Kalan00:34
İSTANBUL 5°C / 2°C
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Aksaray
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Ardahan
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bartın
  • Batman
  • Bayburt
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Düzce
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Iğdır
  • Isparta
  • İstanbul
  • İzmir
  • K.Maraş
  • Karabük
  • Karaman
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırıkkale
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kilis
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Mardin
  • Mersin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Osmaniye
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Şanlıurfa
  • Şırnak
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Uşak
  • Van
  • Yalova
  • Yozgat
  • Zonguldak
DOLAR
43,2789
EURO
50,2002
ALTIN
6375.38
  • Gece modu
    Gündüz modu
  • Anasayfa
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Son Dakika
  • Yazarlar
  • Güncel
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Canlı Skor
  • Açık Görüş
  • Savunma
  • Sosyal Güvenlik
  • Teknoloji
  • Yaşam
  • Kültür Sanat
  • Otomobil
  • Diğer
    • Hava Durumu
    • Namaz Vakitleri
  • İletişim Ve Künye
  • Haberler
  • >
  • Foto Galeri

FOTO GALERİ

27 Şubat 2015 Cuma

Spor yazarları Beşiktaş-Liverpool maçını değerlendirdi

1
/
5

 

Ömer Güvenç - Çok büyük bir zafer / Vatan

HİÇ kimse mırın kırın etmesin, zaten edemezler de! Beşiktaş, resmen tarih yazdı. Arsenal ile oynadılar, aşağı kalmadılar; Tottenham ile oynadılar, aşağı kalmadılar; Liverpool ile oynadılar, elediler. Bence Beşiktaş, dün akşamki maçta 75 dakika rakibi Liverpool’dan çok ama çok üstündü.
 
BU maçın penaltılara dahi kalmaması gerekiyordu. Ahmet iyi oynadı, Mehmet böyleydi, Hüseyin süperdi, bunlara hiç girmeyeceğim. Beşiktaş, Beşiktaşlılık ruhunu ortaya koyarak inanılmaz bir zafere imza attı. Ersan Gülüm ve Ramon Motta yoktu. Böyle bir maçta herkes Necip’in ve sağ bek olarak Opare’nin ne yapacağını merak ediyordu. İkisi de mükemmeldi. Neredeyse sıfır hata ile oynadılar. Ve yiğidi öldürüp hakkını verelim, mükemmel oynayan Serdar’ı ayrıca alkışlıyorum.
 
HELAL OLSUN LAN HEPİNİZE
 

İLK 45 dakikada her iki takım da birbirini kontrol ederek bitirdi. 2. devrede Beşiktaş uzatmaların son dakikasına kadar rakibi Liverpool’dan çok üstündü. Gökhan-Demba Ba paslaşmasından Tolgay’ın mükemmel gol vuruşu ağlara gitti. Özetle bu golü anlatmak gerekirse; şahane paslaşma, mükemmel gol vuruşu diyebiliriz.
 
TABİİ bu turda teknik direktör Slaven Biliç’in de çok ama çok büyük katkısı var. Futbolcuları gerek fiziksel, gerekse de psikolojik olarak hazırlaması ve en önemlisi Jose Sosa gibi (Dün hiçbir şey oynamadı) bir oyuncuyu, kenara alıp Tolgay’ı oyuna sokması çok cesurca bir hamleydi. Bana göre turu getiren unsurların başında bu değişiklik geliyor.
 
ASLINDA tur penaltılara kalmazdı. Demba Ba’nın şutunun direğin içinde patlayıp geri dönmesi beceriksizlik değil şanssızlıktı. Beşiktaşlılar’ın yüreği ağzına geldi. Ama doğrusunu söylemek gerekirse değdi. Özetle; Beşiktaş büyük bir zafere imza attı. Teknik heyetten futbolculara, tribünleri dolduran ve son penaltıya kadar futbolcularını hiç ama hiç umutlarını kesmeden destekleyen Beşiktaşlı taraftarlara söyleyecek tek sözüm var: Helal olsun lan hepinize!

2
/
5

 

Türk dönüşü - Uğur Meleke / Milliyet

Bu tarihi zaferi sanırım iki 60 dakika olarak iki bölüme ayırmak lazım: İlk bir saatte Beşiktaş adına sadece 3 zorlama uzaktan şut var: Olcay, Serdar ve Gökhan’la. Liverpool’un da pek pozisyonu yok diyebilirsiniz, evet ama zaten ihtiyaçları da yok. 60’a kadar onların tam istediği futbol ortamı vardı Olimpiyat Stadı’nda. Büyük bölümü kördövüşü olan, 3 gün 3 gece dövüşseler gol çıkmayacak bir yalancı kavga.
Bu tarz kör dövüşlerinde düzeni büyük futbolcular bozar. Bir ekstra çalımla, bir ekstra şutla... Olimpiyat’ta görev adamları işini yaptı: Serdar ve Necip sakin. Veli çalışkan. Opare, Motta’yı çöpe attı. İş yapması beklenenlerden Demba Ba özellikle son bölümde sazı ele aldı. Gökhan sola geçtikten sonra Ibe’ı zorlayıp değiştirtti. Ama büyük olduğunu sandığınız Sosa, bu eşleşmede her iki maçta unufak oldu. 60’ta da çıktı. Maçın da kaderi orada gizli: Onun çıkışıyla her hareketi Beşiktaş’a umut aşılayan Büyük Tolgay girdi.
Sonrası... Aman Allahım, sonra herkes büyüdü. Tolgay’ın cesareti, takımı ateşledi. Girer girmez attığı etkili şutu...Müthiş golü... Garrincha çalımı...
Sanırım bu maçı yıllar sonra biraz da 90+1’de Tolgay’ın Liverpoolluların başını döndüren çalımıyla hatırlayacağız. O çalıma Fransızlar Marsilya dönüşü, Brezilyalılar Garrincha dönüşü derler. Dünyanın çeşitli bölgelerinde aynı çalım, Zidane veya Totti dönüşü olarak da anılır. İngilizler bugüne kadar o çalıma “double drag-back” diyorlardı. Herhalde bugünden sonra “Türk dönüşü” olarak hatırlayacaklardır! 2008’de ne söylemişlerdi: “Türkler otobüse binmeden maç kazanılmış sayılmaz”... Bravo çocuklar size... Böyle bir maçı, böyle bir dakikada çevirecek yeteneğe ve yüreğe sahip olduğunuz için...

Hakem notu: Bu tarz eşleşmelerde, turu geçeni küçük detayların belirleyeceği keskin maçlarda hakemlerin daha hassas olması gerekir. Eğer maçı tekrar izleme şansınız varsa 35’inci dakikayı lütfen seyredin: Liverpool kalecisi Mignolet 34:02’te yükselip aldığı topu ancak 34:20’de, yani tam 18 saniye sonra elinden çıkardı. Kuralın müsaade ettiği 6 saniyenin 3 katı. Skomina, UEFA’nın finaller için hazırladığı, Cüneyt Çakır’ın jenerasyonundan bir hakem. Böyle bir maçta, o dakikada 7-8 metreden kazanılacak bir endirekt vuruş, turun kaderini etkileyebilirdi. Kaçırması üzücü.

3
/
5

 

Sabır, ıstırap, zafer! - Atilla Gökçe / Milliyet

Sinir bozan, yürek yoran, soluk kesen bir maç izledik... Evet, sinirlerimiz bozuluyordu, Beşiktaş, tribünlerin, topun ve maçın sahibiydi ama onca top kaybı oyuna hiç yakışmıyordu. Yüreklerimiz yoruluyordu, çünkü onca baskılı oynayan takım, gol pozisyonuna giriyor ama, şut çekmeyi bir türlü hatırlamıyordu. Gökhan Töre, Atiba, Veli ve Olcay’la kesilen soluğumuz bir türlü özlediğimiz “Oh!!!” rahatlığına ulaşamıyordu.  Sosa’nın top kayıpları... İlk ciddi şutu atıp Mignolet’i yoklayan Olcay’ın oyuna geç ısınması... Demba Ba’nın kanatlardan gelen her topta Skrtel, Kolo Toure ve Lovren üçlüsünden ikisinin arasında kaybolması... Gökhan Töre’nin olağanüstü gayretini ve becerisini bir türlü golle süsleyemeyen eksiklik... Savunma hattında Necip ve Opare ile oluşan alternatifin, tüm kaygıları gideren akıllı oyunları... Gole ve skora susamış aç dakikalarla yaşadığımız yorgunluk hali.  

Evet, tarihi bir maçtı bu ve tarih yazmak bazen yoruyordu.  
63 bin 122 biletli seyirci, taraftar, futbolsever... Ligimizin özlediği inanılmaz doluluk oranıyla tarihe tanık oldu Atatürk Olimpiyat Stadı’nda... O tanıklarla birlikte tüm Türkiye’nin özlediği mutluluk anı, 73’de geldi nihayet... Slaven Bilic’in çok doğru bir hamleyle Sosa’yı alıp Tolgay’ı oyuna sürmesiyle Atiba- Veli’nin önünde hücumu yoğunlaştıran, derinleştiren, dikey oynayan bir karakter kazandı Beşiktaş. Tolgay önce sağıyla bir yokladı Mignoplet’i... Ceza alanı dışından ilk ciddi şutun sahibi oldu. Sonra Gökhan’ın getirdiği topla buluşan Demba Ba, klasına uygun bir dönüş yaptı... Topu şutlayacağı bir alan açmak istedi belki de... İşte orada Tolgay vardı... O ne muhteşem bir sol vuruştu öyle!  
Hayatın güzelleştiği, renklendiği, anlam kazandığı bir andı... Ve o anı yaşamak tüm ülkenin özlediği bir haktı!   
Futbolun “Rus Ruleti” penaltılar tam anlamıyla ölüm-kalım meselesiydi. Liverpool 2005’de penaltılarla Milan’ı elediği kaleye yapılan atışlarda, son noktayı koyamadı. Kusura bakma Lovren, dün gece mutluluk bizim hakkımızdı!

4
/
5

 

Helal olsun - Güntekin Onay / Vatan

TARİHİ gecede Beşiktaş, çok doğru bir strateji ile oynadı. Savunma emniyetinden ödün vermeden kontrollü bir oyun ile maçı 0-0 götürmek çok önemliydi. Çünkü yenilecek bir gol turun gitmesi anlamına geliyordu. Defansif olarak maçın her bölümünde mükemmel oynadık. Özellikle Pedro Franco ve Necip mükemmeldi. İlk kez oynayan Opare çabukluğuyla Sterling ve Ibe’ye geçit vermedi...
 
İLK yarı savunma emniyetinden ödün vermeyen güvenli oyunumuz, hücumda çoğalmamızı engelledi. 65-70. dakikalara kadar bu şekilde seyreden oyunda gününde olmayan Jose Sosa’nın yerine giren Tolgay Arslan’ın katılması ile Beşiktaş yavaş yavaş rakibinin üzerine de gitmeye başladı.
 
2. yarıda Liverpool, Beşiktaş kalesine bir kez dahi gelemedi. Ancak onlar da ‘ilk maçı kazandım, rakibe de pozisyon vermiyorum’ duygusu ile hücum yapamamalarına rağmen oyundan memnun bir tavır sergilediler. Bu da bizim işimize geldi. Eninde sonunda bir pozisyon bulacaktık. Ve nitekim Gökhan Töre, Demba Ba, Tolgay üçlüsü ile harika bir gol attık. 90. dakikada Demba Ba’nın direkten dönen topu ise büyük şanssızlıktı.
 
EN GÜÇLÜ ADAY
 
BU satırlar yazılırken uzatmalar oynanıyor... Sonuç ne olursa olsun Beşiktaşlılar bu takımla gurur duymalı. Bu sezon Arsenal ve Tottenham’dan sonra Liverpool’a karşı da üstün oynayarak Türkiye’nin gururu oldular.
 
SONUÇ ne olursa olsun bu bir zafer gecesidir. Başta Biliç olmak üzere tüm oyuncuları alnından öpüyorum. Beşiktaş 65 bin seyircisi ile bütünleştiği zaman bu yürekli çocuklarla neler yapabileceğini gösterdi. Hepsine helal olsun. Böyle yürekli oldukları sürece bu takım, ligde de şampiyonluğun en güçlü adayıdır.

5
/
5

 

Bu takıma şapka çıkar - Bilal Meşe / Milliyet

Yazık, hem de çok yazık... 120 dakika uğraş, alın teri dök, rakibine nefes aldırma, golü bul, maçı uzatmaya götür, doksanda tur şansınız üst direkte patlasın, kaderiniz penaltılara kalsın! Olacak iş mi? Eee futbol böyle bir oyun, isteseniz, altıpas içinden o topu üst direğe vuramazsınız! Hani derler ya, fizik kurallarına aykırı.

Neyse bu oyunda penaltı da var, atarsın, kaçırırsın... Evet, öyle ya da böyle, ülkemize 120 dakika heyecan yaşatan, bizleri havalara uçuran, Liverpool’u penaltı atışlarıyla saf dışı bırakan Beşiktaş’a gönül dolusu teşekkürler.

Böylesi bir skorda kalkıp, 120 dakikalık mücadelede oyuncuları kantara koyup, onları tek tek tartmak, bize yakışmaz. Elediği için değil, Beşiktaş’ta öyle sırıtan, aman aman tenkit edeceğim oyuncu yok gibi. Artı Beşiktaş’ın, zorluk derecesi yüksek bir maç oynadığını düşünecek olursak, övgüyü de, teşekkürü de fazlasıyla hak ediyorlar.

Yalnız, taraftarlara ayrı bir parantez açmazsak, ayıp olur. Bu turda onların müthiş pozitif enerjisi skor tabelasında karşılıksız kalmadı. Onlara da 120 dakika bitmek - tükenmek bilmeyen desteklerine bir kez daha şapka çıkarıyoruz, iyi ki varsınız, sevgili taraftarlar.

Efendim Tolgay, uzatmaya götüren golü attı ya, turu sadece o vuruşa bağlarsak diğer arkadaşlara ayıp ederiz. Ne var ki, Tolgay’a o klas golü nedeniye alkış tutabiliriz, hak ediyor da. Ancak, futbol takım oyunudur, Cenk’den başlayan Demba Ba’ya kadar herkesin alın teri vardır bu turu geçişte. Kaldı ki, 120 dakikalık mücadelede ortaya koyduğu futbolla kantarda her dakika ağır basan Kartal idi... Haa penaltılara kalır mıydı, asla. Doksanda Ba’nın direkte patlayan şutuna bakın, ne demek istediğimizi anlarsınız. Ayrıca, Liverpool maçta 1-0’ın üzerine yatmak istedi, zamana oynadılar, penaltı atışlarıyla bu kulvara veda ettiler.

Bu arada Motta ve Ersan’ın olmayışı asla kayıp değildi! İkisi de canlı bomba! Franco, istikrarlı ve de riski sevmeyen bir stoper... Onun yeni partneri Necip’e helal olsun. Oranın adamı değil, ama sırıtmıyor, canla - başla oynuyor. Sakın ola Necip’e dokunmayın, orada kalsın. Ara transfer Opare, Motta’dan daha iyi, en azından oynadığı yerin tehlikeli olduğunu biliyor. Topla çıkışları, paz yüzdesi harika, adaptasyon sürecinde, bırakın onbiri zorlamayı, banko isimlerden birisidir artık, kesemezsiniz.

  • © 2026 Star.com.tr
  • İletişim Ve Künye
  • Bilgi Toplum Hizmetleri
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.