Kalan00:34
İSTANBUL 24°C / 14°C
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • K.Maraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
DOLAR
45,4098
EURO
53,5661
ALTIN
6875.62
  • Gece modu
    Gündüz modu
  • Anasayfa
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Son Dakika
  • Yazarlar
  • Güncel
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Canlı Skor
  • Açık Görüş
  • Savunma
  • Sosyal Güvenlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Kültür Sanat
  • Otomobil
  • Diğer
    • Hava Durumu
    • Namaz Vakitleri
  • İletişim Ve Künye
  • Haberler
  • >
  • Foto Galeri

FOTO GALERİ

9 Mayıs 2026 Cumartesi

Kuruyan dereler yıllar sonra taşkınla geri döndü

Kuraklık dönemlerinde atık ve molozlarla daraltılan doğal su yolları, Karacabey, Uluabat Gölü ve Gönen Çayı havzasında yıllar sonra etkili olan yoğun yağışlarla yeniden eski yatağını ararken, suların yön değiştirerek yerleşim ve tarım alanlarına yayılması taşkınlara yol açtı ve suyun 'unutulmayan' yolunu gösterdi.

1
/
29

Kurak dönemde su seviyesinin düşmesiyle birlikte dere yatakları zamanla kullanılmayan alan gibi görülerek atık ve molozlarla dolduruluyor, bu birikim suyun ilerleyebileceği doğal yolu daraltıyor.

2
/
29

Yağışlarla birlikte yeniden akışa geçen su ise doğal yatağı tıkandığı için eski yolunu izleyemeyerek yön değiştiriyor, çevredeki yerleşim ve tarım alanlarına yayılarak kısa sürede taşkına neden oluyor.

3
/
29

AA ekibi, suyun doğal akış yolu insan müdahalesiyle daraltılan Karacabey, Uluabat Gölü, Gölyazı, Eskikaraağaç, Manyas Gölü, Gönen Çayı ve Kocasu Çayı havzasında etkili olan yağışlarla birlikte sular altında kalan ormanlık alanlar, yerleşim yerleri ve tarım arazilerini dronla görüntüledi.

4
/
29

Aynı noktada kısa süre arayla kaydedilen görüntülerde, bir yanda kurumuş ve çöplerle kaplı dere yatağı, diğer yanda suyun evlere kadar ulaştığı taşkın manzarası dikkati çekiyor.

5
/
29

Görüntülere göre, su yolu işlevi gören dere yataklarının daraltılması ya da atıklarla doldurulması suyun kontrolsüz şekilde yayılımını sağlıyor. Dere yatağında biriken atıklar taşkın sırasında sürüklenerek akış yönünde ilerlerken, kirlilik denize kadar ulaşıyor.

6
/
29

Karacabey'e bağlı Hayırlar Mahallesi'ndeki tarihi yel değirmeni de su taşkınından etkilendi. Yağışla birlikte yel değirmeni ve bölge sular altında kaldı.

7
/
29

Nilüfer Çayı'nın da atık ve kanalizasyon kaynaklı yoğun şekilde kirlenmesi görüntülerde yer aldı. Görüntüye göre, bir bölümü daha temiz akan çay, Çapraz Çay ile birleşerek akışını sürdürürken, bu şekilde kirlilik denize kadar taşınıyor.

8
/
29

Yine Ramazan Bayramı döneminde tamamen kuruyan Geyikuçtu Deresi'nin yatağındaki evsel atık ve molozlar, yağışların ardından yeniden suyla dolan dereyle birlikte taşınarak denize ulaşıyor.

9
/
29

Karacabey'de çobanlık yapan Ramazan Ayyıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aşırı yağışların ardından tarlaların su altında kaldığını belirterek, çok fazla zayiat verildiğini kaydetti.

10
/
29

Ayyıldız, derelerin taşmasıyla kirliliğin Bursa'dan bölgelerine kadar geldiğini anlatarak, 'Hayvanlar mecbur bu pis sudan içiyor. Hastalıklı burası. Simsiyah, fabrika atıklarının pislikleri buraya geliyor. Lodos esince koku bize geliyor, leş gibi kokuyor. Rahatsızız. Önceden balık vardı, insanlar buradan su içermiş, piknik yaparmış, tertemizmiş.' dedi.

11
/
29

Bölgede araştırmalar yapan Piri Reis Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, insanlar tarafından kirletilen suyun doğadaki döngüsünün bozulduğunu anlattı.

12
/
29

Sarı, dağın yamacından akan tertemiz ve içilebilen suyun, insanların bu alanı keşfedip piknik yapmasıyla hikayesinin değişmeye başladığını dile getirerek, 'Sonra oradan akıyor, bir köyün içinden geçiyor. Köydeki soba küllerinden çöplerine kadar her şey artık suyun içine dökülmeye başlıyor. Su artık götürücü, çöplerimizi bizden uzaklaştırıcı hale geliyor. Lavabolar, kanalizasyon atıkları daha büyük yerleşim yerlerine geldiğinde dahil oluyor. Bu su devam ediyor, denize yaklaşıyor, artık ovalar çıkıyor karşımıza. Yavaş yavaş fabrikalar yükselmeye başlıyor. Sonra bu fabrikalar bir taraftan o suyu kullanıyorlar, bir taraftan bütün atıklarını o suya vermeye başlıyorlar.' ifadelerini kullandı.

13
/
29

Temiz suyun denize ulaştığında neredeyse su olma vasfını kaybettiğine dikkati çeken Sarı, Türkiye'de denize ulaşan akarsuların çoğunun bu durumda olduğunu söyledi.

14
/
29

Prof. Dr. Sarı, suyun insan eliyle bozulmasına ilişkin Marmara Bölgesi'ndeki Nilüfer ve Gönen çaylarından örnek verdi.

15
/
29

Sarı, Uludağ'dan içme suyu kalitesinde doğan Nilüfer Çayı'nın Bursa'nın içinden geçip 20 kilometre dolandığını, ilin çıkışında su olma vasfını kaybettiğini, simsiyah, kokulu bir sıvıya dönüştüğünü aktararak, 'Akarak devam ettiğinde 90 kilometre boyunca Nilüfer Çayı'nda bir tane balığa rastlayamazsınız. Çünkü yaşamı bitiriyoruz.' dedi.

16
/
29

Kaz Dağları'nın kuzeybatı eteklerinden doğan Gönen Çayı'nın da ilçeden geçip Gönen Ovası'nı suladığını anlatan Sarı, 'Gönen'in meşhur meyveleri, sebzeleri, çeltiği, pirinci hep bu suyla sulanıyor. Gönen'in içine girmeden önce tertemizken Gönen'den çıkıyor Bandırma'dan Marmara Denizi'ne ulaştığında simsiyah bir sıvıya dönüşüyor. Öncesinde oksijen oranı 12 miligram/litre, içme suyu kalitesinde. Denize karıştığı yerde 0.11 miligram/litre, oksijen yok, sıfır. Bunu insan yapıyor.' diye konuştu.

17
/
29

Akarsuların denizlere hayat, can taşıması gerekirken şu an zehir taşıdığını belirten Sarı, denizlerin yaşayabilmesi için akarsuların temiz akması gerektiğini kaydetti.

18
/
29

Sarı, bu kirliliğin bir döngü oluşturduğunu, denizlerin, yeraltı sularının kirlendiğini ifade ederek, elektrik üretimi, tarla sulama ve içmek gibi ihtiyaçların yanında balıkların ve kuşların da suya ihtiyacı olduğunu vurguladı.

19
/
29

Su kirlendiğinde doğadaki yaşama zarar verildiğini dile getiren Sarı, 'Gönen Çayı'nın son 16 kilometresinde bir tane canlı yaşamıyor. Nilüfer Çayı'nın son 90 kilometresinde tek bir canlı yaşamıyor. Kirlettiğimiz için. Sonra onlar denize taşındı, denizde kirlilik, bütün deniz ekosistemini etkilemeye başlıyor. Oradaki, balıklar, pinalar, deniz çayırları bundan etkileniyor, oradaki ekosistem komple bozulmuş oluyor. Kirliliğin sadece zararı görsel değil.' değerlendirmesinde bulundu.

20
/
29

Sarı, binlerce yılda oluşan nehir ve akarsu yatağındaki dinamiğin insan eliyle bozulduğunu anlatarak, 'Akarsuyun güzergahını beğenmiyorum, diyorum ki: 'Burada taşkın oluyor, taşkın olmasın, tarlama taşmasın.' Yataklarını daraltıyoruz, duvarların arasına alıyoruz ve bunun adına dere ıslahı, akarsu ıslahı diyoruz. Sonra su geldi, suyun doğal döngüsü içerisinde taşkın, sel, debinin düşmesi, nehir yatağının kıvrılarak akması var. Bunlar suyun doğal yapısı içerisinde olan şeyler. Biz onun yatağını daralttığımızda, duvarların arasına aldığımızda suyun doğal akışını, doğal döngüsünü bozmuş oluyoruz.' ifadelerini kullandı.

21
/
29

İklim değişikliğine bağlı olarak şiddetli hava olaylarını görme sıklığının artacağını, en çok sel ile karşılaşılacağını belirten Sarı, şöyle konuştu:

22
/
29

'Akarsuların yatağının bozulmasının faturası yıllar sonra çıkıyor. Akarsuyun yatağından uzak duracağız, kentlerimiz, tarlamız, ektiğimiz, biçtiğimiz alanlar bunların dışında olacak. Yerleşiyoruz akarsuların içerisine, bir taraftan kirletiyoruz, bir taraftan yatağını tahrip ediyoruz. Daha üzücü olanı kurutuyoruz, nehirlerin yatağını değiştiriyoruz. Su döngüsünü insan eliyle bozuyoruz, sonra da bu neden oldu diye düşünmeye başlıyoruz. İnsan olarak biz doğanın hakimi değil bir parçasıyız. Su unutmaz, suyun hafızası çok güçlüdür. Bir dere yatağında yaz aylarında dere kurudu diye siz oraya yerleşirsiniz, moloz dökersiniz ya da bir müdahalede bulunursunuz. 3-5-10 sene hiç debi yükselmez sonra bir sel gelir, derenin eski yatağı neredeyse hepsini doldurur, sizin de derenin içine attığınız her şeyi alır gider. Biz molozları oraya döküyoruz, çöp yığıyoruz, su debisi yükseldiğinde onları alıyor olduğu gibi denize taşıyor. Denizde akıntılarla bütün dünyaya dağılıyor. Şu anda Atlantik'te ve Pasifik'te Avustralya kıtasına yaklaşan büyüklükte çöp adaları oluşmaya başladı. Yani bu çöpler nereden geliyor? Kim atıyor? Penguenler mi atıyor? İnsan olarak biz atıyoruz. Gönen Çayı'ndan, Geyikuçtu Deresi'nden, Nilüfer'den, Ergene'den gelen atıklar hepsi en sonunda denize, denizden sonra okyanusta birikmiş oluyor. Doğa bir bütün, insan bu bütünün parçası, sahibi değil.'

23
/
29

Sarı, Türkiye'nin yaklaşık 10 yıldır kurak bir dönemden geçtiğini, son dönemdeki aşırı yağışlarla birlikte 10-15 yıldır su bulunmayan bazı bölgelerin yeniden eski haline döndüğünü ifade etti.

24
/
29

Karacabey Ovası'nda su seviyesinin yükselmesiyle Uluabat Gölü ve Susurluk Çayı'nın birleşerek bölgede bulunan eski otoyolun çevresindeki arazileri sular altında bıraktığını kaydeden Sarı, 'Oradaki tarlalar şu anda komple sular altında ama her nasıl olmuşsa oraya kır evleri yapmışız. Suyun yatağına ahırlar, çiftlik evleri yapmışız. Şimdi onların hepsi su altında kaldı. Şimdi herkes birbirine soruyor. Bu afet değil mi? 'Afet, devlet bunu neden karşılamıyor acaba?' diye soruyor. Peki sen suya sordun mu? Senin yatağına ben yerleşiyorum haberin var mı diye? Sen suyun yatağına gelir yerleşirsen suyun malını almış olursun. Su geri gelip onu aldığında intikamını almış olmaz, kendi malını almış olur, yani adalet olur.' şeklinde konuştu.

    25
    /
    29

    26
    /
    29

    27
    /
    29

    28
    /
    29

    29
    /
    29

    • © 2026 Star.com.tr
    • İletişim Ve Künye
    • Bilgi Toplum Hizmetleri
    Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.