"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davası kapsamında tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu ile Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ'ın "casusluk" suçundan 20'şer yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına devam edildi.
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Merdan Yanardağ, iddianamenin casusluk tanımı konusunda bile kararsız olduğunu söyledi.
Yanardağ, "Nasıl bir casus tanımı yapacağını bilememiş. Onlarca alıntı yapmış, tamamı birbiriyle çelişiyor. Bazı alıntılar tamamen bizi doğruluyor." ifadesini kullandı.
Yanardağ'ın savunma yaptığı sırada, üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesince başka bir salonda görülen duruşması sona eren Ekrem İmamoğlu salona geri getirildi. Diğer duruşmadan çıkan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve oğlu Mehmet Selim İmamoğlu da bu salona geldi.
Yanardağ'ın ardından sanık kürsüsüne, Ekrem İmamoğlu'nun siyasi danışmanlığını yapan tutuklu sanık Necati Özkan geldi.
İBB'yle ve iştirak şirketleriyle ilgili hiçbir eylemde, kararda imzasının bulunmadığını öne süren Özkan, savunmasında şunları söyledi:
"Kendi ülkemde yasal bir partinin, bu ülkeyi kurmuş olan partinin bir adayının seçim kampanyasını yaptım ve bana diyorsunuz ki, 'Sen casussun.' Lütfen bu davada benim casusluk yaptığıma ilişkin tek bir tane belge varsa bana bildirin, ben de bileyim. Hangi işi yanlış yapmışım öğreneyim, lütfen. Bunu bir vatandaş olarak sizden talep ediyorum, bir sanık olarak talep ediyorum ama aynı zamanda bir insan olarak sizden talep ediyorum. Lütfen bunu bana söyleyin. Suçumu bileyim eğer bir suçum varsa."
"CASUSLUK, AĞIR BİR İTHAM"
Tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu da savunmasında, adalete, demokrasiye, Türkiye'nin güzel yarınlarına güvendiğini ve inandığını, bu yolda çok kararlı olduğunu, bu kararlılığının da 86 milyonun her ferdini kapsadığını ifade etti.
Bugün burada görülen davanın, davaların en ibret verici olanlarından birisi olduğunu iddia eden İmamoğlu, "Casusluk, ağır bir itham. Yani bir ülkenin güvenliğine, sırlarına, bağımsızlığına ihanet anlamına gelen bu kavramın, siyasi rekabetin ve hukuki kurguların malzemesi haline getirilmesi, yalnızca bana değil, hukuk devleti ilkesine de ağır bir haksızlıktır. Casusluk yani düşünsenize, casusluk." savunmasını yaptı.
İmamoğlu, savunmasını şöyle tamamladı:
"Bu salonda net ifade ediyorum, Ekrem İmamoğlu 16 milyonluk İstanbul'un seçilmiş belediye başkanıdır. Casus diyenin ağzını karışlarım, alnını karışlarım. Merdan Yanardağ, bu ülkenin saygın bir gazetecisidir. Necati Özkan, benim kadim dostum ve danışmanımdır. Bu iki insandan casus çıkmaz. Tanıdığım kadarıyla Hüseyin Gün, devletine hizmet etmeye çalışmış, casuslukla uzaktan yakından alakası olmayan, en azından belgelerde de öyle bir şey görmedim kendi ifadesi de var, bir iş insanıdır nokta. Yazık etmeyin. Ben burada vereceğiniz kararı, eğer kararda tutukluluğun devamı varsa o kararı da tanımıyorum."
Tutuklu sanık Hüseyin Gün ise casusluk faaliyeti içinde hiç bulunmadığını savunarak, "Tam tersine bugüne kadar hep devletim için yurt dışında hem siyasi hem de sosyal ve ekonomik imkanlarımı kullanarak devletimin menfaatleri için mücadele verdiğim de kanıtlanmıştır. Daha fazla bu konunun derinliğine inmeyeceğim ama gerekiyorsa gizli celsede inebilirim." ifadelerini kullandı.
İddianamede, seçimi manipüle ettiğine dair yöneltilen suçlamaların mesnetsiz olduğunu iddia eden Gün, "Çünkü öyle bir manipülasyon olmamıştır. Böyle bir manipülasyona ne desteğim ne de müdahalem olmuştur. Kendime de şunu soruyorum hücremdeyken, devletime hizmetimin bedeli bu olmamalıydı diyorum. Kimin casusuyum? Sayın Savcım, öğrenmek istiyorum. Hangi devlet sırrını verdim? Bunlar çok ağır suç isnatları ve ben 369 gündür bununla boğuşuyorum. Sadece devletimi sevdim. Tek suçum sevmek. Söyleyeceklerim bu kadar." savunmasını yaptı.
Sanıkların ardından avukatlarının da beyanları dinlenerek, duruşmaya ara verildi.
Daha sonra ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, dosyaya istenen belgelerin akıbetinin sorulmasına karar verdi.
Bazı taleplerin reddine ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar veren heyet, duruşmayı 29 Eylül saat 10.00'a erteledi.