Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda yapılan duruşmaya, Serdar Sertçelik ve Bora Kaplan'ın da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.
Müşteki sanıklar Kerem Gökay Öner ve Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılım sağladı.
Mahkeme Başkanı'nın söz vermesi üzerine konuşan tutuklu sanık Sertçelik, kendisine ait olduğu iddia edilen telefondaki paylaşım ve maillerin yazıldığı tarihlerde Macaristan'da telefon ve internet erişimi bulunmayan yüksek güvenlikli bir cezaevinde tutuklu olduğunu iddia ederek, mahkemeden bu durumun Macaristan makamlarına sorulup dosyaya dahil edilmesini istedi.
"KAPLAN'A İLİŞKİN MÜZEKKERELERİ İNCELEMEYE BAŞLADIM"Duruşmaya, Organize Suçlarla Mücadele Şubesinde görevli eski komiser müşteki sanık Gökhan Karaca'nın savunmasıyla devam edildi.
Karaca, organize şubeye geldiğinde Ayhan Bora Kaplan operasyonunun tamamlandığını, sürecin nasıl başladığı ve gözaltı kararlarına dair bilgisinin bulunmadığını anlatarak, "Devam eden dosyaya sonradan dahil edildim. Kerem müdür beni diğer operasyonda görevlendirdi. Kaplan'a ilişkin müzekkereleri incelemeye başladım. Semih Arslan ile Mahfuz Tatar'ın ölümüne ilişkin dosyalar da dahildi." beyanında bulundu.
Karaca, Sertçelik'in etkin pişmanlıktan yararlanmak istediği bilgisini aldıktan sonra kendisiyle bu kapsamda görüşme yaptığını, Mahfuz Tatar'ın ölümüne ilişkin anlatımların ise HTS verileriyle değerlendirildiğini ve dosyanın resmi veriler doğrultusunda ilerletildiğini savundu.
Karaca, beyanına şöyle devam etti:
"Bu tarihten sonra Serdar'ın vurulma olayına kadar kendisiyle görüşmedim. Mekanda vurulma olayından sonra Serdar'ın annesinin Keçiören'deki ikametine gittik, görüştük. Ayaklarından yaralıydı, salonda yatıyordu. Bize olayı anlattı. Olayın Bora Kaplan ve onunla iltisaklı şahıslarla alakalı olmadığını belirtti. Ufuk ses kayıt cihazının çalışıp çalışmadığından emin olamadığı için telefonundan ses kaydı almıştı. Bugün karşılaştığımız suçlara bakılınca iyi ki de almış."
Karaca, Sertçelik için alınan "Gözaltına alınmasında sakınca vardır" raporuna ilişkin, yetkinin tamamen adli makamlarda olduğunu, savcının talimatında da tutuklama halinde infaz kurumundaki doktordan rapor alınmasının yer aldığını savunarak, hastanedeki doktora baskı yaptıkları yönündeki iddiaları reddetti.
Savunması için söz verilen Organize Suçlarla Mücadele Şubesinde görevli eski komiser müşteki sanık Metehan İlkyaz, geldiği gün Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik operasyon yapıldığını öğrendiğini anlattı.
İlkyaz, operasyonda yer almadığını, sonradan ekipler amiri olarak görevlendirildiğini, sorgu ve ifade alma süreçlerine katılmadığını, görevlerinin sahada gözaltı yapmak ve delilleri teslim etmek olduğunu belirtti.
Sertçelik'in polislerle irtibatını sağladığı iddia edilen tutuksuz sanık Nurullah Özgür Kopuk ise savunmasında, yargılama dosyasına dahil edilmesinin sebebinin Sertçelik olduğunu öne sürdü.
Kopuk, Bora Kaplan'ı tanımadığını belirterek, şu beyanda bulundu:
"Ayhan Bora Kaplan operasyonundan sonra Serdar beni aradı, 'Polislere söyle, anlatacaklarım var.' dedi. Ben de ilettim. Şevket müdürle telefonda görüştürdüm. Sonraki görüşmeleri de benim sosyal medya hesabımdan yaptılar. Gizli tanık olmuştur, kaçmıştır, gitmiş, gelmiştir detaylarını bilmiyorum. Serdar, Erk Acarer'e konuşunca haberim oldu. Beni örgütün 1 numaralı hedefi haline getirmekti amacı, başardı. Ben vatandaşlık görevimi yaptım, devlete yardımcı olduğumu düşündüm. Şerefim üzerine yemin ederim Serdar Sertçelik yalan söylüyor."
Sertçelik'in yurt dışına kaçmasına yardımcı olduğu iddia edilen tutuksuz sanık Mustafa Çotuk, Sertçelik ile yakın arkadaş olduklarını, sık sık görüştüklerini, ancak herhangi bir dosyada gizli tanık olduğundan haberinin olmadığını ileri sürdü.
Çotuk, Sertçelik ile birlikte İstanbul'a gidip aynı gün döndüklerini, Şile'ye giderek Sertçelik'in kız arkadaşının yanına uğradıklarını, bu süreçte Sertçelik'in ayağında elektronik kelepçe bulunmadığını, varsa da görmediğini ya da gizlemiş olabileceğini beyan etti.
SAVCI, TUTUKLU SANIKLARIN MEVCUT HALLERİNİN DEVAMINA KARAR VERİLMESİNİ İSTEDİ
Sanık savunmalarının ardından görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıklar Bora Kaplan, Serdar Sertçelik, Muhammed Kaplan, Adnan Kaplan, Önder Polat ve Erhan Bakioğlu hakkında kuvvetli suç şüphesi bulunduğunu, dosyada daha önce tanık ve müştekilerin tehdit edildiğine dair bilgilerin yer aldığını ve bu durumun tanıklar ile mağdurlar açısından tehdit oluşturduğunu değerlendirerek, sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Savcının mütalaasının ardından söz alan tutuklu sanık Kaplan, "Kimseyi tehdit etmedik. Buradan tahliye çıkmayacağını biliyorum. Kendimizi nasıl aklayacağız, onu da bilmiyorum." dedi.
"TAHLİYE TALEBİM YOKTUR"Söz verilen Sertçelik ise davadaki iddialarını doğrulayacak delillerin polislerin mesajlaşması olduğunu söyleyerek, "Tahliye talebim yoktur." ifadesini kullandı.
Sanık ve avukat beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verdi.
Duruşmaya yarın devam edilecek.