"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 92'si tutuklu, 5'i müşteki-sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı davanın 28. duruşması başladı.
Davanın önemli isimlerinden, itirafçı konumundaki Adem Soytekin savunmasını yaptı.
Silivri'de görülen duruşmayı takip eden 24 TV Editörü Oğuz Polatbilek'in aktardığına göre, Soytekin savunmasında dikkat çeken iddialarda bulundu.
Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini ancak savcılığın bunu kabul etmediğini belirten Soytekin, dosyada örgüt üyesi ve yönetici konumunda gösterildiğini ifade etti.
Adem Soytekin çark etmedi, daha önce söylediklerini savundu ve asrın rüşvet ağının detaylarını anlattı.
"500 BİN DOLAR İDDİASININ ARKASINDAYIM"
Soytekin, hiç baskı altında kalmadığını belirterek "İftiracı, yalancı söylemlerini reddediyorum" dedi.
500 bin dolar rüşvet iddiasının arkasında olduğunu belirten Soytekin, "Dönemin KİPTAŞ Genel Müdürü Kurt talep etti. Satışları müteahhit yapsa da ödemeyi KİPTAŞ yapar 100 bin dairenin İBB çalışanı CHP'lilere verileceğini Kurt söyledi. " ifadelerini kullandı.

Soytekin, belediyeden alınan projelerde ödeme sisteminin standart ihale süreçlerinden farklı işlediğini öne sürerek, "Belediye işi verir, hak edişlerin kimlerden alınacağını söylerdi" dedi. Ödemelerin kimi zaman nakit, kimi zaman çekle, kimi zaman da daire devri şeklinde yapıldığını belirten Soytekin, bu ödemelerin bağış mı yoksa rüşvet mi olduğunu bilmediğini savundu.
Adem Soytekin çark etmedi, daha önce söylediklerini savundu ve asrın rüşvet ağının detaylarını anlattı.

Savunmasında bazı projelere de değinen Soytekin, 2015-2016 yıllarındaki bir projede 13 dairenin kendisine devredildiğini, başka projelerde ise milyonlarca lira ve daire karşılığı işlemler yapıldığını iddia etti.
Bu süreçlerde yönlendirmelerin dönemin belediye yöneticileri tarafından yapıldığını öne sürdü.
Öte yandan Soytekin, savcılık aşamasında herhangi bir baskıya maruz kalmadığını özellikle vurgulayarak, "Kendi adıma iftiracı ya da yalancı değilim" dedi.
Duruşma salonunda Soytekin'in savunması sırasında dikkat çeken bir sessizlik yaşanırken, gazetecilerin de gelişmeleri yakından takip ettiği bildirildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan ilk iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor. Bu iddianamede, 16 kişi "müşteki", 89'u tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.
Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

Şemada 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında açılanan dava dosyası da ana davayla birleştirilmişti.
Birleşen davanın iddianamesinde, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından ayrı ayrı 9 yıl 8 aydan 31 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
