Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tehdidin belgeleri poliste delikanlıysan çık ortaya
ABONE OL

Cumhurbaşkanı Erdoğan, STAR’ın manşetlerinde yer alan ve istihbarat birimlerinin Emre Uslu tarafından kullanıldığını tespit ettiği @fuatavini hesaplarıyla CHP’li Umut Oran arasında geçen kan dondurucu suikast planları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Malatya’da STK’larla bir araya gelen Erdoğan, ailece tehditler aldıklarını, şimdi de kızı ve şahsıyla ilgili tehditlerin söz konusu olduğunu söyledi.

Eski emniyet mensupları

Bu planları yapanların eski emniyet mensupları olduğunu ve Türkiye’den kaçtıklarını hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu: “Yaklaşık bir hafta kadar önce Bursa’da ailece tehditler aldığımızı söylemiştim. İşte kızımla ilgili, şahsımla ilgili tehditler ortaya çıktı. Aylardır ortaya çıkan bir isim var. Delikanlıysan çık ortaya. Sende yürek varsa, sende delikanlılık varsa böyle kod adıyla, mod adıyla ortaya çıkma. Sen terör örgütünün mensubusun, bunu biliyoruz. Onun için de kod adı kullanıyorsun. Tehditleri yaparken bakıyorsunuz ana muhalefet başkanıyla, onun yetkilileriyle özel görüşmeler ve onlara adeta bilgi veriyorlar.”

Belgeler İstihbarat’ta vardır

Konuyla ilgili belgelerin şu anda Emniyet’te, güvenlik kuruluşlarında olduğunu, Emniyet istihbarat ya da Milli İstihbarat Teşkilatı’nda olabileceğini belirten Erdoğan, yargının konuyla ilgili kurumlardan bilgi, belge talebinde bulunabileceğini söyledi. Erdoğan bu konunun takipçisi olacağını da kaydetti.     

Baykal kasedi aynı ekibin işi

   İşin içinde siyaset ayağının olmasının da yeni olmadığını vurgulayan Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde de bu işbirliğinin fiilen yaşandığını hatırlattı. “Bundan sonraki süreçte öyle zannediyorum ki çok daha farklı bir şekilde gelişecek. Bunların bir kısmı Türkiye’den kaçarak gittikleri yerlerden ulusal güvenliğimizi tehdit gayreti içerisine girdi” dedi. CHP eski lideri Deniz Baykal’ın da aynı odakarca hedef aldığını söylediğini hatırlatan Erdoğan, bu konuyla ilgili kendisine söylenen ‘Belge göster’ çıkışlarına da şu yanıtı verdi: “Bulmuş olsam kendim kalkar savcılığa teslim ederdim. Orada mühendislik yapıldı ve sayın Baykal gönderildi. Şimdi benzer şeyler yine yapılıyor, yapılmaya devam edilecektir.”     

Medyaya şantaj

Paralel yapının ortaya çıkan son dehşet belgelerine medyanın bir bölümünün sessiz kalmasını da eleştiren Erdoğan, “Bu ülkede ulusal medya kalkıp da bu konuda, böyle bir işbirliğinin içerisinde yer almıyorlar ama bu iş onlara vurduğu zaman hop oturup, hop kalkacaklardır. Seslerinin çıkmayışı şantajdandır, çünkü hepsinin bunların elinde birçok şantaja, montaja dayalı bilgileri, belgeleri var” dedi. Oğlu ve kızının siyasete gireceği iddialarını da kesin bir dille yalanlayan Erdoğan, STAR’ın ortaya çıkardığı kızı Sümeyye Erdoğan’a yönelik suikast planında, yakın korumalardan birinin de planın parçası olduğu haberi için de şunları söyledi: “Ona göre güvenliğin, istihbaratın tedbir politikaları vardır. Ne yapar, elemanları değiştirir, işi sağlama almak için yeni elemanlar getirir.”

BAŞKANLIK KADİM GELENEĞİMİZDİR

Toplu açılış töreninde de Başkanlık sistemi hakkında konuşan Erdoğan şunları söyledi: “Mevcut sistemin Türkiye’yi getirdiği yer burasıdır, daha fazla ileri gidemiyoruz, ihtiyacımız olduğu şekilde ilerleyemiyoruz. Patinaj yapıyoruz. Sürekli patinaj yapan bir arabayı yürütmeye çalışmak için harcanan güç israftır. Hemen yanında aynı güçle ve imkanla çok daha hızlı, verimli şekilde ilerleyebileceğimiz bir yol var. İşte bu yol; yeni anayasadır, başkanlık sistemidir. Bu sistem bizim kadim devlet geleneğimizin gereğidir.”

ÇÖZÜM SÜRECİ’NE KİLİTLENMELİYİZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çözüm Süreci’ne ilişkin olarak da şu değerlendirmede bulundu: “Çözüm Süreci ile ilgili olarak başında olduğum iktidar bu işi başlattı ve şu anda da kararlı bir şekilde bunu devam ettiriyor. Burada bütün mesele bütün halkımızla beraber, bu Çözüm Süreci’nde bütünleşmeliyiz, kilitlenmeliyiz ve Çözüm Süreci’ne karşı çıkanlara da prim vermemeliyiz. Eğer burada dik durursak, sağlam durursak bu ülke beklediği o refahı, huzuru çok daha erken yakalayacaktır.”

ZAHİRDE HİZMET ESASTA ŞANTAJ ŞEBEKESİ

MALATYA’DA  STK temsilcileri ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin son iki yılda ibretlik olaylar yaşadığını anlattı. Erdoğan, Gezi olayları ve ardından 17-25 aralık darbe girişimlerinin aynı yapının iki farklı senaryosu olduğuna dikkat çekti. Erdoğan, iki girişimin arkasında da paralel yapının olduğunu belirterek şunları söyledi:

PKK bile bu kadarını yapmadı     

“Dini ve milli tüm değerlerimizi fütursuzca kullanan, Pensilivanya’dan yönetilen bu örgüt, yıllarca cemaat kisvesi altında insanımızın kanını, iliğini sömürdü. Bu yapı “himmet” adı altında  kamu kurumlarındaki yandaşlarının güçlerini ve imkanlarını kullanarak, zorla, tehditle inanılmaz paralar topladılar.  İnsanları polisle, savcıyla, hakimle, müfettişle, aileleriyle, zaaflarıyla, ellerine ne geçerse onunla tehdit ederek bir korku imparatorluğu inşa ettiler. Zahirde hizmet hareketi olarak gözüken bu yapı, esasta bir şantaj şebekesine dönüştü” dedi. “Toplanan paraları da ahlaka, vicdana, imana sığmayacak şekilde kullandılar. Paraların bir bölümü Türkiye ve yurtdışındaki bazı partilerin seçim kampanyalarına gitti. Yardım diye topladıkları paralarla ticari işler yapıyorlar, kurdukları bankayla kendi şirketlerine usulsüz şekilde kaynaklar aktarıyorlar, Türkiye’yi dünyaya şikayet için kullanıyorlar, PKK bile bu denli bir tavrın içinde olmadı.”

İnanca kasteden ankebut yapı

“Bu yapıyla mücadele ederken Gayretullah’a dokunmaktan bahsediyorlardı bize. Asıl Müslümanlara zulmedenlere ram olanların, onlarla al takke ver külah ilişkiye girenlerin yanında yer almak, buna müsamaha göstermek Gayretullah’a dokunur. Burada inancımıza ve varlığımıza kastedenlerin emrine girmiş bir ankebut yapıdan, okyanus ötesini, güneydeki sevdikleri ülkeyi dost edinenlerden ve bu ülkelerin çıkarı için dünyanın dört bir yanında operasyonlara alet olanlardan bahsediyoruz. Bu yapıya bağlı kuruluşlar hukuk yoluyla ve milletin iradesiyle tamamen tasfiye olacak. Bu, memleket, millet meselesi, rıza-i ilahi meselesidir.’’