Fatih Sultan Mehmet'in Ayasofya Vasiyeti nedir? İşte Ayasofya Fatih'in bedduası
ABONE OL

Ayasofya'nın 86 yıl sonra ibadete açılmasıyla birlikte Fatih Sultan Mehmet'in Ayasofya Vasiyeti yeniden gündeme geldi. Ayasofya'nın müzeden yeniden camiye dönüştürülmesi Müslümanları sevindirdi. Bununla birlikte vatandaşlar yeniden gündeme gelen Fatih Sultan Mehmet'in Ayasofya Vasiyetini merak ediyor. Buna göre; Ayasofya Fatih'in bedduası nedir? İşte merak edilenler...

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ayasofya Camii'nin yönetiminin Diyanet İşleri Bakanlığı'na devredilmesini ve ibadete açılması doğrultusundaki kararı imzaladı. Pek çok kişi de Ayasofya ile ilgili gelişmelerin ardından Fatih Sultan Mehmet'in Ayasofya Vasiyeti'ni araştırmaya koyuldu. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fethettiğinde Ayasofya'nın vakfiyeden başka bir kuruma çevrilmemesi için bir vasiyette bulunmuştur. Çoğu insan bunu 'Fatih'in bedduası' olarak bilmekredir. Buna göre; Ayasofya Fatih'in bedduası nedir? İşte Fatih Sultan Mehmet'in Ayasofya vasiyeti...

AYASOFYA FATİH'İN BEDDUASI NEDİR?

Fatih Sultan Mekmet, 1453 yılında Ayasofya'yı fethettikten sonra buranın değiştirilmesi veya tahrip edilmesiyle ilgili bir vasiyetname hazırlamıştır. Ayasofya Vakfiyesi "giriş, vakfın şartları, beddua, kadı hükmü" gibi 6 bölümden oluşuyor. Peki Ayasofya Fatih'in bedduası nedir? İşte Fatih Sultan Mehmet'in Ayasofya vasiyeti...

Fatih Sultan Mehmet'in Ayasofya Vasiyeti ya da halk tarafından 'Ayasofya Fatih'in bedduası' olarak bilinen İstanbul Fatihi Sultan Mehmed'in Ayasofya Camii'nin ve vakfının korunmasına ilişkin yayınladığı vakfiyesi:

"Allah'ın yarattıklarından Allah'a ve O'nun rüyetine iman eden, ahirete ve onun heybetine inanan hiçbir kimse için, sultan olsun melik olsun, vezir olsun bey olsun, şevket ve kudret sahibi biri olsun hâkim veya mütegallib (zâlim ve diktatör) olsun, özellikle zâlim ve diktatör idareciler tarafından tayin olunan, fâsid bir tahakküm ve bâtıl bir nezâret ile vakıflara nâzır ve mütevelli olanlar olsun ve kısaca insanlardan hiçbir kimse için, bu vakıfları eksiltmek, bozmak, değiştirmek, tağyir ve tebdil eylemek, vakfı ihmal edip kendi haline bırakmak ve fonksiyonlarını ortadan kaldırmak asla helal değildir!

Kim ki, bozuk teviller, hurafe ve dedikodudan öteye geçmeyen bâtıl gerekçelerle, bu vakfın şartlarından birini değiştirirse veya kanun ve kurallarından birini tağyir ederse; vakfın tebdili ve iptali için gayret gösterirse; vakfın ortadan kalkmasına veya maksadından ve gayesinden başka bir gayeye çevrilmesine kast ederse, vakfın temel hayır müesseselerinden birinin yerine başka bir kurum ikame eylemek (temel müesseselerden birinden taviz vermek) ve vakfın bölümlerinden birine itiraz etmek dilerse veya bu manada yapılacak değişiklik veya itirazlara yardımcı olur yahut yol gösterirse; veya şer'i şerife aykırı olarak vakıfta tasarruf etmeye azm eylerse, mesela şeriata ve vakfiyeye aykırı ferman, berat, tomar veya talik yazarsa veyahut tevliyet hakkı resmi yahut takrir hakkı resmi ve benzeri bir şey talep ederse, kısaca batıl tasarruflardan birini işler yahut bu tür tasarrufları tamamen geçersiz olan yazılı kayıtlara ve defterlere kaydeder ve bu tür haksız işlemlerini yalanlar yumağı olan hesaplarına ilhak ederse, açıkça büyük bir haramı işlemiş olur, günahı gerektiren bir fiili irtikâb eylemiş olur. Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların la'neti üzerlerine olsun. "Ebeddiyyen Cehennemde kalsınlar, onların azapları asla hafifletilmesin ve onlara ebeddiyyen merhamet olunmasın. Kim bunları duyup gördükten sonra değiştirirse, vebali ve günahı bunu değiştirenlerin üzerine olsun. Hiç şüphe yok ki, Allah her şeyi işitir ve her şeyi bilir."

Ayasofya ne demek? Ayasofya'nın kelime anlamı