Mahkemenin 121 sayfalık gerekçeli kararında, sanık Ahmet Özer'le aralarında para transferi bulunduğu tespit edilen M.S.Ö'nün tanık olarak alınan ifadesinde, söz konusu paranın seçim kampanyası kapsamında akraba ve yakın çevreden toplanan desteklerden oluştuğunu beyan ettiği aktarıldı.
Kararda, Özer'in savunmasının da bu yönde olduğu ancak seçim dönemine ilişkin gizli tanık Hermes'in anlatımları ile tanık H.B.A'nın beyan içerikleri, tanığın ekonomik durumu ve sanıkla arasındaki akrabalık ilişkisi birlikte değerlendirildiğinde farklı bir sonuca ulaşıldığı ifade edildi.
Gönderilen paranın dolar cinsinden transfer edilmiş olduğunun tespit edildiği, söz konusu meblağın kısa sürede döviz cinsine çevrilerek sanığa aktarılmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı değerlendirmesi yapılan kararda, ayrıca tanık M.S.Ö'nün Özer'in yeğeni olması nedeniyle objektif ve tarafsız tanık niteliği taşımadığı kanaatine varılarak bu tanığın beyanına ve bu yöndeki sanık savunmasına itibar edilmediği, söz konusu para transferinin "kent uzlaşısı" kapsamında Ahmet Özer'e gönderildiği kanaatine ulaşıldığı kaydedildi.
Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 2016 yılında tutuklu ve hükümlülerin bulunduğu koğuşta gerçekleştirilen aramada flaş bellek içerisinde dijital örgütsel dokümanların ele geçirildiği belirtilen kararda, bu dijital materyaller içinde yer alan ve yazılı belge formatında düzenlenmiş metinlerde ayrıntıları açıklanan bir görüşmeye ilişkin kayıtlarda, sanık Ahmet Özer ile bir heyetin görüştüğü, bu görüşmede sanığın kendisine ulaşan bazı akademisyenlerin "Demokratik Özerklik" projesine katkı sunma yönünde istekli olduklarını ilettiği, akademisyenler tarafından örgüt elebaşının beklentilerinin öğrenilmek istendiği ve örgüt elebaşının kitaplarına yoğunlaşılması halinde yeni bir perspektif edinildiği şeklinde ifadelerin yer aldığı aktarıldı.
Kararda, ele geçirilen dijital örgütsel dokümanlar ile Ahmet Özer'e ait dijital materyaller birlikte değerlendirildiğinde, Özer ve bazı akademisyenlerin örgüt elebaşının kitaplarını okuyarak "Demokratik Özerklik" projesine katkı sunma yönünde irade ortaya koydukları, bu hususun ilgili makamlara iletildiği ve "Demokratik Özerklik" anlayışının desteklendiğinin anlaşıldığı, tüm bu veriler ışığında örgüt ideolojisinin Özer tarafından benimsendiği kanaatine varıldığı vurgulandı.
Gerekçeli kararda, sanık Ahmet Özer'e gönderilen bazı para transferlerinin, Özer'e ait dijital materyallerde tespit edilen belge içerikleriyle örtüştüğüne, ayrıca arama sırasında ele geçirilen kitap ve dokümanlar ile cezaevinde elde edilen dijital örgütsel dokümanların içeriklerinin dosya kapsamında ifadesine başvurulan tanık beyanlarıyla uyumlu olduğuna dikkati çekildi.
Ahmet Özer'in örgütsel dokümanlarda adı geçen diğer akademisyenleri yönlendirerek örgüt ideolojisi doğrultusunda ve örgütün amacına hizmet edecek nitelikte faaliyetlerde bulunduğu değerlendirmesine yer verilen kararda, tanık beyanlarının içeriği ile para transferlerine ilişkin tespitlerin, sanığın örgüte maddi destek sağladığını ortaya koyduğu kaydedildi.
Kararda ayrıca, elde edilen delillerin birbirleriyle uyumlu olduğu, Özer'in Mebya-Der isimli derneğe gerçekleştirdiği ziyaret ile kuruluş amacının ayrıntıları açıklanan derneğin amacına hizmet eder nitelikte olduğu belirtilen "Mehmet" isimli şahısla yapılan görüşme içeriklerinin dosya kapsamındaki diğer bulgularla örtüştüğü dile getirildi.
HTS kayıtlarında irtibat tespit edilen kişilerin örgüt içerisindeki konumları ve "kent uzlaşısı"na ilişkin yapılan değerlendirmelerin de birlikte dikkate alındığı vurgulanan kararda, sanığın örgütle organik bağ kurarak süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk içeren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, örgütün amacını ve ideolojisini benimseyerek örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kanaatine varıldığı ifade edildi.
Kararda, sanığın eylemlerinin, bir bütün halinde 5237 sayılı TCK'nin 314/2 maddesinde düzenlenen "silahlı terör örgütü üyesi olmak" suçunu oluşturduğu konusunda mahkemede tam bir vicdani kanının hasıl olduğu belirtildi.
Mahkeme heyeti, Marmara Cezaevi'nin karşısındaki duruşma salonunda 23 Ocak'ta yapılan karar duruşmasında, tutuksuz sanık Özer'e "silahlı terör örgütü PKK/KCK üyesi olmak" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası vermişti.