Dünyada 100'den fazla ülkeden 132 sol sosyalist ve komünist partinin üye olduğu Sosyalist Enternasyonal (SE), Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nı iptal eden 'mutlak butlan' kararını 'çılgınca' eleştirirken, eski Genel Başkan Özgür Özel'e destek verdi, yeniden Genel Başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu'na da talimat niteliğinde ifadeler kullandı. Kararı, "temelsiz, dayanaksız, hukuka aykırı" diye niteleyen, "küstahça saldırı" ve "demokrasiye darbe", "siyasi rakipleri boğma girişimi" gibi hadsiz ifadelerin kullanıldığı bildiride, Kılıçdaroğlu'na da Özel'in istediği gibi "kısa sürede kurultaya gitme" ve "disiplin soruşturmaları yapmama" çağrısı yaptı.
SE'nin açıklaması, aynı günlerde gerçekleşen İspanya ve Portekiz'deki yolsuzluk davalarında sosyalist partilerin genel merkezlerinin basılması ve daha önce AP'deki sosyalistlerin Katargate skandalındaki tavrıyla çelişkili, ikiyüzlü bir siyaseti ortaya koyuyor.
STRATEJİK SESSİZLİK
İspanya'da Ulusal Mahkeme, 26 Mayıs'ta, sosyalist Başbakan Pedro Sanchez hükümetine yönelik bir soruşturmada Sosyalist İşçi Partisi'nin genel merkez binasını basarak, 12 saat belge toplama ve veri kopyalama işlemi yaptı. Soruşturma, yerel yönetimlerden Sosyalist Parti genel merkezine uzanan mali/siyasi yolsuzluk iddiaları üzerine başlatılmıştı. SE, aynı zamanda dönem başkanı olan Sanchez ve partisine yönelik bu operasyonuna dair açıklama yapmadı. Sanchez sadece, "Herhangi bir usulsüzlük varsa, önlemler alınacaktır. Adalet sistemiyle tam işbirliği içindeyiz" dedi.
PORTEKİZ'DE DE SUSKUN
Aynı hafta, Portekiz'de de, Yolsuzlukla Mücadele Birimi, dört ayrı bölgede yüze yakın ev ve işyerini, ardından muhalefetteki Sosyalist Parti genel merkezini bastı, muhasebe kayıtları ve dijital verilere el koydu. Suçlamalar, "belediye ihalelerini yönlendirmek, kamu işlerinden ekonomik çıkar sağlamak, ihaleleri sosyalist parti aktivistlerine ait şirketlere vermek, nitelikli zimmet, dolandırıcılık ve vergi kaçakçılığı..." SE, Portekiz'deki operasyonlara ilişkin de bir açıklama yapmadı.
AP YOLSUZLUĞU, FARKLI TAVIR
Sosyalist Enternasyonal, Aralık 2022'de Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı ve Yunan Sosyalist partisi PASOK üyesi Eva Kaili'nin merkezinde yer aldığı 'Katargate' rüşvet skandalında ise daha farklı tepki vermişti. Kaili ve diğer şüphelilerden bazılarının ev ve işyerlerinde yüz binlerce euro nakit para ele geçirilmişti. Sosyalist Enternasyonal, şüphelileri koruyan bir açıklama yapmamış, aksine 'haksız ekonomik çıkar' iddialarını ciddiye alarak 'cerrahi müdahale' ile şüphelileri ihraç yolunu tercih etti. PASOK, Kaili'yi aynı gün ihraç etti, Sosyalist Enternasyonal'in Avrupa Parlamentosu'ndaki grubu da Kaili'nin grup üyeliğini derhal sonlandırdığını açıklayan sert bir bildiri yayınladı. Açıklamada, skandalın sosyal demokrat veya sosyalist ideolojiyle bağı reddedildi, olay 'bireysel yozlaşma' sayıldı, Belçika yargısına tam destek verildi.
SOSYALİST DEĞİL POPÜLİST
Dünya genelinde popülizme ve rakibi sağ siyasete karşı 'yolsuzluktan arınmış temiz siyaseti' savunduğunu iddia eden SE, olayları ülke, kişi ve konjonktüre göre değerlendirerek, popülizm tuzağına düştü. SE, İspanya ve Portekiz'de 'siyasi güç kullanarak haksız ekonomik çıkar sağlamak' iddialarını görmezden geldi, Belçika'da ise iddiaları doğru kabul ederek şüphelileri 'ihraç' etti. Türkiye'de ise hem yargıya hakaret etti hem "ekonomik çıkar karşılığı seçme seçilme hakkına/delege iradesine müdahale" gerekçesini görmezden gelerek şüphelileri korudu, üstelik suçlayan taraf da CHP'li olduğu halde...
CHP'DE ÇELİŞKİYE DÜŞTÜLER
SE, daha önce de İBB soruşturmaları ve davalarına yönelik, belediye imkanlarını kullanarak haksız ekonomik çıkar elde etme iddiaları görmezden gelerek davaları eleştirmiş ve İmamoğlu ile diğer sanıkları savunma yolunu tercih etmişti. SE böylece, evrensel hukukun en eski ilkelerinden biri olan "Hile ve usulsüzlük her şeyi sakatlamaya yeter" ilkesini ve "hukukun araçsallaştırılmasına karşı meşru müdafaa" ilkesini de görmezden geldi. SE ayrıca, Özgür Özel/İmamoğlu ekibini korumak için, CHP'nin eski genel başkanı Kılıçdaroğlu'nun geri dönüşünü 'iktidarın aparatı' gibi sunarak bir başka çelişkiye de düşmüş oldu.