ABONE OL

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 105. Dönem Kaymakamlık Kursu Kura Töreni’nde önemli açıklamalarda bulundu. İşte Başkan Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

''Yeni kaymakamlarımıza görev yerlerinde ve tüm meslek hayatlarında başarılar diliyorum. Kaymakam ifadesi yönetim sistemimizde temel devlet görevlerinden biridir. Kaymakam anayasamıza göre ilçelerde cumhurbaşkanı adına görev yapan en yüksek devlet görevlisidir. Kaymakamlık müessesi de Osmanlı Devleti'nden devralınmıştır.
 
Kaymakamlarımız bekar veya evli şoförün yanına oturmalı kamyonete erzak mı koyacak kışın kömür mü koyacak hepsini yüklemeli ev ev dolaşmalı. Kapıyı çalmalı veya içeriden gelen sese kulak vermeli. Kim geldi dendiğinde de kaymakam demeli. Kaymakam hemen kolileri veya kömürü odunu oraya indiri vermeli. Bununla siz cumhurbaşkanınızın orada gören gözü duyan kulağı olmalısınız.
 
''YEDİ DÜVEL SALDIRIYOR''
 
Uluslararası bir mücadelenin içindeyiz. Yedi düvel saldırıyor yedi düvele karşı dimdik ayakta duruyoruz durmaya devam edeceğiz. Bağıranlar konuşanlar bunların hiçbirinin sınırı var mı? Yok. 911 kilometre sınırı olan Türkiye olarak eğer taciz ediliyorsak buna karşı sessiz kalamayız duramayız. Gereken neyse onu yapmaya mecburuz. Yaptık yapıyoruz ve yapacağız.
 
''ÖNCE AYNAYA BAKIN''
 
2. Dünya Savaşı'nda 50 milyon kişinin ölümünden sorumlu olanların bize insanlık dersi vermeye kalkmalarını acı bir tebessümle karşılıyoruz. Ruanda'da 1,5 milyon insanı öldüreceksin bize insanlık dersi vermeye kalkacaksın. Önce aynaya bakın. Bizim tarihimizde böyle bir şey asla yok.
 
"GÜVENLİ BÖLGE BUGÜN GÜNDEMİMİZE GİRMEDİ"
 
2015’te G20 zirvesinde dünya liderlerine güvenli bölge teklifini sunduk. Suriye’de güvenli bölge bugün gündemimize girmedi. Güvenli bölge Obama döneminde gündemimize girdi.
 
"AB'NİN SONU BU SAMİMİYETSİZLİĞİ VE İKİYÜZLÜLÜĞÜ YÜZÜNDEN GELECEK"
 
Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu, Suriye’de uçuşa yasak bölge teklifi yapıyor. Biz bu teklifi Suriye’nin dört bir yanında yüzbinlerce masum insan, rejimin ve diğer güçlerin savaş uçaklarının bombardımanları altında can verirken gündeme getirmiştik. Oluk oluk kanın aktığı o günlerde kimse bu teklife dönüp bakmamıştı. Şimdi Türkiye, Suriye’yi terör örgütlerinden temizleyip asıl sahiplerinin dönüşüne hazır hale getirirken birden bu tür konular akla geliyor.
 
AB’nin sonu işte bu samimiyetsizliği ve ikiyüzlülüğü yüzünden gelecek. Avrupa’dan yükselen buram buram riyakârlık kokan sözlerin bizim nezdimizde zerre kadar kıymeti yoktur. Kapıları açarız dediğim zaman tutuşuyorlar. Tutuşmayın… Vakti, saati gelince bu kapılar da açılır. Haydi bakalım yüzbinleri bir de siz ağırlayın. Bu iş nasıl oluyormuş sizleri de bir görelim. Paranız var, güçlüsünüz ama Yunanistan’a 100 kişi gidince denizden hemen bizi telefonla arıyorsunuz. Ya burada 4 milyon var 4 milyon. Buna sesiniz çıkmıyor.
 
"TEHDİTLERİ KAYNAĞINDA ORTADAN KALDIRMA STRATEJİSİNE GEÇTİK"
 
Yıllardır gösterdiğimiz tüm çabalara rağmen Suriye krizi çözülmek bir yana DEAŞ adı altında bir örgütün de sahaya salınmasıyla iyice içinden çıkılmaz bir hale geldi. Suriye’de faaliyet gösteren terör örgütlerinin bir süre sonra ülkemizi hedef almaya başladıklarını da gördük. Bir yandan sınır bölgelerimizdeki şehirlerimiz taciz edildi, diğer yandan büyük şehirlerimizdeki PKK ve DEAŞ canlı bomba eylemleriyle canımızı yaktı.
 
Tabii bu saldırıların son 6 yılda ülkemizde ardı ardına patlak veren bir çok hadisenin bir parçası olduğunu da biliyorum. Karşımızdaki bu tablo üzerine terörle mücadelemizde ve bağlantılı olarak bölge politikalarımızda köklü bir değişim kararı aldık. Ülkemize yönelen tehditleri sınırlarımızda ve sınırlarımız içinde değil, doğrudan kaynağında ortadan kaldırma stratejisine geçtik. Irak’tan Suriye’ye kadar Türkiye’ye yönelik terör saldırılarının yaşandığı her yerde bu doğrultuda kritik adımlar attık.
 
"TERÖRİSTLERDEN ETKİSİZ HALE GETİRİLENLERİN SAYISI 795’İ BULDU"
 
Harekat bölgemizin üçte ikisine yakın bölümünü sadece 9 günde ele geçirdik. Şu ana kadar kontrol altına aldığımız bölge 4 bin 220 kilometrekareye ulaştı. Elbette bu kolay bir başarı olmadı. Teröristlerin sınır şehirlerimize attıkları havanlar ve füzeler sebebiyle 20 sivil vatandaşımız hayatını kaybetti. Suriye tarafında teröristlerle yapılan çatışmalarda 7 askerimizle birlikte, bizimle birlikte mücadeleye katılan Suriye Milli Ordusu’ndan 96 kardeşimiz de şehit oldu. Ayrıca 90 askerimiz ile 369 Suriye Milli Ordusu mensubu kardeşimiz de yaralandı. Teröristlerden etkisiz hale getirilenlerin sayısı 795’i buldu.
 
"BARIŞ PINARI HAREKATI’NI BAŞARIYA ULAŞTIRMIŞ OLDUK"
 
Harekat alanında ortaya çıkan bu tablo karşısında muhataplarımız nihayet sesimize kulak verdiler. Ülkemize gelen Amerikan heyetiyle oturduk, konuştuk. Niyetimizi, amacımızı, hedefimizi açıkça belirttik. Sonuçta harekatımıza 120 saatlik bir ara verilmesi halinde teröristlerin belirlediğimiz bölgenin dışına çıkarılacağı sözünü aldık. Bunu da 13 maddelik bir mutabakat metni ile kamuoyuna duyurduk. Sadece ulusal değil, uluslararası kamuoyuna da duyurduk. Salı günü akşamı 22.00 itibarıyla sona eren bu sürenin bitiminde Amerika tarafı bize tüm teröristlerin harekat bölgemizden çıktığının garantisini yazılı olarak verdi. Şimdi askerlerimiz ve Suriye Milli Ordusu karış karış harekat alanını arıyor, tuzakları etkisiz hale getiriyor. Şayet bu arada karşımıza teröristler çıkarsa onları tepelemek de en tabii hakkımızdır. Böylece Barış Pınarı Harekatı’nı başarıya ulaştırmış olduk.
 
(TRT Haber)