Aziz İhsan Aktaş davasında zor anlar: ''Düğün masrafı'' sorulunca neye uğradığını şaşırdı
ABONE OL

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmada, Aziz İhsan Aktaş'ın eski çalışanı tutuksuz sanık Gökçe Aktaş savunma yaptı.

İşçi-işveren ilişkinin örgüt anlamına gelmeyeceğini, kendisine yapılan "örgüt üyeliği" isnatının somut ve delilsiz olduğunu savunan Aktaş, Beşiktaş Belediyesindeki bazı ihalelerde rekabet oluşmadığı iddiasının varsayıma dayalı olduğunu, rakiplerini dışladığını gösteren tek somut bir delilin bulunmadığını ileri sürdü.

Aktaş, amacının yalnızca ticaret yapmak olduğunu, suç işleme kastının bulunmadığı ifade ederek, "Denizli'liyim. O yüzden şirketimin adı İldeniz. Kendi şirketimi açtıktan sonra da Aziz İhsan Aktaş'la ilgili organizasyon işlerini takip ettim. Dolayısıyla Aktaş'ın benim şirketime gelmesi doğaldır." dedi.

"BİR HESAPLAŞMA OLACAKSA YALNIZCA DOSYALARLA DEĞİL, VİCDANLARLA DA OLACAKTIR"

Duruşmada, hakkında "konutu terk etmemek" şeklinde adli kontrol tedbiri bulunan ve yaşadığı şehirdeki adliyeden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) duruşmaya bağlanan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Alican Abacı da savunma yaptı.

Bu dosyada konuşulanların sadece yargılama konusu olmadığını, bir insanın onurunun, hayatının hedef haline geldiğini belirten Abacı, şunları dile getirdi:

"Yaşanan sürecin yalnızca bireysel değil, organize kötülük olduğunu aktarmak istiyorum. 'Benim yol arkadaşlarım hukuksuz hiçbir işe imza atmaz' diyen Hasan Akgün'e (tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Büyükçekmece Belediye Başkanı) selam olsun. Liderlik, yükü başkasının sırtına bırakmak değildir. Liderlik, yükü paylaşmakla olur. Savunmamı yapıp oturacaktım ama benden önce konuşulanlar beni buna mecbur bıraktı. Herkes soruyordur bu insanlar neden ek ifade verdi diye."

Abacı, dosya ilgilendiren sistematik olaylardan bahsedeceğini aktararak, şöyle devam etti:

"Yalnızca kişisel kırgınlıklarımdan değil bu. Ben ve ekipte bulunan birçok kişi, Rıza Akpolat'a 'Rıza' dendiği zaman, haddini bildiren insanlardık. Gözaltına alındığımızda bizlere, sözde avukatlık yapacağı söylenen kişiler gönderildi, savunma biçimi dayatıldı. Arkadaşlarıma, 'Bu işlerde birinin bedel ödemesi lazım. Alican'ın üzerine atalım.' denildi. Bu sözler bir senaryonun peşinde olunduğunun açık göstergesidir. Ben dostlarımın, yol arkadaşlarımın saçının teline iftira ettirmem. Ama bana Ali Rıza Yılmaz'ı (Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık) ele vermemi söylediler."

Kendi payıma söylüyorum; bugün bu meselenin siyasi olduğu, dosyadaki kişilerin siyasi aparat olduğu söyleniyor. Bir başkasının hayatı, başkasının siyasi aparatı olacak kadar değersiz değildir. Ben doğduğumdan beri memur değilim ama CHP'liyim. Eğer bir hesaplaşma olacaksa yalnızca dosyalarla değil, vicdanlarla da olacaktır. Bazı vicdanlar, en yakınlarım, dost bildiklerim bugün susarak yarınlarını ipotek altına almışlardır. Yine de hakkım helaldir. Bu hikaye, 'Ya hep beraber ya hiçbirimiz' diyenlerin değil, 'Ya ben ya hiçbiriniz' diyenlerin hikayesidir. Tarih biz diyenleri değil, ben diyerek herkesi harcayanları çok ağır yaralamıştır."

"KİMSEDEN TALEBİM OLMAMIŞTIR"

Abacı, Aziz İhsan Aktaş'ın katıldığı ihaleleri bildiğinin iddia edildiğini, ancak kendisinin görev aldığı ihale sayısının çok az olduğunu, hangi firmanın kime ait olduğunu bilemeyeceğini vurgulayarak, ihalelerin her aşamasının hukuka uygun ve tarafsız bir şekilde yürütüldüğünü kaydetti.

Tutuksuz sanık Tekin Aktaş'ın, "Beşiktaş Belediyesindeki biriken hak ediş ödemelerini alamadıkları için kendilerine, Rıza Akpolat'ın sahibi olduğu şirkete ait iki aracın 15 milyona alınması şartı konduğu" iddiasıyla ilgili Abacı, "Benim kimseden talebim olmamıştır. Aziz İhsan Aktaş'ın kardeşlerini tanımıyorum. Parayı aldığım iddia edilen yere hayatım boyunca hiç gitmedim. Herhangi bir para da teslim almadım. Söz konusu araçların paralarının ödendiğinden bilgim vardır ancak bana verilmemiştir, kimseden talebim olmamıştır." ifadelerini kullandı.

Kendisinin düğün masraflarının Aktaş ailesi tarafından karşılandığı iddiasına yönelik de savunma yapan Abacı, "Yemeğin, otelin, fotoğrafın, videonun ve organizasyon hizmetlerinin tamamı, bizzat şahsım ve ailem tarafından karşılanmıştır. Bunun dışında herhangi bir firmayla ya da sanatçıyla anlaşma yapılmamıştır. Düğüne yaklaşık 2 bin kişi katılmıştır. Tüm süreçler babam tarafından yapılmıştır. İş yoğunluğum dolayısıyla düğün işlerini takip etmem mümkün değildir. Düğünde kimin sahne aldığını bile fark etmedim. Düğünümde sanatçı çıkmamıştır." şeklinde konuştu.

Abacı, Utku Caner Çaykara'nın Avcılar Belediye Başkanlığına aday olduğu süreçte seçim çalışmaları için maddi ya da manevi herhangi bir talebi olmadığını belirterek, "Söz konusu eylemde şüpheli olduğumu ve etkin pişmanlık ifadelerinde adımın geçtiğini cezaevinde öğrendim. Ben çalıştığım Beşiktaş Belediyesinde ihaleyle ilgili değilken, başka bir belediyeyle nasıl ilgili olabilirim?" dedi.

Sanıklardan Tekin Aktaş'ı hayatı boyunca görmediğini söyleyen Abacı, şunları kaydetti:

"Salonda bulunmuş olsam Tekin Aktaş'ın kim olduğunu bilemem. Odamın yedinci katta olduğunu söylemiştir. Belediye dört katlıdır, bir katı da kaçak olarak sonradan yapılmıştır. Beşinci kattadır odam. İddiaları tamamen asılsızdır. Araçların yüksek miktarda satışının yapılmasından ne gibi bir menfaatim olabilir? Benim kimseden ne kendim ne başkası adına talebim olmadı. İddia edildiği gibi Aziz İhsan'ın kardeşleriyle ilişkim söz konusu değildir. Hayatım boyunca bir araya gelmedim. Hak ediş ödemeleriyle ilgili yaptığım bir şey yoktur. Hayatım boyunca mali hizmetlerden sorumlu bir görevim olmadı."

SAVUNMASININ ARDINDAN ALİCAN ABACI'YA ÇAPRAZ SORGU YAPILDI

Savunmasının ardından çapraz sorgusu yapılan Alican Abacı, Beltaş'a ait taşınmazla ilgili odasında 10 milyon lira verildiği ve odada bulunanlarla bölüştüklerine ilişkin iddialar üzerine, "Odamda öyle bir şey teslim edilmedi. Buna şahit değilim. Aziz İhsan da zaten ifadesinde, 'Yanlış hatırlamış olabilirim.' diyor. Burada herkes yalanı çok güzel konuşuyor. Buna Aziz İhsan da dahil. Aziz, 'Rıza'yı (Akpolat) hayatımda bir defa gördüm.' diyor. Hastane alınmadan önce Ozan İş, Ali Rıza Yılmaz, Rıza Akpolat ve Aziz İhsan toplantı yaptı. Hatta 2 kişi daha vardı, hatırlamıyorum. O masada oturanların bir günahı yok. Rıza Akpolat, Aktaş'a, 'Hak edişlerin çoğaldı, hastaneyi sen al.' demiştir." ifadelerini kullandı.

Abacı, sorulara cevap verdiği sırada Mahkeme Başkanı Oğuzhan Gül, "Atasözleri kullanmayın, sorulara cevap verin." dedi. Bunun üzerine Abacı, "Atasözleri havalarda uçuyor, eksik kalmayayım, dedim." dedi.

Aziz İhsan Aktaş, Abacı'ya "Parayı teslim ettiğimiz tarihten önce Bektaş Yıldız'ın (sanık) Yeşilköy'deki restoranında ve ofisinde defalarca bir araya gelmedik mi?" sorusunu yöneltti. Abacı soruyu, "Defalarca değil, bir defa bir araya geldik." diye cevapladı.

Soru-cevap sırasında Aziz İhsan Aktaş, "Düğünde bende vardım, doğru, sanatçı çıkmadı. Enbe Orkestrası çıktı. Orkestranın ödemesini kim kim yaptı. Dekont sunabilecek misiniz?" dedi.

Abacı'nın, "Düğünümde çıkan davul zurnadan, orkestradan haberim yoktu." sözleri üzerine Aktaş, "Ödemeleri biz yaptık." ifadesini kullandı.

Aziz İhsan Aktaş, Alican Abacı'nın belediyenin 5 katlı olduğunu söylemesiyle ilgili, "Eksi 1'den çıkınca odanız yedinci katta." dedi.

Rıza Akpolat'ın baldızı olan tutuksuz sanık Çiğdem Yankılıç Kangal, bütün mal varlıklarının yönetimini eşi ile kendisinin yaptığını belirterek, "Dosyada, Rıza Akpolat'tan önce yokmuşuz gibi algı var. Ben bunu kabul etmiyorum. 23 yıl üst düzey yöneticilik yaptım. Akpolat'la maddi hiçbir bağımız yoktur." savunmasını yaptı.

Duruşmaya, tutuksuz sanıklar Alp Özdemir, Dilek Emel Savun ve Çağdaş Yılmaz'ın da savunmalarının alınmasının ardından ara verildi.

  • Enbe Orkestrasının Ödemesi
  • Aziz İhsan Aktaş
  • düğün