Yunuslar besin zincirinin üst basamaklarında yer alan ve ekosistemdeki değişimlere duyarlı canlılar oldukları için gösterge türler arasında değerlendiriliyor. Popülasyonlarındaki değişimler, deniz ekosisteminin durumu hakkında önemli ipuçları sağlayabiliyor. Özellikle hasta, zayıf ya da insan kaynaklı baskılardan etkilenen bireylerin sayısındaki değişimler, deniz ekosistemindeki sorunların anlaşılmasına yardımcı olabiliyor.' diye konuştu.

15
/
22

İlkılınç, İstanbul Boğazı'nda gerçekleştirdikleri son gözlem çalışmalarına ilişkin şunları söyledi:

16
/
22

'Fenerbahçe, Kız Kulesi ve Haydarpaşa açıklarında gerçekleştirdiğimiz gözlemlerde yavruların ve genç bireylerin de yer aldığı gruplarla karşılaştık. Dürbünle yunuslarımızı gözlemledik. Bugün afalina türünü gördük. Çok kalabalık yunus grupları gördük, 15 bireyden oluşuyorlardı. Gördüğümüz gruplardan birinde en az 3 yavru vardı. Dalgalarla adeta sörf yaparken görüntüleme şansımız oldu. Beslenme davranışları sergilediklerini, birbirleriyle etkileşime girdiklerini, sosyalleşme davranışı sergilediklerini ve teknelerin oluşturduğu baş dalgalarından yararlanarak yüzdüklerini gözlemledik. Fotokimlikleme çalışmaları sayesinde geçmiş yıllarda kataloglarımıza kaydettiğimiz bazı bireyleri yeniden tanımlayabiliyoruz. İlk kez 2012 yılında Deniz Memelileri Araştırma Derneği tarafından kaydedilen bir bireyin yaklaşık 10 yıl sonra tekrar gözlemlenmesi, bazı yunusların İstanbul Boğazı'nı uzun yıllar boyunca kullanmaya devam ettiğini gösteriyor. Sağlıklı yavruların gözlenmesi de Boğaz'ın yunuslar için önemli bir yaşam alanı olduğunu ortaya koyuyor. Yunusların korunması, aynı zamanda Marmara Denizi'nin biyolojik çeşitliliğinin korunmasına katkı sağlıyor. Denizde yunus varsa hayat vardır. Yunusları korumak birlikte mümkün.'

17
/
22

Deniz Yaşamını Koruma Derneği Kurumsal İlişkiler İş Birlikleri Yöneticisi Gizem Ece ise Marmara'da denizel biyoçeşitliliğin iyileşmesi için onarıcı restorasyon çalışmaları yürüttüklerini, bu kapsamda yunusları da gözlemlemek için operasyon düzenlediklerini belirtti.

18
/
22

Ece, 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı Kararıyla 'korunması gereken hassas alan' ilan edilen Tavşan Adası başta olmak üzere bölgede koruma ve restorasyon çalışması yaptıklarını, 11 yıldır gözlemler yaparak canlıların kaydını tuttuklarını anlattı.

19
/
22

Tavşan Adası Koruma Alanı'nda yürüttükleri düzenli tür gözlemi faaliyetleri kapsamında yunusları da takip ettiklerini ifade eden Ece, 'Bölgede haftada en az 3 kez karşılaştığımız yunusların varlığı, alanın yalnızca dip canlıları ve mercanlar için değil, besin zincirinin üst basamaklarında yer alan türler için de önemli bir yaşam alanı olduğunu gösteriyor. Bu nedenle yunus gözlemlerini daha sistematik hale getirmek amacıyla bir gözlem metodolojisi geliştiriyor, elde edilen verilerle Tavşan Adası'ndaki bütünleşik koruma vizyonumuz doğrultusunda daha detaylı izleme ve raporlama yapmayı hedefliyoruz.' diye konuştu.

20
/
22

İstanbul Boğazı'nda hem yunus gözlemi hem de turkuaz renge bürünen suyla ilgili analiz yapabilmek için çalıştıklarını dile getiren Ece, 'Uzman dalgıçlar, biyologlarlarımız ve WWF'ten Cansu İlkılınç ile Marmara Denizi'nde yunus gözlemi yapmayı başarabildik. Ağırlıklı olarak mühendis türlerini iyileştirmek ve restore etmek için çalışıyoruz ancak diğer bütün türleri de kaydediyoruz, gözlemliyoruz.' ifadelerini kullandı.

21
/
22

Ece, İstanbul Boğazı'nın turkuaz renge dönüşmesini de şöyle değerlendirdi:

22
/
22

'Turkuaz İstanbul Boğazı şaşırtıcı ve hiç görmediğimiz bir şey değil. Bu aslında bir alg türünün bize yarattığı bir renk cümbüşü. Son dönemde turkuaz denizi görmemizin sebebi, özellikle Sahra Çölü üzerinden gelen demir ağırlıklı toz bulutları ve aynı zamanda bizim burada gördüğümüz denizel biyoçeşitlilik ve güneşin geldiği nokta. Su sıcaklıklarının istediğimiz seviyede ilerlemesi ile aslında biraz artmış bir algden bahsediyoruz. O bize turkuaz rengi verdi. Güzellik sadece suyun üstünde gördüğümüz renk değil. Algler besin zincirinin en tabanında yer alan ve diğer basamaklarda bulunan türler için beslenme fırsatı yaratan bir önemli tür. Orada sayısal artış elbette diğer türlerde de artışa sebebiyet veriyor ve balık bolluğu oluşturuyor. Yunusları turkuaz Boğaz'da görebilmemizin en temel sebebi de bu. Çünkü yunuslar da balık popülasyonlarının olduğu yerlerde daha sık görünüyorlar.'

  • © 2026 Star.com.tr
  • İletişim Ve Künye
  • Bilgi Toplum Hizmetleri
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.