Bakan Koca tıp fakültesi öğrencileriyle bir araya geldi
ABONE OL

Bakan Koca, Adıyaman Üniversitesi Konferans Salonu'nda tıp fakültesi öğrencileriyle bir araya geldi.

Hekimliğin aynı zamanda bir iletişim sanatı olduğunu belirten Koca, "Bir hastaya hikayesini anlattırmak basit bir iş değildir. Bölgesel kültüre hakimiyet, insanı sosyal yönüyle de tanımak, tebabette ayrı bir üstünlüktür. Buradaki hekimlik pratiğinin böyle bir arka planı olduğuna inanıyorum." dedi.

Fakültedeki eksiklerin farkında olduğunu ve düzeltilmesi için elinden geleni yapacağını ifade eden Koca, şehir şehir dolaşmaya başladıklarını ve tıp fakülteleri buluşmalarında sorunları ele aldığını kaydetti.

Mevcut şartlarda, şiddet suçlarının failleri arasında tutuklu yargılananların yüksek bir oranı teşkil etmediğini ifade eden Koca, şöyle devam etti:

"Bu çok haklı bir şikayet konumuz. Çünkü adalet talebimiz var. Tüm sorunlarımızın üstesinden gelecek gücün de ileri bir adalet olduğunu biliyoruz. Fakat mevcut duruma bakarak, bazı sendikal yapıların hatta hocaların yaptığı gibi, yargıyı yargılamayın. Hakim ve savcı, önündeki kanunla hareket eder. İşte, birçok şiddet olayında tutukluluğu mümkün ve gerekli kılacak yasal düzenleme şu anda yapılıyor. Bilin ki mesele, inisiyatif meselesi, kanı meselesi değildir. Kanun meselesidir. Kanunla ve sağlık sisteminin rehabilitasyonuyla şiddeti, mesleki risk olmaktan çıkaracağız. Malpraktis kabusuna yakında son vereceğiz. Sizlere ağabey veya abla diyecek olan genç hekimler aynı şartlardan geçmeyecek. Sizler ise belki sadece bunların korkusunu yaşamış olacaksınız. Şiddet olayları kimi bölgelerde daha yoğun. Bunun, sosyal ve kültürel faktörlerle ilişkili olduğunu biliyoruz."

Sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunların diyalogla çözüleceğini aktaran Koca, "Temel sorunlarımız 5 başlık altında toplanıyor. Mesleğin saygınlık kaybı, şiddet, malpraktis, ücret başta olmak üzere özlük hakları ve çalışma ortamı kaynaklı olumsuzluklar. Mesleğimizdeki saygınlık kaybı, saydığım sorunların hepsiyle iç içe bir sorun. Fakat sadece onların yol açtığı bir sorun değil. Saygınlık kaybının, güncel sorunlardan çok daha gerilere uzanan yönleri, sosyal değişimle ilgisi var. Hekimlik mesleği eski kuşaklara sunduğu bazı imtiyazları yeni kuşaklara uzun süredir sunamıyor." diye konuştu.

Bakan Koca, hekimliğin saygınlığı meselesinin doğru anlaşılması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Ücret artışına endeksli bir saygınlık, para gibidir kolay erir. Saygınlık düz düşünülecek konu değildir. Bence, özle ilişkilidir. Ücret madde ise saygınlık manadır. Başkasına borçlu olunmayan saygınlık kaybedilmez. Böyle bakarsak, saygınlığımızı yükseltmenin birçok yönden bize bağlı olduğunu da görürüz. Hekimlerin haklarının işçi söylemiyle kazanılamayacağını görürüz. Böyle bakarsak, hakim ve savcıları rakibimiz değil, refikimiz biliriz. Kimi arkadaşların hakim ve savcılara karşı geliştirdikleri kıyaslama dilinin bizlere verdiği zararı bilmiyorsunuz. İtibar kıyaslanmaz."

Sağlık meslek gruplarının sorunlarının 85 milyon insanıyla Türkiye'nin sorunu olduğunu kaydeden Koca, şunları aktardı:

"Bu ağır sorunlarla mücadelenin salgınla mücadeleden daha az önemli, emek verilmeye daha az değer olduğunu kimse söyleyemez. İki sorumluluğu da üstlenmiş kişi olarak bunu en çok ben biliyorum. Ama sizlerden doğrusu biraz şikayetçiyim. Şiddet suçlarına karşı atılan adımların farkında olmayanlarınız var. Meclis'te, Adalet Komisyonundan geçen düzenlemenin anlamını tam olarak biliyor muyuz? Kasten yaralama suçu 'katalog suçları' kapsamına alınıyor. Bu ne demektir? Kasten yaralama suçu, ceza yargılaması bakımından artık çok daha ağır bir suç olacak. Suçun, 'katalog suçları' kapsamına alınması, tutukluluk için yeterli sebep haline gelecek. Sağlık çalışanını yaralama suçu, kasten öldürme, işkence, intihara yönlendirme gibi çok ağır suçlarla aynı başlık altında toplanıyor. Bir devrimin aydınlığına karşı adeta karartma çabası var.

Malpraktisle ilgili gelişmeler, bir ikinci nevruzla kutlanmalıydı. Çoğu arkadaşımızın bilgisi bile yok. Bunu gittiğim yerlerde sorulan sorulardan anlıyorum. Malpraktis davalarıyla ilgili yasal düzenleme Adalet Komisyonundan geçmiş durumda. Hazırlanan Malpraktis Yasası'nın özü nedir? Hekim, sağlık çalışanı, kasıtlı davranmadığı sürece, uyguladığı tedaviden doğacak problemler sebebiyle artık tazminat ödemeyecek. Malpraktis sorunu kökten çözülüyor. Söylenecek ne varsa hepsinin özeti budur."

Başta ücret olmak üzere, özlük haklarıyla ilgili de bilgi veren Koca, "Sizleri çok iyi anladığımdan emin olun. Bu ülkenin, intern'ine, pratisyen hekimine, asistan hekimine, uzman hekimine, harçlık, 'liracık' değil, geçim kaygısı duymayacağı maaşı vermesi için elimden geleni yaptığımı bilmenizi isterim. Nöbet sorunu tam teşebbüs gerektiren, fakat çözümü iradeleri mevcut şartlarda aşan bir sorun. 36 saatlik nöbet, insani olmaktan dağlar kadar uzak. Çok ağır bir yük. Çalışma süresini maksimum 24 saatle sınırlandırmak istiyoruz. Ve hakkaniyetli ücret düzenlemesine gidilmesini amaçlıyoruz." ifadeleri kullandı.

Koca, Ankara'ya, Bakanlık binasına yeni ödevlerle döneceğini ekledi.

Programa, Adıyaman Valisi Mahmut Çuhadar, AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın, Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Mehmet Turgut ile akademisyenler, doktorlar, sağlık çalışanları ve öğrenciler katıldı.